"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Suriye ile “normalleşme” ve provokasyonlar

Kâzım GÜLEÇYÜZ
04 Temmuz 2024, Perşembe
Kayseri provokasyonu, Beşşar Esad’ın, “Suriye’nin hükümranlığına saygı duyulması” şartıyla Türkiye ile normalleşmeye açık oldukları mesajı vermesinden ve Erdoğan’ın “Suriye ile yeniden ilişki kurulmaması için hiçbir sebep yok.

Bu ilişkileri geliştirmekte geçmişte nasıl birlikteysek yine aynı şekilde birlikte hareket ederiz. Geçmişte Esad ile ailecek görüşüyorduk. Yarın yine olmaz diye birşey kesinlikle mümkün değil, yine olur” sözlerinden sonra patlak verdi.

Ardından olaylar eşzamanlı olarak başka il ve ilçelerle Kuzey Suriye’de Türkiye’nin kontrolündeki Afrin ve Cerablus gibi bölgelere sıçradı.

2011 başlarında AKP iktidarının tahrikleriyle tırmanan ve 13 yılı aşkındır devam eden iç savaş sürecinde evvelce de farklı il ve ilçelerde zaman zaman benzer provokasyonlar olmuş, ama genelde lokal seviyede kalıp fazla yayılmamıştı.

Ama bu defa durum daha farklı ve ciddi görünüyor. Bir anda düğmeye basılmışçasına başlatılıp hızla yayılan olaylar hem ülke içinde, hem Kuzey Suriye’de kontrolden çıkma istidadı gösteriyor.

Kayseri’de gözaltına alınan saldırganların epeycesinin uyuşturucu, yağma, adam yaralama, tecavüz ve taciz suçlarından sabıkalı kişiler olduklarına dair bilgiler “Kim bunları tahrik ve organize edip sahneye sürüyor?” sualini de gündeme getiriyor.

Görünen o ki, normalleşme, barış ve çözüm istemeyen karanlık mahfiller hem bu yöndeki gelişmeleri sabote etmek, hem iki komşu ülkeyi karıştırıp istikrarsızlığa sürüklemek, hem bizdeki sığınmacılarla yerli halkı karşı karşıya getirmek, hem de Kuzey Suriye’deki askerlerimizi yeni saldırılara maruz bırakmak gibi hedeflerle, “bir taşla birden fazla kuş vurma” hesabı yapıyorlar.

Ortaya çıkan bu kaos ve çatışma ortamı, AKP iktidarının bütün itiraz ve ikazlara rağmen sürdürdüğü Suriye politikasının bir neticesi. “Esad’ı devirme”yi hedefleyen bu politika Suriye’deki iç savaşı tırmandırıp yüz binlerce insanın katline, milyonlarcasının evini barkını ve ülkesini terk edip sığınmacı konumuna düşmesine, kontrolsüz göç dalgalarıyla iç dengelerin bozulmasına, savaş bölgesindeki yerleşim yerlerinin tahribine, dış güçlerin maşası terör örgütlerinin palazlanmasına, her alanda son derece ağır bir enkazın ortaya çıkmasına sebep oldu.

Şimdi bu tablonun bizdeki sorumluları yıllarca inatla reddettikleri “normalleşme ve diyalog”dan dem vuruyorlar. Ankara ve Şam elbette yine birlikte olmalı. Ama inandırıcılığı olmayan samimiyetsiz politikalar ve U dönüşleri ile bu mümkün mü?

Okunma Sayısı: 2210
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Demokrat

    5.7.2024 02:57:56

    1998 Adana Mutabakatı nedir,kaç maddeden teşekkül et.is,ülkemize hangi faydaları olmuş,iki İslam ülkesi arasında maddi ve manevi bağların artması kimleri rahatsız etmiş,kimlerin verdiği ödülün gereğini icraya döken, bu antlaşma ve sağladığı faydaları hak ile yeksan eden lider kim,yaptığı yanlış, ihanet hangi bölge ülkesinin hain emellerine ciddi bir yardımcı rolü oynamıştır. Bu ve daha yüzlerce sualin cevap bulacağı bir panel,münazara vb.toplanti ile akademik bir araştırma tüm soru işaretlerinin vuzuha kavuşmasını sağlayacaktır.

  • Semanur Tunoğlu

    4.7.2024 12:29:50

    Türkiye'nin komşuları ile tarihsel bir bağı var. Bu bağ görmezden gelinemez. Komşu devletlerde Türkiyenin razı olmadığı bir değişim yaşanmamalı.

  • A.Yılmaz

    4.7.2024 10:51:02

    Bugün muhalefette yer alan dönemin dış işleri bakanı Ahmet Davutoğlu Suriye sorununda öngörüsüz hamleleriyle en çok vebale giren kişilerden biridir.

  • Avni Aladağ

    4.7.2024 10:33:02

    İslam coğrafyasının baharı, yeşil Kemalizm inkıraza uğradığı zaman gelecektir..yüzdük yüzdük kuyruğuna kadar geldi..biraz daha sabır.zira altından bir bahar bekliyor mazlum ve mağdurları..zulüm, fitne ve fesat ehlinin ise vay haline,vay ki vay...

  • Erhan

    4.7.2024 07:37:10

    Kendi içimizde kronikleşmiş binbir türlü sorun varken, komşunun sorunları ile ilgilenmek ne kadar doğru sormak lazım. Hem ayrıca biz Esat’ı indirmek için beyhude politikalar geliştirdik, bu politikalar içinde en büyük yanlış, ÖSO gibi bir yapıyı besledik büyüttük, rivayete göre kendi iç işlerimizde de kullandık, başımıza bela ettik, şimdi bu U dönüşünün ne kadar faydası olacak, bekleyip göreceğiz. sonuç ortada.

  • Erhan

    4.7.2024 07:30:29

    Biz bu insanları sevdiğimizden değil, bu işten nasıl siyasi ve mali rant elde ederiz hesabı ile politikalar geliştirdik baştan sona yanlış. Bölge coğrafyasında, geçmişten günümüze suriye ve bugün filistinde yaşananların, mayınlı bölgenin temizlenmesinden sonra başlaması bunların BOP projesi kapsamında olduğunu gösteriyor.

  • S.topuz

    4.7.2024 06:04:28

    "Allâhü veliyyillezîne âmenü!" "Allah c.c iman edenlerin dostudur!" "Lâ tehzen, innallâhe meanâ! Üzülme, muhakkak ki Allah (c.c) bizimle BERABERDIR! "Vallâhü alâ külli şeyin GADÎR!" "Allah'ın c.c gücü her şeye yeter!" ALLÂHÜEKBER! Allah c.c her şeyden ve herkesten daha BÜYÜKTÜR! "Allâh'ü yütimmi NURİHİÎ, velev kerihel KÂFİRÛN!" "Allah c.c NUR'unu tamamlayacaktır, KÂFİRLER istemese de." اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ فِتْنَةِ اٰخِرِ الزَّمَانِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ فِتْنَةِ الْمَس۪يحِ الدَّجَّالِ وَ السُّفْيَانِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنَ الضَّلَالَاتِ وَ الْبِدْعِيَّاتِ وَ الْبَلِيَّاتِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ شَرِّ النَّفْسِ الْاَمَّارَةِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ شُرُورِ النُّفُوسِ الْاَمَّارَاتِ الْفِرْعَوْنِيَّةِ ٭ اَللّٰهُمَّ اَجِرْنَا مِنْ شَرِّ النِّسَٓاءِ .. "İnnallâhe meassabirîn." Allah c.c Sabreden ve müsbet hareket ederek HAK ve HUKUKUNU MÜDAFAÂ EDENLERLE BERABERDİR! ZÂLİMLER ve KÂTiLLER, Münâfıklar için yaşasın CEHENNEM!🤲🌷😭😤💗🌙☝️🕊🕊🌍🇪🇺🇹🇷🇵🇸🇵🇸🇵🇸

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı