"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

‘Gideceğiz’ değil, ‘gidiyoruz’

Sebahattin YAŞAR
30 Nisan 2022, Cumartesi
İnsan dünyadan ayrılanları anlatırken, sanki kendisi o yolun yolcusu değilmiş gibi anlatıyor. Yeri gelince de, ‘Biz de gideceğiz’ der. Oysa yolda giderken, gideceğiz denmez, gidiyoruz denir.

Nefsin, yemi olan ‘daha ömrümüz var’ aldatmacasına takılıyoruz belli ki. Hangi giden ‘ben bu gün gideceğim’ diyerek evinden çıktı ki. Oysa akşam görüşürüz diyerek, çocuğunu öpüp, sabahleyin evinden ayrılan dönemedi bir daha. Kimi trafik kazasına takıldı, kimi kalp krizine, kimi de başka bir sebebe. Ama kimse gitmeyi engelleyemedi.

Bir zamanlar vefat etmiş yakınların fotoğraflarına bakarken, ‘nefis kendini buralı, gideni oralı’ ilan ediyor ve böylece kurtulduğunu zannediyor. Oysa bir tarafı toprak insanın.

Risale-i Nur’un, “Ey insan, sen alakülli hal öleceksin!”, “Madem ölüm öldürülmüyor ve kabir kapısı kapanmıyor.” ifadeleri ne kadar da gerçekçi değil mi? Ama gel gör ki nefis kendisine söylenmiyor gibi bir tavır içerisinde. Deve kuşu gibi başını kuma gömmüş, gövde dışarıda; avcı kendini görmez zanneder.

Ev sahibini tanımayan misafir olur mu? Akıl bunu kabul etmez. Ama gel gör ki insan, misafir olduğu dünyada ve her nefes ilerlemekte olduğu yolculukta kendini ‘misafir’ gibi, ‘yolcu’ gibi görmüyor, kendini kandırıyor. Garipsediği mahluk gibi, avcı beni görmesin diye başını kuma sokuyor.

Âlemde kuralsız bir ortam yok. Devletlerde, iş yerlerinde, ailede, trafikte her yerde kurallar var. Kurala uymayan kendine, sevdiklerine azap çektirir. İşte bir kural da bu dünyaya gelenin gitmesinin kesin olmasıdır. 

Kimi biraz önce kimi biraz sonra da olsa, neticede aynı diyara gidiyoruz hepimiz. -Nasibi varsa- Taşıtlar da güzergâh da aynı. Gitmemek şıkkı olmayan bir sevkiyatın içindeyiz. Bütün mesele gideceğimiz yere ne götürdüğümüzdür.

Kimi yazılmış kimi yazılmayı bekleyen insan sayısınca hayat hikayeleri mevcut. Dünyaya geliş de gidiş de özel. Bu özel hikayenin aynı zamanda güzel olması her insanın hayat amacıdır. Önemli olan kendini ‘gidecek’ olan değil, ‘gidiyor’ olan olarak görmek yani ‘yolcu’ ve ‘misafir’ şuuruyla yaşamaktır.

Okunma Sayısı: 1622
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Muhittin İsmail Özgür

    30.4.2022 04:47:49

    Çok güzel yazmışınız abi. Kaleminize sağlık.Ancak o kadar var ki, şuan ki serseri gibi kural tanımaz ve vurdumduymaz hayatıma baktığımda diyorum ki..Allah, nefislerimizle özel olarak ilgilenmeli, ve kendi adıma büyük musibet bela vermeli ki, ona yönelelim. Öbür türlü, herşeye sahip olan insan, sıcak su var, ev var, havlu var, ve her türlü imkan var. Sahura kadarda oturmuşsun, niyet etmişsin. Namaz kılmak, o kadar büyük bir yük gelmemeli. Madem geliyor, yani bir şekilde o lavaboya gidip abdest alamıyorsun..Allaha, köpekler gibi, eşşekler gibi, hapse atılmış da işkence gören insanlar gibi feryat etmelisin ki..Allah öyle bir bela musibet versin ki.. Kendisine hakkıyla, şuurlu bir şekilde yönel..Öbür türlü, nasıl olur?İşte şimdi ki gibi.. Boş boş konuş, ama toplasan belki bu yorumu yazacak kadar zaman almayacak namazı kılma. İnşallah bugün kadir gecesidir de.. Allahım tüm günahlarımızı affeder..Amin.

  • Cenk Çalık

    30.4.2022 01:12:47

    Nefis-devekuşu ve akıl-misafir mukayeseleri gayet veciz bir şekilde mesajı veriyor. Allah razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı