"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gazze’deki akıl almaz zulüm

Faruk ÇAKIR
22 Mayıs 2024, Çarşamba
Filistin meselesi siyasi görüş fark etmeden ülkemizde yaşayan hemen herkesin ilgi duyduğu ve bir bakıma kalıcı gündem olmuş bir mesele.

Hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun büyük çoğunluk İsrail’in yaptıklarına itiraz ediyor ve Filistin’deki zulmün sona ermesini arzu ediyor.

Böyle olmakla birlikte Filistin’de, Gazze’de ya da Refah’ta tam olarak neler yaşandığını çok iyi bildiğimiz söylenemez. Bunu şundan anlıyoruz: “Yabancı” siyasetçiler ya da idareciler buraları daha çok ziyaret edip, neler yaşandığını görüyor ve konuşmalarında da bu meseleye dikkat çekiyor. Türkiye’yi idare edenler ise ayrıntılara görmeden “Filistin’teki zulüm sona ersin” demekle iktifa ediyor. Oysa müşahhas misallerle mesele ortaya konulabilse çok daha faydalı olur ve meydana gelen ‘tepki’ belki de zulmün sona ermesine bir vesile olabilir.

Mesela, bir habere göre Birleşmiş Milletler (BM) Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland, BM Güvenlik Konseyi toplantısında Orta Doğu’daki son durum hakkında bilgi verirken önemli ayrıntılardan bahsetmiş. İsrail’in son saldırılarıyla Refah’ta halihazırda kuşatılmış durumdaki halk için durumun giderek umutsuz ve tehlikeli hale geldiğini vurgulayan Wennesland, “İsrail’in Refah ve çevresindeki operasyonları ve askeri manevraları yoğunlaştıkça, Refah’taki güvenlik durumu hızla kötüleşiyor” diye konuşmuş. Wennesland, İsrail’in saldırıları nedeniyle Gazze’de güvenli hiçbir yerin kalmadığını belirterek, “Daha büyük ölçekli bir operasyon ihtimali de dahil olmak üzere mevcut gidişatın, insanî yardım malzemelerinin girişini ve çaresiz sivillere güvenli dağıtımını artırma çabalarını daha da baltalayacağından derin endişe duyuyorum.” demiş. (AA, 20 Mayıs 2024)

Aynı toplantıda konuşan BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi Operasyonlar ve Savunma Birimi Direktörü Edem Wosornu ise, “Doğrusunu söylemek gerekirse Gazze’de olup biteni anlatacak kelimeler tükeniyor. Biz bunu bir felaket, bir kâbus, bir dünya cehennemi olarak anlattık. Bunların hepsi ve daha da kötüsü” demiş. Wosornu, Gazze’de devam eden saldırılar nedeniyle hayat şartlarının daha da kötüleştiğini belirterek, son iki haftada 800 binden fazla Filistinlinin Gazze içinde yer değiştirdiğini anlatmış. Yerinden edilen Filistinlilerin korunması gerektiğini vurgulayan Wosornu, “İnsanların bu bölgelerdeki yeni alanlara vardıklarında karşılaştıkları durum ise korkunç. Mevcut altyapı son derece sınırlı, yeterli tuvalet, su noktası, drenaj ve barınak yok” demiş. “Gazze’de ölü, yaralı ve yıkımın bilançosu kesinlikle akıl almaz boyutlarda” diyen Wosornu, uluslararası insanî hukuka göre Gazze’ye insanî yardımların bir an önce hızlı ve engelsiz şekilde geçişinin kolaylaştırılması çağrısında da bulunmuş. 

Bilmiyorum yanlış mı düşünüyorum ama Türkiye’yi idare edenlerden böyle “ayrıntılı” bir izah ve itiraz pek duyulmuyor. “Gazze’de yeterli tuvalet, su noktası, drenaj ve barınak yok” demek siyasetçilere ağır mı geliyor?

Evet, Filistin’de yaşananlarla ilgiliyiz ancak çok daha ayrıntılı bilgilere sahip olmamızda fayda var. Siyasetçi ve idareciler hadiseye biraz da bu gözle baksa iyi olmaz mı?

Okunma Sayısı: 614
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Erhan

    22.5.2024 18:21:50

    Seçimlerde sürekli Filistin’i kullanan biz kaybedersek gazze kaybeder, Filistin’in kırmızı çizgileri olduğunu söyleyen, siyasetçiler maalesef zoru görünce köşeyi dönüp toz oldular, ortalıkta görünmeyi istemiyorlar, demekki bunların samimiyeti cesareti bu kadar. Yuh olsun, biraz geç tanıdık sizi.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı