"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkiye’nin “demokrasi sorunu” var

Cevher İLHAN
17 Nisan 2019, Çarşamba
31 Mart seçimleri sürecinde siyasî rakiplerine polemiklerle fevkalâde sakil-aşağılayıcı ve kutuplaştırıp düşmanlaştırıcı ağır tahkirleri savuraran “iktidar cephesi” partilerinin, seçim sonrası sonuçlarını manipülasyon ve engelleme müdahaleleri dikkat çekici.

Mâlûm, iktidar partisinin önce sayımda ve sandık kurullarına itirazları oldu. Maddî hataların düzeltilmesi ve ıslak imzalı seçim tutanaklarının birleştirilmesinden bir sonuç çıkmayınca, bu kez il çapında 38 ilçede bütün “geçeriz oylar”la ardından 57 sondaj sandık sayılması talepleri yerine getirildi. Dahası, bazı ilçelerde oyların tamamı sayıldı.

En son bundan da bir “netice” alınamayacağı ortaya çıkınca yeniden “taşıma seçmen”, “sahte ve hayali oylar”la “organize suç işlendiği” iddiası ileri sürülerek, daha itiraz ettikleri Maltepe sayımı tamamlanmadan “olağanüstü itiraz”la seçimlerin iptali başvurusunu yapacaklarını söylüyorlar.

İKTİDARIN “SAHTE OYLAR”DAN YAKINMASI!

Oysa seçimden aylar önce daha 22 Ocak’ta YSK Başkanı, “Mükerrer, hayali ve sahte seçmen yok, seçim sisteminde bir vatandaşın iki kere kaydı mümkün değil” teminatını vermişti. AKP’nin YSK Temsilcisi, 17 Ocak 2019’da “Seçmen kütüklerimiz dünyanı en güvenli kütükleridir, mükerrer ve hayali seçmen yok” demiş; partinin Genel Başkan Yardımcısı 29 Mart’ta “Bu işi dünyada YSK’dan daha iyi yapan yok” diyerek YSK’nın doğru ve âdil seçim yaptığı övgüsünde bulunmuştu.

Keza 11 Ocak 2019’da 81 il valiliğine “seçim tedbirleri” genelgesi”ni gönderen İçişleri Bakanı, 26 Ocak’ta, 31 Mart seçimlerine ilişkin “Son yıllarda sürekli olarak seçim güvenliği üzerinden bir baskı ve kaos oluşturulmaya çalışılmaktadır. Belli bir takvimle gündeme sürdükleri ve her seçimde tekrarladıkları klişe senaryoları var. Üç aşamalı çalışıyorlar. Birinci aşamada seçmen askı listeleri üzerinden, sonrasında ifade hürriyeti üzerinden son olarak da oyların sayımı üzerinden bir manipülasyon ortaya koymaya çalışıyorlar. Ya kendi başarısızlıklarına kılıf arıyorlar ya da ülkenin seçimler yoluyla, demokratik yollarla tahkim ettiği istikrarı bozmaya çalışıyorlar” demişti. Yine Adalet Bakanı ile diğer ilgililer “seçimlerin âdil ve dürüst yapılacağı” güvencelerini vermişlerdi.

Gariptir ki düşülen vartada iktidar partisinin Ankara adayının bir mitingde “Seçimi aldık, kazandık, acâyip götürüyoruz. Seçim günü geldi gerçekler yüzlerine çarptı o zaman ‘oylar çalındı’ diyorlar; yapma ya! Yav öyle ağlak ağlak gezmeyin, biraz dürüst olun!” yakıştırmasını iktidar sözcüleri mâruz kalıyor; “seçimlere şâibe” bulaştırılmaya çalışılıp “gölge düşürülüyor!”

İstanbul’da seçimi kaybetmeleri üzerine Cumhurbaşkanı’ndan “duyumların tahkikatı için zamanın yetmediği”ni söyleyen İçişleri Bakanı’na ve “oylarımız iç edildi” diye şikâyet eden İstanbul adayına, devlet imkânlarını, araçlarını, kanallarını alabildiğine istimal eden siyasi iktidar adına konuşanların “oyların çalındığı” ajitasyonuyla “oy yolsuzluğu, suiistimal, usulsüzlük var” diye yakınmaları garabeti sergileniyor.

AKIBETSİZ İDDİALARLA ÜLKEYE AĞIR BEDEL

Özetle, iki haftadır on milyonu aşkın seçmenin oy kullandığı İstanbul’da aradaki farka rağmen siyasi iktidarın YSK’ya baskısıyla halkın irâdesini hiçe sayılarak seçim sonuçlarının bir türlü karara bağlan(a)maması, Türkiye’nin çarpıtıldığı gibi “beka sorunu”nun değil, “demokrasi ve hukuk sorunu” olduğunu açıkça ortaya çıkıyor.

Aylardır pompalanan “beka sorunu” karartılmasıyla ülkenin birçok iç ve dış gerçek meselesi ötelenip daha da ağırlaştırılıyor. Basit siyasi hesâplarla, zaten “hibrit/melez demokrasiler” kategorisindeki “Türkiye’nin demokrasi endeksi” daha da düşürülerek ülkeye ağır bedel ödetiliyor.

Ve tehditlerle, korkutmalarla, caydırma ve şikelerle seçimlere şâibe bulaştırmaya yeltenilmesi, halkın irâdesini hiçe sayılması, yürütme, yasama ve yargının partili cumhurbaşkanında toplanmasının ülkeyi ne denli bâdirelere sürüklediğini açığa çıkarırken, Türkiye’nin biran evvel kuvvetler ayrılığını esas alan demokratik parlamenter sisteme dönmesinin zaruretini ortaya koyuyor. 

Peki yazık değil mi, onca devasa problemler ortasında ülkenin gündemini “boş işler”le işgal edip  akıbetsiz iddialarla uğraştırmaya…

Okunma Sayısı: 1014
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı