"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Küfür neden ebedî Cehenneme müstahak eder?

Risale-i Nur'dan
21 Ağustos 2026, Cuma
Hem mahiyet-i küfür dahi Cehennemi bildirir. Evet, nasıl ki imanın mahiyeti eğer tecessüm etse, lezzetleriyle bir Cennet-i hususiye şekline girebilir. Ve Cennetten, bu noktadan gizli haber verir.

Aynen öyle de, Risale-i Nur’da delilleriyle ispat ve baştaki meselelerde dahi işaret edilmiş ki, küfrün ve bilhassa küfr-ü mutlakın ve nifakın ve irtidadın öyle karanlıklı ve dehşetli elemleri ve manevî azapları var; eğer tecessüm etse, o mürted adama bir hususî Cehennem olur. Ve büyük Cehennemden, bu cihette gizli haber verir. Ve bu fidanlık dünya mezraasındaki hakikatçikler ahirette sümbüller vermesi noktasından, bu zehirli çekirdek, o zakkum ağacına işaret eder; “Ben onun bir mâyesiyim” der. “Ve beni kalbinde taşıyan bedbaht için, o zakkum ağacının bir hususî numunesi, benim meyvem olur.”

Madem küfür hadsiz hukuka bir tecavüzdür; elbette hadsiz bir cinayettir. Öyle ise, hadsiz bir azaba müstahak eder. Madem bir dakika katl, on beş sene cezada (sekiz milyona yakın dakikada) hapis azabını çekmesini adalet-i beşeriye kabul edip maslahata ve hukuk-u ammeye muvafık görür; elbette, bir küfür bin katl kadar olması cihetiyle, bir dakika küfr-ü mutlak sekiz milyara yakın dakikalarda azap çekmesi, o kanun-u adalete muvafık geliyor. Bir sene ömrünü o küfürde geçiren, iki trilyon sekiz yüz seksen milyara yakın dakikada azaba müstahak ve “hàlidîne fîhâ ebedâ” [Orada ebedî olarak kalacaklar. (Ahzab Suresi: 65)] sırrına mazhar olur. Her ne ise…

Kur’ân-ı Hakîm’in, Cennet ve Cehennem hakkındaki mu’cizâne izahatı ve Kur’ân’ın tefsiri ve ondan gelen Risale-i Nur’un Cennet ve Cehennemin vücutlarına dair hüccetleri, daha başka beyana ihtiyaç bırakmamışlar.

Şualar, 11. Şua, 8. Mesele, s. 254-55

LÛGATÇE:

hukûk-ı amme: kamu hukuku.

irtidat: İslâm dininden çıkma, İslâm dinini terk ederek başka bir dini kabul etme.

katl: öldürme, katletme.

küfr-ü mutlak: kayıtsız şartsız küfür, mutlak küfür, hiçbir imanî hükmü, delili, hakikati kabul etmeme, 

kesin ve tam bir inkâr.

mahiyet-i küfür: küfrün mahiyeti; 

inançsızlığın aslı, esası.

mâye: maya, temel, esas, öz.

mürted: irtidat eden, İslâm dinini bırakarak başka bir dine geçmiş olan, din değiştiren.

nifak: görünüşte Müslüman gibi davranıp aslında kâfir olma, iki yüzlülük, münafıklık.

tecessüm: cisimleşme, cisim haline gelme.

 

Okunma Sayısı: 126
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı