"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkiye’deki hayatı Materyalist Kemalistlere (mi?) bırakıyoruz?

Şükrü BULUT
22 Temmuz 2022, Cuma
Bir önceki yazımızla ilgili bir-kaç serzeniş aldık.

Bazı okuyucularımız, yalnızca mevcut idarecileri tenkit ettiğimizi zannetmişler. Hakikatte muhatabımız, Türk Milletine 12 Eylül cinayetini reva gören Kemalistler ve onların global müttefikleriydi. Yani demokrasi düşmanları. Dostun attığı gül incitirmiş.

Doğrudur; dindar siyasetçilere ve Müslümanlara da seslenmiştik. Kırk senelik bir fetretin ardından yeni bir sorgulamaya girişmemizi elbette çok görmezsiniz. Sokaktaki halkın birbirilerine bazen söz ile bazen de -çekindiklerinde- gözlerindeki istifhamlarla aynı suali tekrarladıklarının farkında değil miyiz? Bu ahlâki, iktisadi, sosyal ve milli felâketin önü nasıl alınacak, diye… Ve sonra, aynalarına yanşayan resimleri bir bir sıralıyorlar. Türk Lirasının başına gelen son felaketle servetlerinin yarısından çoğunu kaybettiklerinden tutunuz, bin seneden beri Kur’an’a bayraktarlık yapmış ecdadımızın mirası üzerinde tepinenlerin ahlâksızlıklarına kadar… Ve iktidar yalnızca susuyor. Kemalistler milletin iki yanını da tutmuşlar. Bir taraftan mukaddesatımızı tüm karelerde tahrip edenler ve bunu da; özgürlük, demokrasi ve insan hakları diyerek millet ile istihza ile icra ediyorlar. Tam onların karşısında bir başka Kemalist gurubu “ahlâk zabıtası” edasıyla hükümetin seyirci kaldığı ahlâki rezaletleri vitrinlerde protesto ederken görüyorsunuz. Arzettiğimiz gibi; dini her karede siyasete alet ederek iktidara gelenler ve iktidarın nimetlerini aralarında paylaşanlar ortalarda görünmüyorlar, anlıyor musunuz?

Evet, kırk sene uzun bir zamandı… Bu uzunca fetret tünelinde, millet olarak “sorgulama” melekemizi kaybettik. Düşüncesini ifade edemeyen toplumlar, bir süre sonra dikte edilmiş imgelerle düşünürlermiş. Önce bizi tembelliğe ve oradan cehalete tutsak vermişler. Cehaletin tasallutuyla dimağlarımızdaki güzellikler kaybolmuş. Boş beyinler edinince, bakışlarımız da boşalmış. Sonra da, müstebitlerin gösterip de yedirmediği ekmeğin peşi sıra yıllarca koşmuşuz… Ne acı değil mi? Hikmeti hürriyetimizle birlikte ihtilâlcilere kaptırınca, temyiz melekemizle birlikte sorgulamayı da yitirmişiz… Yani sorgulamayı bilemeyen ve yalnızca duygularını ölçüsüzce dışa vuran bir toplum olmuşuz…

Bu böyle gider mi? Son ekmeği ve çorbası çalınan bu milyonlar halâ mutat hayatlarına devam ederler mi? Düne kadar kazançlarını Dolar/Euro ile karşılaştıran memur, bürokrat ve tüccarlar gidişata he derler mi? Dünyanın bir köye dönüştüğü şu zamanda, iktisadi felâketin yurdun dört bir yanını sardığı mevsimde; yetişmiş kadrolar, çalışan beyinler ve teknik elemanlar eski Doğu Avrupa halklarının hayatlarını yaşarlar mı?

Bu böyle gitmeyebilirdi… Ekmek peşindeki milyonlar, geçen seneler içinde hürriyetleri için de itiraz etselerdi… Ekmeksiz yaşarız, ama hürriyetsiz yaşayamayız diye avazlarınca bağırabilselerdi… Biz bin seneden beridir Kur’an’a bayraktarlık yapmış bir milletin evlâdıyız, şu materyalist eğitimi istemeyiz diye okulların kapılarına dayanabilselerdi… Millet olarak, binlerce değerlerle mücehhez bir kimlik sahibiyiz, sefih Marksistlerin “Kimliksizleştirme” operasyonuna karşı çıkabilselerdi… YENİ TÜRKİYE sloganıyla, milleti yığın kabul ederek vatanımızı eski sosyalist ülkelere döndüren haris dindar görünümlü idarecilere itiraz edebilseydik, elbette bu böyle olmayacaktı.

Fakat bu böyle gitmeyecek… Bir tane hakikatin, materyalistlerin binlerce yalanını bir anda küle döndürdüğünü çok gördük. Küresel müstebitlerle müttefik şu mevcut hükümete destek veren solcu ve Türkçü materyalistlerin güçleri, Türkiye’nin elinden mukaddesatını hilelerle almaya yetmeyeceğini çok yakında inşaallah göreceğiz. Türkiye Müslüman bir ülkedir. Bin senelik devasa bir kimliği var. Bunu dostları olan hem ABD ve hem de AB’nin Mesihi ve insaniyeti temsil eden kadroları biliyorlar. Küresel hegemonyacıların kapital ve desteğiyle, başta çapulcular olmak üzere farklı dertlerle ağlayan milyonların reyleriyle hükümet olanların; ne AB’de ve ne de ABD’de iktidarda kalamayacaklarını görmeye başladık, bile… Mücadeledeki seccaliyeti (dönüşümlülüğü) burada da görüyoruz. İşte bunun için diyoruz ki; bu böyle gitmeyecek, İnşaallah…

Okunma Sayısı: 1561
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ergin Akın

    22.7.2022 23:17:50

    Bu böyle gider mi? Bu böyle gitmeyebilir.. Bu böyle gitmeyecek, inşallah.. Kaleminize kuvvet, yüreğinize sağlık. Yazmaya devam edin ki bu sesler çoğalsın, çağlasın Abi.

  • selma

    22.7.2022 14:34:23

    Toplumu oluşturan fertlerin büyük bir kısmı , düşünme , okuduğunu anlama , hakka hukuka saygı , aileden başlayarak her alanda istişare etme ve çıkan karara saygı gibi insani kabiliyetler kazanmadan hiç bir şey değişmez. A gider B gelir. Neye layıksanız öyle yönetilirsiniz . .“Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. " (Ra’d, 13/11)

  • Arslan

    22.7.2022 12:26:18

    Nur talebeleri kemalistlerle marksistlerin iş birliklerinin tarihini yazmasalar, biz bu münafıklardan kurtulamayız.

  • Selahattin

    22.7.2022 12:13:25

    Zamanımızda hayata hakim olacak düşüncenin Kur'an olduğuna inanıyoruz. Kur'an'ı zamanımıza teşhir edecek tefsir de Risale-i Nur'dur. Ona ciddi yönelirsek, inşaallah Hz. Muhammed (SAV) min geleneği de hayatımıza hakim olur.

  • Rıdvan Ercan

    22.7.2022 12:00:51

    Tebrikler.

  • Ahmet

    22.7.2022 10:39:02

    Asla. Allah’ın izniyle bu millet Marksistlere, komonistlere, masonlara ve ahlaksızlara papuç bırakmaz.

  • Cevad

    22.7.2022 10:34:51

    Çokca özlü bir yazı olmuş. Söyleyeceklerimi özetlemişsin abi. Allah razı olsun.

  • Toygar

    22.7.2022 09:58:44

    İnşaallah! Allah baştaki başlara akıl ihsan eylesin, gerisi kendiliğinden düzelir!

  • Hüseyin T

    22.7.2022 08:55:39

    Bir toplumun veya bütün bir halkın ekonomik, sosyal, kültürel ve uhrevi yönlerden gelişmesi idari kurumların demokratik ve çözüm odaklı işleyişine; siyasi erki elinde bulunduran kesimin siyasi insiyatifine, planlama gücüne, eğitim sisteminin kalıcı çözümler üreten insan modeli yetiştirmesine bağlıdır.. küresel düşünen bir toplumun çeşitli ihtiyaçlarını ve faaliyetlerini başarılı bir şekilde planlamak, sevk ve idare etmek, gerekli ve yeterli donanımsal bilgiye, bilimsel ve sistemsel çalışan kurumlara, uzağı gören okuma gücüne, derin ve kapsamlı kavrayışa sahip olmayı gerektirir ..

  • Bülent Bektaş

    22.7.2022 08:30:10

    Çok güzel bir yazı olmuş Emeğinize sağlık Şükrü bey Bize mübarek Cuma günü Moral verdiniz Sağlıklı ve bereketli cumalar dilerim

  • S.topuz

    22.7.2022 00:39:09

    " Üstadımızın dediği gibi: "Bize şimdi lâzım, kemal-i teslimiyetle sabır ve temkinde bulunmak ve bilhâssa inkisar-ı hayale düşmemek ve bazan ümidin hilaf-ı zuhuruyla me'yus olmamak ve muvakkat fırtınalarla sarsılmamak, inayet-i İlahiyenin imdadımıza gelmesini tevekkül ile beklemektir." Burada birbirimize çok tekrar ettiğimiz bir dersimiz de: Vazifemizin yalnız ve yalnız hizmet ve neşir olduğu ve neticenin Cenab-ı Hakk'a ait bir keyfiyet bulunduğu hususudur." Hizmet Rehberi - 240 Allah c.c yar ve yardımcımız olsun inşaallah.

  • S.topuz

    22.7.2022 00:36:28

    "Seksen küsur senenin başını eğdiremediği mücahid-i ekber, allâme-i cihan, sarığı başında bizimle sohbet ediyor... Ve diyor: "Evet ümidvar olunuz! Şu istikbal inkılabı içerisinde en yüksek gür sadâ, İslâm'ın sadâsı olacaktır." "Aziz sıddık kardeşlerim! Merak etmeyiniz, biz inayet altındayız. Zahiren zahmetler altında rahmetler var." "Aziz, sıddık, sarsılmaz, telaş etmez, âhireti bırakıp fâni dünyaya dönmez kardeşlerim.." Ey Risale-i Nur'un talebesi! Hayatı hârikalarla dolu Üstad'ın yaşayan, manen hükmeden sesini duy! Ey büyük Üstad! Minnet sana, şükran sana, rahmet hep sana!.. Ey kardeş dikkat buyur! Denizli hapsinde bütün esbab-ı âlem zahiren Üstad'ın aleyhinde.. i'dam hükümleriyle mahkemeye verilmişken Üstad diyor: "Merak etmeyiniz kardeşlerim, o Nurlar parlayacaklar." Bu söz nasıl tahakkuk etti!" Hizmet Rehberi - 239

  • Nihat

    22.7.2022 00:36:02

    İnşallah

  • Mustafa coban

    22.7.2022 00:20:29

    Bu böyle gitmeyecek,kalabaliklarda böylemi düşünüyor.mutasiplik içinde bopçularin peşinden sürükleniyorlar.biz degişmeden düzen değişmez

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı