"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hukuka ve hukukuna sahip çıkmak

M. Said ZEKİ
29 Haziran 2020, Pazartesi
Yüce Yaratıcının doğuştan her insana verdiği elinden alınamaz, engellenemez, vazgeçilemez hakları vardır.

Hepimizin bildiği, fakat çabuk unuttuğu bu hakları, bir kez daha hatırlamakta fayda var. Bu haklar doğumla başlar, ölümle biter. Kişinin yaşı, cinsiyeti, milliyeti, düşünce ve inancı ne olursa olsun değişmeyen haklardır. İnsanların kişiliğini geliştirme ve insan haysiyetine yaraşır şekilde yaşayabilmesi için, başkalarının haklarını ihlâl etmeden, hürce yaşayabilmesini sağlayan haklardır.

Temel haklar ve hürriyetler sınırlandırılamaz. (Sıkıyönetim, savaş, bulaşıcı hastalıklar, gibi olağanüstü durumlarda; yani yine insan hayatının söz konusu olduğu durumlarda, ancak kanunla sınırlandırılabilir.) Düşünce, kanaat ve ifade hürriyeti, Din ve vicdan hürriyeti, Basın hürriyeti, Haberleşme hürriyeti, Yerleşme ve seyahat hürriyeti, Toplantı hak ve hürriyeti, Bilim ve sanat hürriyeti bunlardan bazılarıdır.

HEM EKMEK.. HEM HÜRRİYET!..

Bu haklar cihanşümuldur; yani dünyanın her yerinde geçerlidir. Dokunulamaz, devredilemez ve vazgeçilemez özellikler taşırlar. Tamamı bir bütündür. Bir tanesi bile olmazsa veya kullanılmazsa diğerleri bir işe yaramaz. Kişi ‘ekmek mi, hürriyet mi?’ tercihi yapmaya zorlanamaz. Hem ekmek.. Hem hürriyet!.. Çünkü bütün haklar gereklidir, elzemdir. Hava, su ve ekmek kadar zarurîdir.

Başkalarının hak ve hürriyetinin başladığı yer, bizim hak ve hürriyetimizin sınırıdır. İnsan başkasına zarar vermemek şartıyla şahane serbesttir. Beşerî hukuk ‘insaniyet-i suğra’ olarak bu çizgiye gelmiştir. ‘İnsaniyet-i kübra’ olan İslâmiyet ise ‘ne nefsine, ne gayrıya zarar verme’ diyerek bu çizgiyi bir merhale ileri geçirmiştir.

Yaşama hakkı; en temel haktır. Hiçbir şekilde ortadan kaldırılamaz sınırlandırılamaz. Kişi dokunulmazlığı hakkı; kişinin hem beden, hem ruh bütünlüğünü korumaya yöneliktir. Sağlık Hakkı; herkes, sağlıklı bir çevrede yaşama ve sağlığını koruyacak tedbirler alma hakkına sahiptir. Eğitim hakkı; herkes eğitim –öğretim hakkına sahiptir. Dilekçe hakkı; herkes şikâyetlerini ve isteklerini yetkili makamlara iletme hakkına sahiptir.

HER İNSAN ÖZELDİR, BİRİCİKTİR

Özel hayatın gizliliği; herkes özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Kanunla belirlenen özel durumlar dışında hiç kimsenin üzeri ve özel eşyaları aranamaz, haberleşme araçları dinlenemez. Konut dokunulmazlığı; hiç kimsenin konutuna izinsiz girilemez. Seçme ve seçilme hakkı; herkes ülke yönetimine katılmak için seçme ve seçilme hakkına sahiptir. Bu amaçla siyasî parti kurabilir ve siyasî partilere üye olabilir.

Bu haklar da devlet tarafından anayasa ve yasalarla koruma altına alınmıştır. Sahip olduğumuz bu hakların aksamadan bize ulaşabilmesi için, bize hakkaniyetli dağıtılabilmesi için, bize hizmet edebilmesi için devlete düşen görevler var. Çünkü devlet insanlara hizmet etmek için kurulmuş bir tüzel kişiliktir. İnsan devlet için değil, devlet insan için vardır.

DEVLETİN GÖREVLERİ

Devletin üç temel görevinden bahsedilebilir.

Yasama Görevi: Devlet, temel hak ve hürriyetlerin korunması ve sınırlarının belirlenmesi için gerekli kanunları yapmalıdır. Bu yetki TBMM’nindir.

Yürütme Görevi: Devletin vatandaşlara gereken hizmeti vermesi için, temel hakların ve hürriyetlerin rahat, kolay ve gecikmeden yaşanabilmesi için gereken icraatı yapmasıdır, gerekli tedbirleri almasıdır.

Yargı Görevi: Şahısların birbirleri ile ve devlet ile olan sorunlarını çözmek yargının görevidir. Yargı görevi kanunla kurulmuş bağımsız mahkemelere aittir. Her insan yetkili mahkemede, âdil hâkimler tarafından âdil yargılanma hakkına sahiptir. Hâkimler insan hakları konusunda uluslar arası hukuka uygun kararlar vermek zorundadırlar.

Hâkimler hakkı, hukuku, adaleti, hakkaniyeti bırakıp haksız kararlar vermeye, idareciler keyfi davranmaya başlarsa; insanlar da susup buna sessiz kalır, hak ve hukukuna sahip çıkmazsa kıyamet yakındır.

HAK VE HUKUKUNA SAHİP ÇIK!

“Evet, meşrûtiyet hâkimiyet-i millettir; siz dahi hâkim oldunuz. Umum akvâmın sebeb-i saadetidir; siz de saadete gideceksiniz. Bütün eşvâk ve hissiyât-ı âliyeyi uyandırır; uyku bes, siz de uyanınız. İnsanı hayvanlıktan kurtarır; siz de tam insan olunuz. Herkesi bir padişah hükmüne getiriyor; siz de hürriyetperverlikle padişah olmaya gayret ediniz. Esâs-ı insâniyet olan cüz’-ü ihtiyârı temin eder, âzâd eder; siz de câmid olmaya râzı olmayınız.” (Münâzarât)

Okunma Sayısı: 1628
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı