"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ölüme aday olmak

M. Fahri UTKAN
05 Kasım 2020, Perşembe 00:22
Dünya hergün yaratılıyor.

Her an yeniden yeniye taze yaratılışlar gözler önünde. 

Hepsinin sonu ölüme, yok oluşa doğru. Yani her bir varlık zevale doğru gitmek için doğuyor, yaratılıyor.

Olmanın sonu ölmek.

‘Ben Varım’. ‘Mevcudum’ diyenler bir zaman sonra ‘yok’ olacaklar.

Her dünyaya gelen ölüme aday olarak doğuyor, yaratılıyor.

Her dündekiler yarın ölüdürler. Bunun için ölmeden önce; hemen, şu an veya bugün kendimizi, imanımızı yenilemeliyiz.

Yani teknolojik olarak kendimizi güncellemeliyiz (bilgisayarlardaki gibi). Bu güncelleme en iyi ve güvenli olarak Risale-i Nurlar’ı düzenli okumakla gerçekleşir. 

Her gün düzenli olarak okumalarımızı yapmalıyız.

Ölüme aday olanların yapacağı işlerden bir diğeri ise yaratıcının farkına varıp O’nun verdiği talimatları yerine getirmektir (yani ibadet etmektir).

Her canlı ölüme adaydır, ama “Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez; o belli bir vakte bağlanmıştır.” (Ali İmran.145)

Her yaratılan dünyada hayattadır. Demek ki dünyada hayat var. “Madem dünyada hayat var; elbette insanlardan hayatın sırrını anlayan ve hayatını suiistimal etmeyenler dar-ı bekada ve Cennet-i bakiyede hayat-ı bakiyeye mazhar olacaklardır.” Ne mutlu onlara!

İnsanın doğması, yaşaması ve ölmesi Allah’ın birer mu’cizesidir. 

İstesek te istemesek te ölüme adayız. Çünkü hayatlıyız/hayattayız.

Allah, Kur’ân-ı Kerîmde şöyle buyurur: 

“Ölüm anında Allah ruhları alır. Diri olanları da uyku halinde bir nevi ölüme mazhar eder. Ölümü takdir edilenlerin ruhlarını tutar, diğerlerini ise takdir edilen ecellerine kadar bedenlerine geri gönderir.” (ZümerSûresi, 42) 

Her gece ölümünün adaylığını uykuyla yaşıyoruz. Çünkü Allah uykuyu ölüme benzetmiş. 

İnsan ölüme aday olduğu için, hastalanmadan önce sıhhatinden, ölmeden önce de hayatta olmaktan faydalanması gerekir.

Ölüme aday olduğumuzu Hz. Peygamber şu şekilde işaret etmiştir: “Ecel insanı çepeçevre kuşatmıştır. (Buhari, Rikak, 4; Tirmizi, Kıyame, 22.) 

İmam-ı Gazali ise İhya adlı eserinde bu adaylığı şu şekilde belirtmiş; “Bir kutsi rivayette şöyle buyrulur: 

“Ey Âdemoğlu! Kendinizi ölülerden sayın. Allah’a yemin ederim ki size vaad edilen ölüm gelecek..” (Gazali, İhya, 4: 811)

Ölüme adanmış bir ruh ve hisse sahip kişi şu hadisleri göz önünde tutması gerekir; “Sizler ölüm gelmeden ölüm için hazırlık yapınız.” (Cami-us-Sağir, 1: 411) “İnsanların en zahidi kabri ve çürümeyi unutmayan, ebedî olanı fani olana tercih eden, yarını ömründen saymayan, kendini de ölmüş kabul edendir.” (Cami-us-Sağir, 1: 482.)

“O ki, hanginiz daha güzel işler yapacaksınız diye, ölümü ve hayatı yaratandır.” Âyeti ışığında anlaşıyor ki, Allah bizi önce hayatlandırmış sonra da ölüme aday yapmış ve bu adaylığın gereği olarak ta ‘Daha güzel işler yapmak’ olduğunu bildirmiştir.

İnsan madem ölmeye aday ve en sonunda ölecek, “İki metre altmış santimlik mezar her yerde bulunur, önemli olan önce kalplere gömülebilmek!”  ve bunun için çalışmak geremez mi, ne dersiniz?

Okunma Sayısı: 3433
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı