Cemiyette hâfıza karışıklığına ve unutmaya sebep olan en dehşetli şeylerden biri de açık saçık kıyafetler ve haramlara nazardır.
Ehl-i hamiyeti bunaltan, kaçınılması her geçen gün zorlaşan bu derin yaranın teşhis ve tedavi imkânını gösteren Bediüzzaman Hazretleri: “Risale- i Nur Talebelerinden bir genç hâfız, pek çok adamların dedikleri gibi, dedi: “Bende unutkanlık hastalığı tezâyüd ediyor, ne yapayım?“ Dedim: mümkün oldukça namahreme nazar etme. Çünkü rivâyet var.
İmam-ı Şafii’nin (ra) dediği gibi, ‘Haramı nazar, nisyan verir.’ Evet, ehl-i İslâmda, nazar-ı haram ziyadeleştikçe, hevesât-ı nefsâniye heyecana gelip, vücudunda sûi- istimâlât ile isrâfa girer… Ondan tıbben kuvve-i hâfızasına zaaf gelir. Evet, bu asırda açık saçıklık yüzünden, hususan memalik-i harrede o sû-i nazardan sû-i istimâlât, umumî bir unutkanlık hastalığını netice vermeye başlıyor.
Herkes, cüz’î, küllî o şekvadadır.”4 diyerek konuya açıklık getirmektedir.
Bütün bu olumsuzlukların bir araya gelmesiyle, cemiyette umumî hâfızanın bulutlanıp kararmasından meydana gelen unutkanlığın en fenası Allah’ı ve emirlerini unutmak felâketi gelir.
Kur’ân-ı Kerîm’de insanlığın bu hali “Allah’ı unutanlar gibi olmayın ki, Allah da onlara kendi akıbetlerini unutturmuştur. Onlar yoldan çıkmış kimselerdir.” (Haşir Sûresi Âyet: 19) buyurarak, ciddiye almayıp unutmanın bunalımlı sonucunu anlatarak, âhiret hayatını olduğu gibi dünya mutluluğunu da ifsât ettiğini anlatır.
Unutmanın bazı hallerde, olumsuz ve acı hatıraları silmesi, hâfıza merkezini rahatlatan bir nimet olması da unutulmamalıdır. “Unutmak, oldukça normal bir haldir, özellikle de yaşlandıkça, bu yüzden endişelenmeyin. Hâfızanızı geliştirmek için bir çok şey yapabilirsiniz; fakat moralinizi bozmasına izin vermeyin. Her şeyi hatırlamanız gerekmiyor. Ayrıca ne kadar stresli ve endişeli olursanız, hâfızanız o kadar az çalışacaktır. Çılgın gibi beyninizi harap etmenizin, bir şey hatırlamanıza yardımı dokunmayacaktır; fakat rahatlama size bu konuda yardımcı olacaktır.”5
Sağlıklı bir hâfıza faaliyetini sürdürebilme ve unutmayı kontrolde tutabilmek için gerekli bazı prensipleri, gıda ve bitkisel destekleri tesbit edip, uygulamalarından da söz edelim.
Öncelikle sağlıklı bir hâfızanın sürdürülebilmesi için kaçınılması gereken olumsuzlukları sıralayalım: En başta stresten uzak düzenli bir hayat tarzı ile kaliteli bir uyku gelir. Sağlıklı, helâl ve temiz ve sağlıklı (G.D.O. lu ve katkılardan uzak, hoş gıdalar) besinlerle beslenmek, mutfak malzemelerinin ağır metallerden olmaması (alüminyum, silisyum ve teflon kaplama olmamalı), radyasyonlu bir çevreden uzakta (cep telefonu ve bilgisayarın ihtiyaç kadar, en az bir seviyede kullanılması), kirli ve havasız bir mekânda çalışmamak, bomboş oturup, gıybet ve malayâni sohbetlerinden uzak durmak hususunda titiz davranılmalıdır.
Beyindeki sinir hücrelerinin fizyolojik ve kimyasal faaliyetleri, yukarıda belirttiğimiz gıda maddeleri, mutfak eşyaları ve olumsuz hayat şartlarıyla tahrip olacağından, dikkatle korunmamız gerekmektedir.
Dipnotlar:
4) Kastamonu Lâhikası, Bediüzzaman Said Nursî Shf: 96, Yeni Asya Neşriyat 1997.
5) Beyninizi Tanıyın, Dr. Daniel Freeman- Jason Freeman, Çev. Selin Gül Shf: 321, Kozmik kitap 2011.
Not ve özür: Yazarımızın geçen haftaki yazısının dipnotları yerine başka ifadeler girmiştir. Doğru Dipnotlar şunlardır:
1) İnsanın Sırrı, Dr. Kemal Tekden, Shf: 59, Hayat Yayın 2013.
2) Felsefe Ansiklopedisi, Orhan Hançerlioğlu, C. 1 Shf: 149, Remzi Kitabevi 1976.
3) Mesnevî-i Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî, Shf: 75, Yeni Asya Neşriyat 1994.