"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hekimlik yönü bilinmeyen: Celâleddin-i Süyutî (4)

Feyzullah ERGÜN
05 Ocak 2020, Pazar
Celâleddin-i Süyutî’den bazı hastalıklarda pratik ve faydaları görülmüş ilâç tariflerini, şifaya vesile olması düşüncesiyle, ilgi duyanlara takdime devam ediyoruz.

Sindirim sisteminde meydana gelen hastalıklar, çoğunlukla gıda atıklarının, sistemde gereğinden fazla durmasıyla oluşan kokuşma ve fesad sonucu, içyapının bozulması sonucudur. Organların yıpranmasına ve geniş yaralara (Gerçek anlamda kanseri tarif ediyor. F. E.) sebep olur ve RUHUN İKAMET ETTİĞİ YERİ tahrip eder. Şifa ve huzura vesile olması için, baş ağrılarına bir çare-i necat bir duâyı da teberrüken yazıyoruz. Duâyı okuyacak olan, elini hastanın başına koyduktan sonra “Bismillahihayrul esma’- Bismillahirabbul arzı vessema’- Bismillahiismûhubereketûn ve şifa’- Bismillahillezi lâ yezurru (peltek ze ile) ma’aismihişey’un fil arzı velafissema’ ve hûvessemi’. “ diyerek duâ edilir. Bu duâ 3 veya 7 defa okunur. Bîiznillah ağrı hissi ortadan kalkarak, hasta rahatlayacaktır. 

Malda veya benzeri bir şeyde zarar yaşandığında, aşırı esef ve üzüntü yaşamamalıdır. Dünya mutluluğunun geçici olduğunu, daha büyük bir musîbetle de karşılaşılabileceğini, bu musîbetin, vücuduna ve ruhuna isabet etmesi, daha büyük bir musîbet olacağını nefsine telkin etmeli ve üzüntülerini hafifletmeye çalıştığında, rahatlayacağını bilmelidir. 

Hz. Ömer (ra) buyurdu ki: “ Bana bir musîbet geldiğinde, Allah’ın (cc) bana üç nimet lütfettiğini hissediyorum. Birincisi; bu musîbetin daha şiddetlisini göndermeye kadir olduğu halde, hafif olanını gönderdiğini, ikincisi; bu musîbetin dünya ile ilgili olup, dinime zarar vermediğini, üçüncüsü de; Allah-u Teâlâ’nın (cc) kıyamet gününde bana ecir ve sevabını vereceğini ümit ediyorum.” diyerek, her durumda reca kapısının açık tutulmasını göstermiştir. 

İslâm medeniyetinin bir talebesi olan Avrupalı, bizim sahip çıkmayarak unuttuğumuz bu ilim hazinesi eserlere sahip çıkarak, değerlendirmiş ve bilimin gelişmesinde, çırak ustasını astronomik mesafe ile geride bırakmıştır. Böylece bilgi gücünü en iyi değerlendirenin de kazançlı çıkıp, hâkimiyetini kurabileceğini ortaya koyarak, İslâmiyet ilim ağacının meyvelerini, Avrupalı toplayarak refah standartlarına kavuşmuştur.

Önemli not: Bu yazıların daha önce yazılan “ RAHMETİN TIP İLMİNE YANSIMALARI” seri yazıları ile birlikte incelenmesi, konuya daha geniş bir çerçeve kazandıracaktır. 

SAĞLICAKLA KALIN. 

Okunma Sayısı: 1170
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı