"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cebesoy’un Meclis Başkanlığı

M. Latif SALİHOĞLU
26 Ocak 2024, Cuma
İstiklâl Harbinin en cesur paşalarından biri olan Kâzım Karabekir, Meclis Başkanlığı makamında iken, 26 Ocak 1948’de Ankara’da geçirmiş olduğu kalp krizi neticesi 66 yaşında iken vefat etti.

1939’dan sonra siyasî hayat döneminde hep tarafsız kalmayı tercih eden Karabekir’den boşalan Meclis Başkanlığı makamına, aynı zamanda Millî Mücadele dönemi arkadaşı da olan Ali Fuat Cebesoy getirildi.

Eski Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (1924) kurucularından da olan Cebesoy’un, tıpkı Karabekir gibi uzun süre Meclis Başkanlığı görevini süredüreceği tahmin ediliyordu. Ne var ki, hepi-topu ancak dokuz ay kadar bu makamda kalabildi.

Sebebi şudur: Eskiden beri Halk Partisine muhalif olan Cebesoy, mesafeli de olsa muhalefetteki Demokrat Parti’ye meyilli olması, İsmet Paşayı hiddete getirdi. Bu meylini fark eder etmez, derhal onu Meclis Başkanlığı makamından uzaklaştırdı. 

Bilvesile, emekli asker ve siyasetçi olan Ali Fuat Cebesoy ile meslektaşı Kâzım Karabekir’in meslek ve arkadaşlık maceralarını biraz daha yakından tanımaya çalışalım.

*

Bilindiği gibi, birbirinin akranı olan Karabekir ile Cebesoy Paşaların, aynı dönemlerde hem askerlik, hem de siyaset arkadaşlıkları var. Ayrıca, ikisi de 1925’te cebren kapatılan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının en üst düzey yöneticileri olup, yine ikisi birlikte kumpaslı “İzmir Sûikastı” dâvâsında mahkemelik oldular.

1924’ten itibaren Mustafa Kemal ve İsmet Paşa ile araları açılan ve yıldızları hiç barışmayan bu iki değerli komutan, İzmir’deki İstiklâl Mahkemesinde idam edilmekten kıl payı kurtuldular.

Karabekir, 1926’da yaşanan bu son derece tehlikeli badireden sonra siyasetten çekildi. Daha doğrusu siyasete ara vermiş oldu. Öyle ki, M. Kemal’in ölüm tarihine kadar da siyasetten hep uzak durdu. Hatta, 13 yıl boyunca Ankara’ya hiç gitmediği söylenir. Zamanını İstanbul Erenköy’deki bir şatoda daha çok hatıralarını kaleme almak ve aile nafakasını temin etmekle geçirdi. Maddeten ve mânen çok sıkıntılı bir dönem yaşadı.

1939’da tekrar siyasete dönen ve bir süre sonra Meclis Başkanlığına seçilen Karabekir Paşa, vefatına kadar da aynı makamda bulundu. 

*

Karabekir Paşa’yla müşterek bir kaderin sahibi olan Ali Fuat Cebesoy, en yakın arkadaşının vefatından bir gün sonra Meclis Başkanlığına seçildi.

O da 1926’dan sonra bir müddet siyasetten uzak kaldı. 1933’te ise, tekrar siyasete dönmeye karar verdi ve Konya’dan bağımsız milletvekili olarak yeniden Meclis’e girdi.

1933–1946 yılları arasında iki kez Bayındırlık Bakanlığı, bir defa da Ulaştırma Bakanlığı yaptı. 1948’de arkadaşı Karabekir’in vefatıyla boşalan Meclis Başkanlığı görevini ise, yaklaşık 9 ay yapabildi. Az da olsa siyaseten DP’ye meyletmesi, o makamdan düşürülmesine yetti.

Cebesoy, 1950–1954 döneminde Eskişehir, 1954–1960 arasında da DP listesinden bağımsız İstanbul milletvekili seçildi. 27 Mayıs 1960 Darbesinden sonra o da uyduruk Yassıada Mahkemesinde yargılandı. Oradan tahliye edildikten sonra siyaseti bütünüyle bıraktı. 10 Ocak 1968 tarihinde İstanbul’da vefat etti. Hiç evlenmedi. Mezarı, kendi ismiyle anılan Sakarya’nın Alifuatpaşa beldesindeki Merkez Camii avlusundadır.

Karabekir Paşa gibi, onun da naaşı Ankara’daki Devlet Mezarlığına nakledilmek istendi ise de, ailesinin itirazı üzerine yerinde bırakıldı.

Okunma Sayısı: 1279
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı