"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kalite standardı mı dediniz?

Faruk ÇAKIR
02 Ocak 2026, Cuma
Türkiye’de yaşayanların hemen her konuda mağdur olması acaba tesadüf müdür?

Hak, hukuk ve adalet konularındaki mağduriyetlerin yanında ekonomik mağduriyetler de var. Milyonlarca kişinin ‘asgarî ücret’le geçinmek mecburiyetinde bırakılması da bir çeşit mağduriyet değil mi? 

Bir başka mağduriyet de kurum ve kuruluşların ‘müşteri’lerine tamamen keyfî davranması, onların hakları dikkate almaması ve bu durumun ilânihaye sürüp gitmesidir. Teknik imkânlar bu kadar geliştiği halde, vatandaşın maruz kaldığı sıkıntıların çözümünün geciktirilmesi ve ertelenmesi basite alınabilir mi?

Bankalar ya da telekomünikasyon firmaları gibi, en hızlı iş üretmesi gereken firmaların bile ‘müşteri’lerini canından bezdirdiğine işi düşen herkes şahit değil mi? Hemen her devlet kurumunda bu ve benzer sıkıntılar yaşanıyor. 

Geçen gün bir vesile ile hem özel, hem de devlet kurumlarını telefonla aramak icap etti. Mesleği cerrahlık olan bir öğretim üyesine ulaşmak istedik. Tabiî ki öncesinde sosyal medyada bu isme nasıl ulaşabileceğimizi taradık. Onlardan arzu edilen bilgiyi alamayınca daha önce çalıştığı ve bazı internet sitelerinde ‘halen orada çalışıyor’ görünen kurumlara ulaştık. Her zaman olduğu gibi önce uzun bir ‘bant kaydı’ dinliyorsunuz. Neticede ‘insan’la muhatap olunca “Filân kişi hastanenizde/ üniversitenizde halen çalışıyor mu?” diye soruyoruz. Her iki kurum da başka bölümlerin telefonlarını vererek güzelce başlarından savıyorlar. 

Hepsinden daha can sıkıcı olan, “Şirketimizin, kurumumuzun ‘kalite standartları gereği’ görüşmeleriniz kaydediliyor” benzeri uzun anonslardır. Allah aşkına bu nasıl bir ‘kalite standardı’dır ki ‘müşteri’yi, arayanı, vatandaşı hiç dikkate almıyor? Madem görüşmeler kayıt altına alınıyor, bu görüşmeler esnasında dile getirilen ‘şikâyetler’e niçin bir çare ve çözüm bulunmaz? 

Tahmin edileceği üzere bu ve benzeri aramalarda büyük çoğunluk bir ‘muhatap insan’la görüşmek ister ve istiyor. O halde en başta ‘insan/ operatör’le görüşmek isteyip istenmeyeceği sorulsun; sonra isteyen dahilî hatlar için şıkları beklesin. Böylesi çok daha iyi ve hızlır bir çözüm yolu olmaz mı?

Bu konuda bunca şikâyet varken, gerek ilgili bakanlıklar ve gerekse Türkiye Kamu Başdenetçiliği yani Ombudsmanlığı niçin devreye girmez? Müşteri ya da arayanlar için otomatik bir ‘santral’ kurup, insanlara dakikalarca ‘kalite standartlarımız gereği’ni hatırlatmak ve şunu seçin, bunu seçin demekle iş çözüme kavuşmuş oluyor mu?

Hafife alınıyor, ama bu mesele ‘müşteri memnuniyeti’ni belirleyen en önemli konular arasındadır. Türkiye’yi idare edenler ve TBMM Dilekçe Komisyonu da bu meseleye bir standart getirse iyi olur. Allah rızası için bu konuda bir anket yapın ve milletin neler çektiğini bir öğrenin!

Okunma Sayısı: 152
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı