"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Bir doğru, bir harman yalanı yakar”

Kâzım GÜLEÇYÜZ
15 Haziran 2024, Cumartesi
Günümüzde öne çıkan ve ağırlık kazanan psikolojik savaş taktiklerinin en tahripkâr, yıpratıcı ve yıkıcı olanları, olmadık yalan, iftira, saptırma ve çarpıtmalar kullanılarak yürütülen karanlık algı operasyonları.

Kontrol altındaki güdümlü medya araçlarında yapılan tek taraflı propagandalarla zihinler şartlandırılıyor ve bu yoğun tahkimatla oluşturulan algı üzerinden insafsızca hücum ediliyor.

Taarruz dalgasının ilk aşamasında o algıyı yerleştirmek için yoğun bir tahşidat yapılıyor.

Bir sonraki adımda “Önemli olan sizin ne anlattığınız değil, karşı tarafın ne anladığıdır” argümanı devreye sokuluyor. Böylece olgu ile algı arasına konulan mesafenin iyice açılıp, kapatılması imkânsız bir uçuruma dönüşmesi hedefleniyor.

Buna karşı, doğru ve sağlam bir temel üzerine bina edilmiş olan olguları ard niyetli algı operasyonlarına kurban ettirmemek için çok dikkat edilmesi gereken kritik ve  önemli hususlar var.

Bunların başında, doğruları ısrarla dile getirip uygun şekilde sürekli tekrarlamaktan asla vazgeçmemek gereği geliyor. Aynı yöntemle sürdürülen kirli algı operasyonlarını boşa çıkarmanın öncelikli ve en önemli şartlarından biri bu.

“Bu hakikatleri çok tekrar ediyorsun” eleştirisine Üstad Bediüzzaman’ın verdiği “Bir meslek takip ettiğimi gösteriyorum. Bir mesleği takip edenler tekrara mecbur olurlar. Hem de birşeyin esası atılsa, mükerreren irca-ı nazar (tekrar tekrar bakışların çevrilmesi) lâzımdır. Mesleksiz olanlardır ki, her yola sapıyorlar” (Eski Said Dönemi Eserleri, s. 85) cevabında bu mana da var.

Çok önemli bir başka nokta, doğru ve sağlam bir olgu etrafında birleşip kenetlenen şahs-ı manevînin müfritane irtibat ve tam bir tesanüd içinde hakta sebat üzere çok sıkı bir istişareyle yola devam etmesi, kendi içinde herhangi bir boşluk ve zaaf oluşmasına meydan vermemesi, herşeyi tahkik süzgecinden geçirip silik sözleri ve ard niyetli propagandaları boşa çıkarması.

Yapılması gereken, olguyu, yalan, iftira, çarpıtma ve saptırmalarla oluşturulan yanlış algılara feda etmek değil, olguya uygun doğru algılar inşasına ve tahkimine çalışmak olmalı.

“Mübalağalı propagandalara ehemmiyet verilmemesi”ni tavsiye eden Üstadın “Bir tane sıdk (doğru), bir harman yalanı yakar” (age, s. 438) sözüyle dile getirdiği hakikat, algı operasyonlarını püskürtüp boşa çıkarmanın yolunu da gösteriyor.

Okunma Sayısı: 2038
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    15.6.2024 15:03:11

    Aziz ve muazzez üstadımızın evlerimizde levha,tablo olarak bulundurduğumuz,kalplerimze nakşettiğimiz bir sözü daha aklıma geldi. 'Bir danei hakikat,bin hayalata müraccahtıır, Geleyim asıl meseleye.Dün cuma namazı sonrası camimizin bahçesinde sohbet ediyorduk.Emekli İHO öğretmeni olan ve dini bilgilerimizi kardeşçe muhavere edelim deyip sohbet ederken 'Cemaatlerekarşı ciddi yanlışlara sahip,ülkede olan-biteni ise sıradan gören,yaşanılanları müsebbiblerine atfetmek yerine millete yıkan bir anlayışta görünce dedim'Hocam İHO ne zaman açıldı.O Okullar açılmadan istibdat iktidarına karşı iman ve kur'an mücadelesini verenelr kimlerdi.Maalesef tık yok.Zamanın cemaat zamanı olduğuna sosyal bilim ilim erbabı dahi kabul ederken bu cehalet neden.

  • Erhan

    15.6.2024 10:06:23

    Vicdanları cüzdanları içinde dolaşan medya olduğu sürece, bir ülke iflah olmaz. ülkemizde de şahit oluyoruz maalesef medyanın ezici çoğunluğu bu durumdadır. Kim daha büyük iftira, kim daha büyük yalan, kim daha büyük sahte övgüler dizerse memleketin en iyi medyası o oluyor. halbuki hak, hukuk, adalet diye haykıran, nice medya mensupları olduğu halde, bu insanlar hep gölgelenerek halk tarafından görülmesi engellenmektedir örnek yeni Asya camiası.

  • Mustafa Said Kara

    15.6.2024 09:32:41

    Psikolojik harp teknikleri diyorlar buna. Karşı hamle olarak yalan haber servis ediyorlar . Buna karşı kendi hizmetlerimize odaklanmalıyız.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı