"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Anayasanız nasıl olsun?

Faruk ÇAKIR
11 Mayıs 2024, Cumartesi
Türkiye’nin; yeni, sivil, adaleti temin edecek, darbe izlerinden tamamen arındırılmış, yeni darbelere fırsat vermeyen bir anayasa şiddetle ihtiyacı vardır. Ancak böyle bir anayasa hazırlanması için şu anda uygun zeminin olup olmadığı tartışma konusudur.

Bu mesele gündeme geldiği her dönemde “daha iyi ve eskisini aratmayacak bir anayasa”ya ihtiyaç olduğu ifade ediliyor. Mesele bir anayasanın sadece ‘yeni’ olmasıyla bitmiyor. “Eski ve 12 Eylül darbe anayasası”nı dahi aratabilecek şekilde ama adı “yeni” olan anayasa yapmak isteyenler bile olabilir.  Bu bakımdan isimlere ve resimlere takılmadan gerçek anlamda bir “iyi anayasa”ya ihtiyacımız vardır.  Bununla birlikte şimdiki zemin buna pek de müsait görünmüyor. Bunu ifade etmek hiç bir şekilde “12 Eylül darbe anayasası yürürlükte kalsın” anlamına gelmez. Tam aksine, zemin düzelsin, maniler def edilsin ve milletin hak ettiği gerçekten “iyi” bir anayasaya kavuşalım anlamına gelir ve gelmeli.

Hukukçu Prof. Dr. Levent Köker de yaptığı değerlendirmede yeni bir anayasanın sıfırdan  yapılabilmesi için öncelikle ‘kurucu bir iradenin ortaya çıkması’ gerektiğini ifade etmiş. 

İlgili haber özetle şöyle: “Her şeyden önce 1982 Anayasası’nın değişmesi için uygun zeminin  bulunmadığını, ortaya çıkabilecek Anayasanın ise demokratik olmayacağını belirten Köker, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmadığı, yargının yürütme organına bağımlı ve siyasi nitelikte kararlar verdiği bir siyasi konjonktürde yeni anayasa tartışmalarını ‘suni tartışmalar’ olarak yorumladı. Köker, “Eğer siz cunta anayasasını ortadan kaldırmak ve yeni demokratik bir anayasa yapmak istiyorsanız önce uygulanmayan mahkeme kararlarını uygulayacaksınız. Tüm bunlar yapılmamışken demokratik bir anayasadan söz etmek mümkün mü? Elbette değil.”

Köker, sözlerine şunları da eklemiş: “Yeni bir anayasa yapılması söz konusu olduğunda ilk üç  maddenin değiştirilemeyeceği hususu bazı siyasi partilerin kırmızıçizgisi. Dolayısıyla ilk üç maddeyi değiştirmediğiniz takdirde yeni bir anayasa yapmış olmuyorsunuz. İlk üç maddeye dokunmadan diğer maddeler üzerinde sadece anayasa değişikliği yapmak mümkün. Ama buna yeni bir anayasa diyemeyiz.” (Konuşan: Müzeyyen Yüce, arti gercek.com, 10 Mayıs 2024)

“Yok, biz bu maddelere dokunmadan ‘yeni’ anayasa yapacağız” diyenler de mutlaka vardır. Ancak böyle bir anayasanın ‘yeni’ olsa bile ‘iyi’ olduğunu kim söyleyebilir? Darbeci anlayışın hükmettiği bir anayasada değil 10, 90 madde değişmiş olsa ne fark eder. Nitekim, mevcut 12 Eylül darbe ürünü anayasasının şimdiye kadar çok sayıda maddesi değişti. Yine de ihtiyaca cevap vermiyor ve “yeni” anayasa talepleri devam ediyorsa bu anayasadaki “tek adam anlayışı”nın değişmemiş olmasındandır. 

Bir trenin ‘yönü’ değişmeden koltuklarını yenilemek işe yarar mı? Türkiye ‘hür, demokrat, adil ve zengin bir ülke’ olacaksa mutlak surette “1982 darbe anayasası’nı aratmayacak bir ‘yeni’ anayasaya ihtiyacı vardır. Bununla birlikte şimdiki zeminin buna müsait olmadığını da görmek gerekir vesselam.

Okunma Sayısı: 801
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı