"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dindarların çetin imtihanı

Faruk ÇAKIR
17 Haziran 2020, Çarşamba 00:02
Bütün dünya büyük bir çelişki yaşıyor ve farkında değil.

Başta dünya devletlerinin idarecileri olmak üzere büyük çoğunluk barış istemiyor mu? Aynı zamanda her idareci, ülkesinin huzur içinde yaşamasını istemez mi? Fıtraten ister ve istemeli. Yapılan konuşmalara bakıldığında da bunlar ifade ediliyor. “Barış değil savaş istiyoruz. Halkımız, vatandaşımız fakir olsun. Devletimizin zengin olmasına ihtiyaç yok” diyen idarecilere pek rastlanmaz. Fakat sıra icraata geldiğinde; barışın, zenginliğin, huzurun ve adaletin gereği ekseriyetle yapılmaz.

Bu hususta çok şey söylemeye gerek yok. Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, formülü hatırlatmış: “Beşer salâh isterse, hayatını severse, zekâtı vaz’ etmeli, ribayı kaldırmalı.” (Sözler, s. 792) Şu formül de mühim: “Âyet-i Kur’’âniye, âlem kapısında durup,  ribâya ‘Yasaktır!’ der. ‘Kavga kapısını kapamak için, ribâ kapısını kapayınız!’ diyerek, insanlara ferman eder. Şâkirdlerine, ‘Girmeyiniz!’ emreder.” (Sözler, s. 460)

Kısaca, insanlık huzur ve barış isterse ve hayatını da severse zekâtı yaymalı, faizi etrafından kovmalı. Çünkü Kur’ân bunu  emreder. Kavga kapısını kapamak için faiz kapısını kapamak gerekir. Kur’ân, talebelerine ‘faiz kapısından girmeyiniz’ diye  emretmiş. 

Peki, İslâm âlemi ve bilhassa “Müslüman Türkiye” bu tabloda nasıl bir yerde duruyor? Üzülerek ifade etmek gerekir ki, geçmiş yıllara nisbetle faize karşı olan hassasiyet azalmış ve giderek de azalmaya devam ediyor. Bu noktada ‘faizsiz finans kurumları’nın da sorumluluğu olduğu ortadadır. Yapılan bazı uygulamalar mütedeyyin insanların faize karşı olan direncini kırmış durumda. Esasında faiz olmadan da ticarî hayatın mümkün olduğunu ‘faizsever’lere dahi kabul ettirmesi beklenen bu kurumlar, daha fazla para kazanmak uğruna hassasiyetlerden tavizler vermiştir. Elbette her işte olduğu gibi bu hususta da işini iyi yapanları tenzih ederiz. Fakat bazı icraatlar, vatandaş nezdinde faizsiz finans kuruluşları ile faizli bankalar arasındaki farkı görmeme, kabul etmeme neticesi vermiştir. Bu aşınmanın, bu bozulmanın, bu kabulün bir sorumlusu da finans kurumladır. Namazında niyazında insanların “Aralarında fark yok. Hatta filan kurum filan iş için benden daha fazla ücret aldı” benzeri yakınmalar aşınmanın  hızlanmasına yol açmıştır. 

Oysa ne umutlarla bu kurumlar hizmet vermeye başlamışlardı? ‘Faizsiz sistem’ hem Türkiye’de hem de İslâm dünyasında daha da başarılı olup dünyaya örnek olmalıydı ve olmalıdır. Çünkü faiz sadece Müslümanları değil, bütün insanları mağdur ediyor. Bu noktada, Birleşik Krallık Ulusal Zekât Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi ve Q2Q Capital Yatırım Direktörü Muhammed Yesilhark’ın şu tesbitini hatırlamak lâzım: “Küresel eşitsizliğin artık sürdürülemez seviyelere geldiği ve faiz tabanlı ekonomilerin amaca hizmet edemediği reddedilemez bir gerçeklik. (Bir çok ülkede faizler tasarrufu teşvik edemeyecek kadar düşük düzeyde) İslâm ekonomisi yüzde 2,5 zekât vergisi (başka alanlardaki daha düşük vergileriyle) ile bize dünyadaki sosyal eşitsizliğin çözüm yoluna dair bir ipucu verdiğini düşünüyorum. Ayrıca yüksek faizli işlerin yasaklanması ve faiz tabanlı tasarruf hesaplarından uzaklaşmanın teşvik edilmesi küresel ekonomiyi canlandırabilir. Bunlar sadece İslâmî ekonomi kavramları değil, evrensel anlamda geleneksel İbrahimî etik kurallarıdır ve hepimizin gerçek anlamda açık piyasadan faydalanabilmesi için sağduyulu bir yoldur.” (tr.euronews.com, 15 Haziran 2020)

Evet, faiz sadece Müslümanlar arasından değil, insanlık pazarından kovulmalı. Zekât da aynı şekilde hayatın bir gerçeği olarak teşvik edilmeli vesselâm.

Okunma Sayısı: 2600
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Türeli

    17.6.2020 06:08:41

    Cenabı Allah bütün müslümanlara ve idarecilerine iyi ile kötüyü ayırt edecek basiret ve feraset versin. Müslümanlığın temel esası olan ahlak, adalet ve merhamet duyguları ile yaşamayı nasip etsin inşallah.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı