"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siirt’in ilk Nur dershanesi

Misbah ERATİLLA
27 Temmuz 2026, Pazartesi
Bediüzzaman’ın talebesinden Ceylan Çalışkan’ın 1951 yılında Siirt’e askere olarak gelmesiyle Bediüzzaman ve Risale-i Nur ismi ilk defa konuşulmaya başlandı.

Korkunun ve baskının hâkim olduğu o yıllarda doğu ve güneydoğu şehirlerinde Diyarbakır ve Urfa hariç birkaç kişinin dışında Risale-i Nuru okuyan ve sahip çıkan pek kimse olmadı. Diğer şehirlerde olduğu gibi Siirt’te de Risale-i Nura sahip çıkacak Nur talebesi yok gibiydi.

Risale-i Nurların yayılmaya başladığı 1950 yılın ikinci yarısından sonra Bediüzzaman, Tillo’lu Said Özdemir’i yanına çağırdı: “Kardeşim git Siirt’te bir Risale-i Nur medresesi aç” dedi. Said Özdemir Siirt’i ve Siirt’teki Risale-i Nur talebelerinin sayısını ve risaleleri anlayarak okuyanları düşündü kendi kendine: “Bir yerde Risale-i Nur medresesi açmak zor bir iş değil, onu sahiplenmek kapısını açıp, kapısını kapayacak birilerin olması lazım. Kimse yoksa medrese açmak ne ifade eder” diye düşündü. Bediüzzaman bir müddet sonra yine Said Özdemir’e “Siirt’te medrese açın” dedi. Böylece Bediüzzaman Said Özdemir’e Siirt’te medrese açma meselesini birkaç defa daha tekrar etti. 

Said Özdemir, “Üstadım ben gidip açmasına açayım ama medresede kalacak kimse yok” dedi. Bediüzzaman, “Kardeşim senin görevin gidip oraya medrese açmaktır. İçinde kalacakları göndermek Allah’ın vazifesidir. Sen git vazifeni yap, Allah’ın vazifesine karışma” dedi. 

Bu ısrarlı emir üzerine Said Özdemir vakit kaybetmeden hemen Siirt’e gitti. Çarşıbaşı mevkiinde derme çatma bir ev buldu ve Siirt’te ilk medreseyi açmış oldu. Said Özdemir, medrese sahipsiz kalacak diye beklerken birkaç ay sonra Fethi Yücedağ adında bir Nur talebesi geldi, medresenin kapısını Siirtlilere açtı. Sonraki zamanlarda Risale-i Nur gönüllerde ve akıllarda yerini aldı. 

Siirt’te Risale-i Nurları tanıyanların başında Hacı Osman Kıngır gelir. Ardından Molla Muhammed Aksoy, Molla Sabri Bilgili, Kenan Sağlam, Rıdvan Sağlam, Mehmet Yardım, Öner Ergenç ve Sağlam ailesinin anneleri bu kervanın ilk emektarlarıdır. Bu talebeler zor zamanları cesaretle, ihlâsla, sadakatle ve fedakârlıkla Siirt ve çevresine sağlam temeller atarak Risale-i Nur’un yayılmasını sağladılar. 

Bir de Siirt’i farklı kılan Birinci Dünya Savaşında Bediüzzaman’la savaşa katılan dostu ve arkadaşı Şeyh Celâlî’nin burada yaşamasıdır. Nur talebeleri 1973 yılında vefatına kadar onu yalnız bırakmayarak Bediüzzaman’ın emanetine saygıda kusur etmediler. 

Siirt’in ilk Nur talebelerinde Kenan Sağlan, Rüstem Garzanlı’ya verdiği röportajında, “Bediüzzaman Hazretlerinin saf-ı evvel talebelerinden ziyaretinde bulunduğum Hüsrev ağabey, Sungur ağabey, Abdullah Yeğin ağabey gibi çok değerli ağabeylerden çok hayretengiz hatıralar dinledim, onlar beşeriyet için birer örnek ve pişdar idiler. Cenab-ı Hak onların hayır ve sevaplarından bizleri mahrum etmesin” diye ifade etti. 

İman nurunu söndürmeye çalışanlara karşı Nur talebeleri birer itfaiye eri olarak imansızlık yangınını söndürmeye çalıştı. Siirt’teki fedakâr, cefakâr, kahramanları Nur talebeleri de bu görevin hakkıyla yerine getirerek Risale-i Nurlar’ın bu günlere gelmesine katkıda bulundular.

Kaynak:

1- Taha Çağlaroğlu, Suyu Taşıyan Nehir- Said Özdemir

2- Rüstem Garzanlı, Yeni Asya Gazetesi, 01.08.2017   

Okunma Sayısı: 248
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı