Toplumu ayakta tutan değerler vardır. Ülkemizde bu değerler her geçen gün teker teker bozulmaya ve aslî görevlerini kaybetmeye yüz tutmuştur.
Bu vaziyette olan bir toplumda tehlike çanları çalıyor demektir. Asırlarca ayakta durmayı başaran bir milletin nasıl bu hâle geldiğini biraz düşünmemiz gerekir. Bir milletin ayakta durmasını, bir devletin payidar olmasını sağlayan değerler yıpranınca gerileme ve çöküş kaçınılmaz olur. Önce birliğimizi ve toplum olarak ayakta durmamızı sağlayan temel sarsılmaya başladı. Aile yapımıza el atılarak ailelerimiz yıkılmaya çalışıldı. Bir ülke insanlarının arasına tefrika girmediği müddetçe o ülkeyi o devleti yıkmak mümkün değildir. Çeşitli görüş ve düşüncede olan insanların bir araya gelip bir çatı altında toplanması ve aynı idealler etrafında kenetlenerek bir millet, bir devlet, ileride imparatorluk hâline gelmesi. Aynı bayrak altında toplanan bu insanları mağlup etmek mümkün değildir. Bunları dağıtıp parçalamanın yolu önce fertler olarak ayırarak aralarına çeşitli fitne tohumları ekmek sonra onları ayakta tutan değerlerinden uzaklaştırmaktır.
Her milleti bu şekilde mağlup etmeye çalıştılar. Üniter yapı dediğimiz aynı idealler etrafında bir devlet olma bilincini kazanmış insanları çeşitli gerekçelerle birbirine düşman ettiler. Bu yetmedi aile bireylerini birbirine düşürdüler. Değerlerimizi değersiz hâle getirerek millet ve aile bütünlüğümüzü yok etmeye çalıştılar. En ufak bir birliği dahi çeşitli entirikalar ile karşı karşıya gelen gruplar haline getirdiler. Din, iman inanç esasları gibi mukaddes değerlerimizi ayaklar altına alabilecek nesiller yetiştirmeye gayret ettiler. Manevî bünyeyi zayıflattılar, her şeyi maddede arayan akılları gözlerine inmiş bir nesil yetiştirmeye çalıştılar. İnsanları Allah'a kul olmaktan uzaklaştırarak kula kul olmaya yönlendirdiler.
İşte gelinen son durum ortada. Herkes birbirinden uzak. Kısacası herkes benlik peşinde, nefisler firavunlaştırıldı. Her köyde, kasabada ve şehirde gücü elinde bulunduran zalimler türedi. Bozuldukça bozulma arttı, bozulma arttıkça yozlaşma ve değerlerden uzaklaşma çoğaldı. Kısaca belirtmek gerekirse, önce et koktu, eti tuzladık kurtaralım diye, sonra da baktık ki tuz da kokmaya başladı. Tuz da kokunca ne yapacağımızı şaşırdık kaldık.
Bu yozlaşma ve bu gidiş nereye? Allah bu milletin yardımcısı olsun. Başta idarecilerimiz olmak üzere, hepimize basiret ihsan eylesin.