"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnkâr mı edilsin, çare mi aransın?

Faruk ÇAKIR
09 Mart 2021, Salı
Tarif etmenin dahi insanı utandırdığı çok çirkin cinayetler işleniyor.

Bu çirkin fiiller, ekseriyetle ‘kadın cinayetleri’ olarak duyurulup haklı olarak tepki gösterilse de özünde insanlıktan uzaklaşmanın bir belirtisi olarak görülmeli. 

Maalesef, cinayetler yanında şiddete maruz kalanların sayısında da tahmin edilemeyecek kadar artış var. Cemiyet elbette bir günde bu hale gelmedi. Belki bir asır önce atılan ‘tohum’lar, ekilen ‘rüzgâr’lar günümüzde meyve verdi ve fırtınalara sebep oldu. Her ne ise içinde bulunduğumuz durumun iyi tahlil edilmesi ve çok âcil çarelerin bulunması şart olmuştur.

Bazıları bu cinayetlere, çirkinliklere, yaşanan şiddete karşı ‘başka türlü ve yeni bir şiddet’le karşılık verilmesini savunuyor. Elbette böyle bir yaklaşım çare ve tedavi olamaz. Bu çirkinlikleri sona erdirmek için herkesin ve hepimizin elinden gelen ‘iyi’likleri yapması icap eder. Hem fiilî, hem de kavlî duâya ihtiyacımız var. En başta, bu açmaza ve bu çıkmaza nasıl sürüklendiğimizi iyi tahlil etmek durumundayız. Ne oldu da akla ve hayale gelmeyen cinayetler, çirkinlikler ve fenalıklar işlenir oldu?

Meselâ, Öz İplik İş Sendikası tarafından tekstil fabrikalarında “şiddet ve tacize” ilişkin araştırma yapılarak sonuçlar kitap haline getirildi. Sendikadan yapılan açıklamaya göre gerçekleştirilen araştırmada, “iş yeri şiddeti” kavramı incelenmiş. Araştırmada, şiddet ve tacizin sadece iş yerinde değil, her yerde karşılaşılabilen bir hadise olduğuna dikkat çekilmiş. 

Araştırma sonuçlarının değerlendirildiği bir açıklamada, “Ankete katılanların yüzde 100’ü iş yerinde şiddet olduğunu vurgulamıştır. Ankete katılanların yüzde 100’ü iş yerinde sözlü şiddete hem maruz kaldığını hem de tanık olduğunu belirtmiştir. Yüzde 30’u ara sıra fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtmiştir. Yüzde 55’i zaman zaman duygusal baskı ve mobbinge maruz kaldığını, bunların yüzde 70’inin üstlerden, yüzde 30’unun eş düzey çalışanlardan geldiğini belirtmişlerdir” denilmiş. (aa, 7 Mart 2021)

Her türlü şiddeti ve başkasını rahatsız etme tavrını engelleyemeyen bir çalışma, bir ‘çare’ gerçek anlamda ‘kadın cinayetleri’ni durdurabilir mi? Cinayetlere giden yollar en başında ve çok önceden engellenmesi gerekmez mi?

Elbette bu çok kolay bir iş değildir. Önemli olan derdi ve hastalığı doğru teşhis etmek ve en uygun tedavi çaresini uygulamaktır. Tabiî ki bir yıl sonrasını değil, belki on yıl sonrasını düşünüp ona göre adımlar atılması icap eder. Bu noktada medyaya büyük iş ve görev düştüğünü hatırlatmak bile gerekmez. Çirkin cinayetleri normal gibi sunan bir medya anlayışıyla fenalıklar önlenebilir mi? Aynı şekilde ‘rüzgâr’ eken bir sosyal medya, sonradan gelecek ‘fırtınalar’ı engelleyebilir mi?

El ele verelim ve başta ‘kadın cinayetleri’ olmak üzere her türlü çirkinliği, fenalığı ve azgınlığı sona erdirecek çareleri arayalım. Bu işin en başında sağlam bir eğitimin şart olduğunu da unutmayalım. Hem fiilî, hem de kavlî duâlarımızı da ihmal etmeden, vesselâm.

Okunma Sayısı: 1246
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Okur

    9.3.2021 10:04:34

    En başta, bu açmaza ve bu çıkmaza nasıl sürüklendiğimizi iyi tahlil etmek ..... Bu işin en başında sağlam bir eğitimin şart olduğunu da unutmayalım. Hem fiilî, hem de kavlî duâlarımızı da ihmal etmeden... ... İnşallah İnşallah..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı