"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yarım asırlık Çınarın gölgesinde yeşeren ümit: Fidanlık

Hakan Coşkun
21 Şubat 2026, Cumartesi
21 Şubat 1970 sabahı, İstanbul’da matbaa makineleri dönmeye başladığında, aslında basılan sadece bir gazete değildi; bir hakikat davasının hür sesi kâğıda dökülüyordu.

O gün "Bismillah" diyerek yola çıkanların heyecanı, aradan geçen 56 yıla rağmen bugün bizim kalemimizde, bizim satırlarımızda, bizim fidanlığımızda yaşanıyor. Yeni Asya’nın yarım asırdır rüzgâra göre yön değiştirmeden, kökleri sağlam bir şekilde yoluna devam etmesi; hiç şüphesiz Peygamber Efendimiz’i (asm) ve Üstadımızı örnek aldığımız içindir.

Bediüzzaman Hazretleri, hakikatlerin sadece kitap sayfalarında kalmamasını; gazetelerle, neşriyatla en gür şekilde haykırılmasını istiyordu. İşte bizim için Yeni Asya, tam da bu dersin vücut bulmuş haliydi. 21 Şubat 1970’te başlayan bu yolculuk; bugün evlerimizde, dershanelerimizde, külliyelerimizde bizim hakikat adına konuşan dilimiz oldu.

Bu dil, sıradan bir medya dili değildir; rüzgâra, güce veya menfaate göre eğilip bükülmez. Çünkü bu davanın pusulası, şaşmaz bir prensibe ayarlıdır. Neydi o prensip? Üstad Bediüzzaman’ın Divan-ı Harb-i Örfî’de mahkeme heyetinin gözlerinin içine bakarak haykırdığı şu hakikattir: "Hakkın hatırı âlîdir; hiçbir hatıra feda edilmez."

İşte 56 yıldır Yeni Asya’nın manşetlerini, köşe yazılarını ve biz gençlerin Fidanlık sayfalarını şekillendiren ruh budur. Biz burada, kelimeleri süslemek için değil; Hakkın hatırını siyasî hatırlara, makam korkularına veya ne derler endişesine feda etmemek için yazıyoruz.

Biliyoruz ki, Fidanlık’ta kurduğumuz her cümle, istikbalde adalet ve hürriyet meyvesi verecek bir tohumdur. O halde bize düşen; 21 Şubat 1970’te "Bismillah" diyen ağabeylerimizin ihlâsını kuşanıp, bu bayrağı yarınlara leke sürdürmeden taşımaktır.

Bu kutlu nöbette, gazetemizin manevî harcını karan Zübeyir Gündüzalp ağabeyin o tavizsiz sadakatini ve kurucu genel yayın yönetmenimiz Mustafa Polat’ın gencecik yaşında ortaya koyduğu o müthiş cesareti kendimize rehber ediniyoruz. Onlar, en zor zamanlarda Üstad’dan aldıkları dersle bu çetin yolu açtılar; bu yolda yürümek, düşmemek ve bu sesi kısmamak da biz gençlerin boynunun borcudur.

Sözü fazla uzatmaya gerek yok; rotamız belli, pusulamız Risale-i Nur. Yazımı, Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin, istikbale karamsar bakanlara inat verdiği o muazzam müjdeyle, Fidanlık’ın ruhuna en çok yakışan o parola ile bitirmek istiyorum. "Evet, ümitvar olunuz! Şu istikbal inkılabatı içinde, en yüksek gür sadâ, İslâm’ın sadâsı olacaktır!" (Hutbe-i Şamiye)

Okunma Sayısı: 143
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı