"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hürriyet beş hakikat üzere teessüs edecek

Risale-i Nur'dan
03 Ağustos 2026, Pazartesi
(Dünden devam)

...Hürriyet rahm-ı mâderde tekmil yaşa kadar gelmiş, kademnihade-i saha-i vücut olduğu anda hükümfermalığını ilân ve hiçbir müsademata karşı tezelzüle ve delmeye uğramayacak bir sedd-i âhenin gibi veyahut taht-ı Belkısî gibi beş hakàik-ı sabite üzerine teessüs edecek:

Birinci Hakikat: Mecmûda bir kuvvet bulunur; hiçbir fert o kuvvete mâlik olamaz –bir kalın şerit ile eczâsından kalın bir telin kuvveti gibi veyahut efkâr-ı umumiyeyi mutazammın yeni hükûmetimiz ve eski hükûmetimiz gibi. Ey millet, biz şimdi kalın şeridiz. Her kim muhalefet ile veyahut hodserâne ile bunu zayıf etse, umumun hakkına affolunamaz bir cinayettir.

İkinci Hakikat: Zaman-ı salifte, yani galebe-i vahşet vaktinde âlemde hükümferma vahşetin mahsulü ve tedennî ve inkırazın mahkûmu olan kuvvet ve cebrin saltanatı idi. Herhangi devletin deveran-ı demi yerine girmiş ise, öyle devletlerin sahaif-i tarihiyeleri baykuşların aşiyâneleri gibi satırları inkırazlarını çağırıyorlar, bağırıyorlar.

Tasallut-u medeniyetin zamanında âlemin hükümranı ilim ve marifettir. Müvellidi medeniyet; ve şanı tezayüd; ve ömrü ebedî olduğundan, herhangi devletin hayat ve müdebbiri olmuş ise, o hükûmeti kendi gibi kayd-ı ömr-ü tabiîden ve ecel-i inkırazdan tahlis ve küre-i arz kadar yaşamasına istidat vermiş. Kitab-ı Avrupa sahaifi bunu alenen gösteriyor.

Eğer denilse: Şimdiye kadar bu hükûmet-i zaifeyi âdi adamlar idare edebilirlerdi. Fakat bu kadar metin ve dehşetli kaviyyen emel ettiğimiz yeni hükûmeti omuzunda taşıyacak harika ve dâhî adamlar lâzımken, Asya ve Rumeli tarlası acaba öyle mahsulât verecek mi?

Buna cevap: Eğer başka inkılâblar başa gelmezse, evet.

Eski Said Dönemi Eserleri, Nutuk, s. 93-94

LUGATÇE:

aşiyâne: kuş yuvası, yuva.

deveran-ı dem: kan dolaşımı.

ecel-i inkıraz: dağılıp yok olma vakti, çökme zamanı.

eczâ: cüzler, parçalar.

efkâr-ı umumiye: halkın, umumun düşüncesi, genel düşünce, kamuoyu.

hakàik-ı sabite: sabit hakikatler, belirlenmiş değişmez gerçekler.

hodserâne: dik başlılıkla, kimseyi dinlemeden.

inkıraz: sönme, yok olma.

kademnihade-i saha-i vücut: var olma, varlık alanına adım atma.

kayd-ı ömr-ü tabiî: yaratılıştan verilmiş olan ömrün sınırı.

mutazammın: içine alan, içeren.

müsademat: çarpışmalar.

müvellid: meydana getiren.

rahm-ı mâder: ana rahmi.

sahaif-i tarihiye: tarih sayfaları.

sedd-i âhenin: demirden duvar, demir engel.

tahlis: kurtarma.

taht-ı Belkısî: Belkıs’ın tahtı.

tasallut-u medeniyet: medeniyetin hükmetmesi.

tedennî: gerileme, alçalma.

teessüs: kurulma, temellenme, yerleşme.

tezayüd: artma, çoğalma.

tezelzül: sarsılma, sarsıntı.

zaman-ı salif: geçmiş zaman.

Okunma Sayısı: 230
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı