"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fırsatçılara fırsat vermeyiniz

Hüseyin GÜLTEKİN
19 Şubat 2024, Pazartesi
“Tesanüt bozulsa cemaatin tadı kaçar.” ifadesiyle tesanüdün, birlik-beraberliğin önemine dikkat çeken Üstad Bediüzzaman, arzu edilen tesanüdün sağlanması için de, haklı şûrâya yani meşverete işaret ediyor.

Olması gereken kurallar ve prensipler çerçevesinde yapılan meşveret-i şer’iyeler, var olan problemleri çözüme kavuşturduğu gibi, yaşanması muhtemel olan kırgınlıklara fırsat vermeden olması gereken uhuvveti, ihlası ve tesanüdü sağlar.

Yapılan meşveretler; beklenen, gündemde olan problemleri ve sıkıntıları çözmenin ötesinde uhuvveti ve ihlası sağlayacak neticeleri vermiyorsa bilelim ki, meşveretin şartlarına uygun olmayan durumlar söz konusudur.

O hâlde her meşveretten beklenen; hizmetlerin verimli ve istikrarlı bir şekilde devamını sağlayacak, birlik ve beraberliği pekiştirecek, iftiraklara ve ihtilaflara kapıları kapatacak olan neticelerin çıkması için azami dikkatin gösterilmesi kaçınılmazdır.

Öncelikle Üstad Bediüzzaman’ın “Benim de şimdi bir reyim var.” ifadesiyle verdikleri mesajlarından anlıyoruz ki; meşveret üyelerinin hepsi eşittir ve hepsi de aynı söz hakkına sahiptir.

Ehil ve liyakatli meşveret üyeleri, Nurlardaki ölçü ve prensiplere, elden geldiği kadar bağlı kalmak şartıyla, konu ile ilgili fikirlerini ve düşüncelerini serbestçe ifade edebilme haklarına sahiptir. Serdettiği fikirlerinden dolayı kimse kimseyi yadırgamamalı, kınamamalıdır.

Yine Üstad Bediüzzaman’ın, “velveleye vermemek” tavsiyesi çerçevesinde olaya baktığımızda, yapılan istişarelerin, karşılıklı kırıcı, rencide edici üsluplarla; sürtüşme barındıran ifadelerle olması yerine; karşılıklı kucaklayıcı ifadelerin istimalinin, hadimler arasında olması şart olan uhuvveti ve tesanüdü sağlayacağını unutmamak lazım.

Yine Üstad Bediüzzaman’ın, “Ey talib-i hakikat! Madem hakta ittifak, ehakta ihtilaftır. Bazen hak, ehaktan ehaktır. Hem de olur hasen, ahsenden ahsen. (Sözler, s.804) şeklindeki dikkat çekici ifadelerinden de anlıyoruz ki söz konusu, kudsî hizmetlerimiz de olsa, iyi niyetlerimizden dahi ihtilaflara, iftiraklara sebep olacak neticeler çıkabiliyor. İyi olanı, vasat olanı bulduktan sonra, çok çok daha iyisini bulmak için bir çabanın içine girerek, meşveretlerde ısrarla bunun tahakkuku için dil dökmenin, faydadan öte zararlı neticelere sebep olacağını göz ardı etmemeliyiz.

 Burada Üstad’ın, “Çok sıkı tutmayınız.” tavsiyeleri ışığında, çok daha iyiyi bulma arayışlarının bazı dargınlıklara sebep olduğunu unutmayarak, tesanüdü netice veren iyi olan ile iktifa etmek lazım.

Bir diğer husus da, meşveretlerden çıkan kararları yanlış bulsak dahi, o kararlara riayet ederek sahiplenmeliyiz. Bu tavrımız, cemaatte olması gereken uhuvveti, tesanüdü sağlayacaktır. Böyle yapmayıp, alınan kararlara tenkitlerde ve itirazlarda bulunmak, hiçbir hadimin tevessül edeceği şeylerden olamaz, olmamalı.

Elbette, Üstad Bediüzzaman’dan ders alan, din-i mübine hizmeti gaye edinen hiçbir hadim; bilerek, mensubu olduğu cemaatin uhuvvetini, birlik-beraberliğini zedeleyecek beyanlarda bulunamaz. Ama, beşeriz şaşarız… Bazen his ve heves galip geliyor. Daha da önemlisi, bizi birbirimize düşürmek suretiyle hizmetlerimize mani olmaya çalışan mihrakın bulunduğunu da unutmamalıyız. 

Okunma Sayısı: 1282
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Said Emre Dağ

    19.2.2024 07:22:33

    Meşveret kararı eleştirilemez diye bir hüküm neye dayanarak veriliyor? Öyle şey mi olur hocam. Biz yeni asya cemaati eleştirinin kutsal bir hak olduğuna inanmıyor muyuz? Bu karar şu sebepten dolayı yanlıştır diye eleştirmenin neresinde yanlışlık olabilir? Eleştiri olmadan kendimizi nasıl geliştirebiliriz? Daha kendisini, kendi kararlarını, cemaatinin kararlarını sorgusuz sualsiz kabul eden bir kişiden ülkesine nasıl bir katkı vermesini bekleyebiliriz ki? O zaman biz meşveretle karar alıp siyasi islamı destekleyen diğer cemaatlerin kararlarına hiç ses çıkarmayacak mıyız? Doğruyu söylemeyecek miyiz?

  • Erhan

    19.2.2024 00:22:48

    Maalesef günümüzde Bediüzzaman’ın nur talebeleri diye parçalanan gruplarda özellikle abi konumundaki insanların bana göre insanları yanlış yönlendirmesi ile yapılan zülümlere destek verilmiştir. bu çok büyük bir hata bundan derhal geri dönüp, birlik ve beraberlik için yeniden tüm grupların yan yana gelmesini sağlamakta, hizmet adına çok büyük yarar vardır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı