"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cuntacıların darbe hazırlığı

M. Latif SALİHOĞLU
28 Nisan 2021, Çarşamba
GÜNÜN TARİHİ: 28 NİSAN 1960

1950 ve 1954 seçimlerinin ardından yapılan 1957 seçimlerinde de başarısız olup iktidar ümidini kaybeden İnönü cephesi, bu kez tutumunu alabildiğine sertleştirerek, kelimenin tam anlamıyla yıkıcı bir muhalefete başladı.

Aynı cümleden olarak, hem üniversite kadroları, hem de askeriyedeki bazı cuntacı subaylarla gizliden temas kurarak, DP iktidarını yıpratma kampanyasını başlattı.

Ana muhalefet cephesinin lideri İsmet Paşa, gittiği hemen her yerde, iktidar yanlısı vatandaşları tahrik edici söz ve hareketlerde bulunmaktan geri durmadı. Öyle ki, birçok yerde yaralanmalarla neticelenen çatışmalar yaşandı.

Bu arada, çoğu İnönü yanlısı olan medyanın iktidar partisine gözdağı veren yayınları da had safhaya çıktı. Meselâ, muhalefetin ağzından çıkan “Zalimleri yıkmak için gereken cesaret bizim ordumuzda ve gençliğimizde vardır” şeklindeki sloganları açıktan açığa kullanmaya yöneldi. İsmet Paşa, böylelikle ordu ve üniversite ile birlikte medyayı da yedeğine almada büyük ölçüde başarılı oldu.

İşte, bütün bu gelişmeler, adım adım yaklaşmakta olan kanlı darbenin aslında ayak sesleriydi.

*

Darbeden bir ay kadar evvel, öğrencileri tahrik etmeye yönelik hazırlanan yeni bir plan devreye sokuldu.

Bu plana göre 28 Nisan 1960 günü İstanbul Üniversitesi bahçesinde toplanan üniversite talebeleri “Kahrolsun hükûmet, Menderes istifa” sloganlarını atmaya başladı.

Önce, devreye polisler girdi. Ancak, gerginlik yatışmadı, çatışma daha da hızlandı. Ardından, bir askerî birlik getirtildi. Askerler ile öğrenciler tam karşı karşıya gelmişti ki, aniden hiç umulmadık bir gelişme yaşandı. İki taraf birbirine sarmaş-dolaş oldular.

4000 civarındaki üniversite öğrencisi, var güçleriyle “Yaşasın ordu! Yaşasın Türk askeri” diye sloganlar atmaya başladı. İki taraf arasında hiçbir sürtüşme dahi yaşanmadan ayrıldılar.

Biraz sonra ise, tekrar Bayezid Meydanı’nda toplanan göstericilerle polisler arasında gerilim yaşandı. Patlatılan silâh sesleri arasında gürültü had safhaya ulaştı.

Bu hengâmede, Turan Emeksiz ismindeki bir Orman Fakültesi öğrencisinin polis kurşunu ile öldüğü iddia edildi.

Ondan sonra da iş tamamen kontrolden çıktı. Eylemler ve protesto gösterileri daha da artmaya başladı. Nihayet, bir ay sonra, şartları iyice olgunlaştırılan o kanlı darbe gerçekleştirilmiş oldu.

Üstad Bediüzzaman, darbeyi hissediyor

Bediüzzaman Hazretleri, vefatına yakın günlerde, yaklaşan dehşetli darbeyi bir şekilde hissetmiş, bundan endişe duymuş, Dr. Tahsin Tola başkanlığındaki bir heyetle bu endişesini Namık Gedik’e iletmiş ve bunun önüne geçilmesi için de Ayasofya’yı yeniden ibadete açmalarını istemiştir.

Zira, Ayasofya açılsaydı, cuntacılar darbe yapmayı göze alamazlardı. Darbelerine herhangi bir kılıf uyduramazlardı.

Heyetle yapılan görüşme esnasında, Namık Gedik, bir askerî darbenin yapılacağına hiç ihtimal vermediğini söylüyor.

*

Öte yandan, bayıltılıncaya kadar işkence çektirilen ve 30 Mayıs (1960) gecesi Harp Okulu penceresinden aşağıya atılarak vahşice katledilen Namık Gedik’in başına gelen bu feci âkibeti hissetmişcesine ondan sitayişle bahseden Üstad Bediüzzaman, bir mektubunda ismini tam üç defa zikretmek sûretiyle, bir cihetiyle onu adeta ibrâ etmiş oluyor.

Emirdağ Lâhikası isimli eserinin sonlarında Adnan Menderes ile Tevfik İleri’ye iki kez atıfta bulunan Bediüzzaman, “İslâmiyete ciddî taraftar” dediği Namık Gedik’in ismini ise, hem üçüncü kez zikrediyor, hem de Ayasofya Camii’nin yeniden ibadete açılması için bilhassa kendisiyle görüşmek istediğini beyan ediyor.

Bu vesileyle, aynı eserde geçen darbe endişesine dair bir başka ifadeyi de iktibas etmekte fayda var. Son mektuplarından birinde, şunları söylüyor Üstad Bediüzzaman:

“Halkçılar ırkçılığı elde edip tam sizi mağlûp etmeye bir ihtimal-i kavî ile hissettim. Ve İslâmiyet namına telâş ediyorum. (Age, s. 387)

Okunma Sayısı: 1756
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Said Yüksekdağ

    28.4.2021 15:11:28

    Üstad Bediüzzaman telâş etmekte haklı olduğunu zaman gösterdi.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı