"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Üç haftada üç karanlık saldırı

Kâzım GÜLEÇYÜZ
03 Şubat 2024, Cumartesi
Fatih Camiinde slogan atan şahsın, kendisini uyaran İmam Galip Usta’yı ve müdahale edip saldırısını engellemeye çalışan öğrencisi Bilal Erdem’i bıçaklaması...

Bu olaydan üç hafta sonra Sarıyer’deki Santa Maria Kilisesine IŞİD militanları tarafından yapılan ve Tuncer Cihan isimli Türk vatandaşının katledildiği saldırı... Ardından “Filozof Ramazan” olarak da anılan Ramazan Böçkün (Pişkin) Hocanın Kocamustafapaşa’da işlettiği çay ocağında bıçaklı saldırıya uğrayıp öldürülmesi...

Ocak ayında kısa aralarla peş peşe meydana gelen bu saldırıların arkasında ne var? Fatih Camii saldırganının psikolojik problemleri olan bir meczup olduğu belirtilirken, Ramazan Hocanın katlinde tarikatlara yönelik eleştirilerinin rolü olabileceği iddia ediliyor ki, işin bu yönünün çok dikkatli tahlil edilmesine ihtiyaç var.

Hakkında söylenenlerden ve yazılanlardan anlaşıldığı kadarıyla Ramazan Hoca nev-i şahsına münhasır bir şahsiyet. Dünya nimetlerinde gözü olmayan kanaatkâr bir insan. Tarikatları “rant kapısı” yapanlara ve din tüccarlarına ağır tenkitleri var. 2017’de Diyarbakır Ulu Camiinde kıyafeti için uyardığı bir kadının şikâyeti üzerine mahkemelik olmuş. Sözlerinde yer yer Vehhabiliğe kaydığı ve Ehl-i Sünnetten sapmalar olduğu yönünde iddialar seslendirenler de var.

Bazılarının “deli,” bazılarının “veli” olarak gördüğü, derviş mizacında, “gariban” bir kişilik olarak “derin” konulardaki sohbetleriyle kendisinden söz ettirmiş. Yaşayış tarzındaki sadelik ve kanaatkârlık, bilhassa bu dönemde iktidar nimetleriyle ayakları yerden kesilen kimi “din ehli”nden çok bariz bir farkı yansıtıyor. Tarikatlara yönelik tenkitlerini “toptancı bir mantık”la yapmadığı noktasında bir tadil ihtiyacı hissetmesi de gözden kaçırılmaması gereken önemli bir husus.

“Böyle bir insanı kim katletmiş olabilir?” sorusunun cevabı aranırken, eleştirdiği tarikatları adres gösteren yorumların, yakın zamanda dikkat çekmeye çalıştığımız bir fitne senaryosunun parçası olması kuvvetle muhtemel.

Cumhuriyet tarihi boyunca çok daha ağır hücumlara maruz kalan tarikatların bunlara şiddet kullanarak karşılık verme gibi bir tercihten özenle kaçındıkları, bilinen bir gerçek.

Arkaplanı aydınlatılamayan münferit suikast ve cinayetlerde ise mutlaka derin mahfillerin parmağı var. Ve istihbarat vesayetinin alabildiğine güçlendiği tek adam rejimi bu mahfillerce tezgahlanacak her türlü provokasyona alabildiğine müsait bir alan açmış durumda.

Böyle puslu bir ortamda bir kez daha “Cemaat ve tarikatlar; tuzaklara dikkat!” diyoruz...

Okunma Sayısı: 3087
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Tikici

    4.2.2024 15:05:09

    suikast ve cinayetlerde derin mahfillerin parmağı olduğu tartışılmaz. Yoksa Klisedeki bir engelli vatandaştan kim ne isteyebilir ki? Ancak bu tür provokasyonlara alan açmış olan şey sadece tek adam rejimi değil. Hem Menderes'e hem Demirel'e yönelik ne provakasyonlar, ne darbeler gördük. Bu provakasyonlara ve darbelere Menderes'in ve hem Demirel'in tek adam rejimleri mi sebebiyet verdi? Müesses nizam her zaman ve her rejimde provakasyonlara ve darbelere teşnedir. Bence Türkiye üzerine yeni bir oyun tezgahlanıyor. Bu seferki aparatın adı tarikatlar Böyle puslu bir ortamda tarikatlar tabii ki tuzaklara karşı dikkatli olmalı Ama ne kadar dikkatli olurlarsa olsunlar düğmeye basılmış gibi kaçınılmaz sona doğru hızla sürükleniyoruz Şeyranın satranç oyunundan maalesef kurtuluş yok Selamlarımla

  • Aysuna

    3.2.2024 16:34:49

    130 bin sabıkalı topluma salındı...Ramazan Hocayı öldüren kişi 9 kez sabıkalı...Karıncayı incitmemiş insanlar hâlâ içerde...Buna da İlahî Adâlet dediler...

  • Yılmaz Yılmamış

    3.2.2024 12:37:09

    Bayatlamış provokasyon hamleleri... hatırlattığınız için teşekkürler

  • Erhan

    3.2.2024 11:59:32

    Ne hikmetse ülkemiz ne zaman seçim atmosferine girse, bir yerde bombalar patlar, havalimanlarında insanlar öldürülür, taksiciler öldürülür ve bu şekilde suçu günahı olmayan masum mazlum insanlar katledilir. böylesine kaotik bir ortam oluşturulur ve seçime öyle gidilir. Şahsi çıkar ve menfaatleri uğruna ülkeyi bu hale getirenleri Allah’ım sana havale ediyoruz.

  • Mustafa Said Kara

    3.2.2024 10:53:49

    Cinayet işleyen için kısas hükümleri işletilmesi lazım. Şeriatın her bir zerresinde hayat vardır. Biz istemesekte bir gün şeriatın kurallarını uygulayacağımız kanunlar çıkarılacak. Başka yolu yok çünkü. İnsanı ancak şeriarın hikmetli kuralları terbiye edebilir. En son taksiciye yapılandan sonra kimse şeriat isteyenlere kızmaya kalkmasın!

  • Rüstem Garzanlı

    3.2.2024 07:14:52

    Ramazan Pişkin'in cenazesi Diyarbakır Havalimanı'ndan alınarak tarihi Ulu Cami'de cenaze namazının ardından Pişkin'in cenazesi, Sur ilçesindeki Çifte Havuz Mezarlığı'nda defin edileceği bir gün önce duyuru yapılmıştı ...Bu mesaj üzerine Diyarbakır halkı, çevre il ve ilçelerde cenaze namazına katılmak üzere ulucamii'ye yoğun bir katılım oldu. Cami içinde yer kalmadı hatta caminin geniş avlusu bile dolmuştu...öğle namazına müteakip cenaze namazı kılınacaktı...imam " Ramazan hocanın cenazesi defin edilmiş öğle namazından hemen sonra gıyabi namazı kılınacak" dedi Havalimanından cenazesi camiye getirip Alel acele namazı kılıp hemen defin edilmesine bir mana verilemedi......Taziye evinde de yoğun ziyaretçi akını vardı ...Allah rahmet etsin ....

  • Rüstem Garzanlı

    3.2.2024 06:15:55

    Kazım Bey, Ramazan hocanın profilini güzel kaleme almış, hakikaten gariban, asla ve asla kimseden hiçbir surette maddi menfaat beklentisi olmayan, bildiği doğruları mertçe konuşan , tavizsiz kişiliğe sahip biriydi Ramazan hoca.... Kazım beyin yazdığı gibi tesettür için uyardığı kadının şikayeti için mahkemelik olmuş, açık bir şekilde kadının cami avlusuna gelmesi veya gönderilmesi de akla başka soru getiriyor...Bu yetmedi ona akıl hastası dediler Elazığ akıl hastanesine gönderdiler, daha çok psikolojik baskılara rağmen Ramazan hoca ne siyasetçilere ne menfi milliyetçilik yapanlara ne de rantçılara ey vallah demedi ...Belki alim değildi amma ismi üzerinde bir "FİLOZOF" ti...Mazlum yaşadı, mazlum gitti...Onun hakkında bir yazı yazacaktım, Kazım bey hissiyatıma tercüman oldu ..Allah razı olsun

  • İsmail Atak Cebecili

    3.2.2024 02:08:13

    EVET...YENİASYA ve Genel Yayın Yönetmeninin, gündemi gerektiği gibi takip edip, okuyucuyu aydınlattığı bu yazı ile de tezahür etmektedir. Tebrikler. Böyle sis, pus, duman içinde kalan, kalması istenen olayları, korku ile görmezden gelmek isteyenlere inat, Risale-i Nur’u okuyanların, NUR’un gözlüğü ile olayları değerlendirip, tahlil edip, kamuoyunu tatmin edici bilgilerle canlı tutması, YENİASYA’nın görevidir.

  • a. kadir Ceylan

    3.2.2024 00:53:21

    Prof Mehmet Görmez hocanın şöyle bir sözü vardı: "Din yanlış yorumlandığında dinsizlik kadar zarar verir." Son yıllarda bazı tarikat hocaları dini alemşümulluktan yerli ve milliliğe indirmeyi hedefleştirdiler. Öyle ki rejimi dinleştirdiler. Rejim muhaliflerine ilmi cevap verme yerine onları hain sapık gibi sıfatlarla vasıflandırdılar. Ramazan hocaya da aynı saldırıları yapıp açıkça hedef gösterdiler. Tarikatların bu hocalara dikkat etmesi lazım. Çünkü dinin hedefi barıştır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı