1924 yılının sonlarına doğru İran’dan göç eden muhacir İmam Dayı, Van’ın merkeze bağlı Sihkê bugünkü adıyla Bostancı köyüne yerleşir.
Ailesini geçindirmek için köylülerden bir tarlayı icar eder tadı çok güzel sadece Van ve civarında yetişen bir kavun çeşidini tarlaya eker. Lakin o yıllarda beyaz bir kurtçuk kavun bitkisinin damarlarına musallat oluyormuş. Van’da kavun yaprağının Ağustos sıcağını görmesi şarttır. Kuruyan kavun bitkisinin yerine tekrar çekirdek ekilince Ağustos sıcağına yetişmediği için, olsa bile o güzel tadı vermiyormuş. İmam Dayı’nın ektiği bostana beyaz kurtçuklar musallat olmuş ve bir kurtuluş çaresini düşünmüş. Cuma günleri Çoravanis’teki menzilinden Van’a Cuma namazını kılmak için yolu Sihkê köyünden geçen Bediüzzaman Said Nursî aklına gelir. Hemen bir kalem bir kağıt tedarik eder ve yolda Bediüzzaman’ı bekler. Nihayet Bediüzzaman görünür hemen yanına gider: ‘Bostanıma beyaz kurtçuklar musallat olmuş, tek geçim kaynağım bostanda yetişecek kavunlardır, ne olur bir muska yaz der ve kağıt kalemi uzatır. Bediüzzaman İmam Dayı’nın samimiyetini görünce isteğini geri çevirmez. Der ki, “Sen o kağıt kalemi cebine koy, bostanının toprağından bir avuç toprak al. Öbür Cuma günü gel burada beni bekle.” İmam Dayı bir muska yazsaydınız olamaz mıydı diye içinden geçirir. Tamam efendim, der ve gelecek cumayı iple çeker.
Ertesi cuma sabah erkenden bostanının yolunu tutar ve yanında götürdüğü mendiline iki avuç toprak koyar. Bu arada Bediüzzaman Çoravanis’teki menzilinden Van’a gelirken Sihkê köyüne varınca köyün içinden geçmezmiş, bir kavis çizerek köyün etrafından dolaşır ve yine yola inerek devam edermiş. İmam Dayı Bediüzzaman’ın yolunu gözlerken geldiğini görür ve hemen ayağa kalkar yanına varır. İmam Dayı beraberinde yine muska yazdırmak için kağıt kalem almış. Bir elinde mendilin içinde bostan toprağı, diğer elinde kağıt kalemi gören Bediüzzaman “ver bu mendili bana” der. İmam dayı hemen mendili uzatır. Bediüzzaman mendili itina ile açar ve birkaç dakika değişik bir haleti ruhiye ile bostanın toprağını temaşaya dalar. İmam Dayı’ya döner ‘al bu toprağı tekrar bostana götür ve üzerine serp’ der. “Sakın sakın sen o beyaz kurtçukları öldürmeyesin. Allah’ın izniyle dışarı çıkarlar ve kavunlarına zarar vermezler.” Bediüzzaman yoluna devam eder ve tekrar geri bakarak ‘kurtçuklar toprağın üzerine çıktığında sakın onları öldürme’ der. İmam Dayı, tamam efendim, der.
İmam Dayı, kavun tarlasına vardığında mendilini açar o toprağı tekrar bostana serper ve bekler. Bir zaman sonra beyaz kurtçukların toprağın altından teker teker çıktıklarını gören İmam Dayı hayretler içinde kalır. Bakar ki tüm kurtçuklar bostanın dışına doğru akmaya başlamış ve bostanı terk ediyorlar. İman Dayı iki dizini toprağa koyar ve iki elini havaya kaldırarak dakikalarca Rabbine şükr, Bediüzzaman Said Nursî’ye dua eder.
İmam Dayı o yıl Van’da bol kavun satar, iyi bir gelir elde eder.
Kaynak: Ahmet Yaprak