"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sudan’da Özgürlük ve Değişim Güçleri’nde bölünme

Muhammet ÖRTLEK
01 Ekim 2021, Cuma
Sudan’da 21 Eylül’deki başarısız darbe girişiminin ardından, ülkede protesto gösterileri devam ediyor.

Egemenlik Geçiş Konseyi (EGK) Başkanı Abdul Fettah El-Burhan’ın başını çektiği askerî kanat ile sivil cenahtaki Özgürlük ve Değişim Güçleri (ÖDG) arasındaki 26 Eylül’de yumuşamaya yönelik açıklamaların sahada yeteri kadar etkili olmadığı anlaşılıyor.

Gösterilerin devam etmesi toplumdaki unsurlar ile yönetim arasında kırılganlığı da ortaya koyuyor. Elbette bu durum ülke dışından ziyaret ve beyanatları da beraberinde getiriyor. BM’nin Sudan’daki Entegre Geçiş Yardım Misyonu (UNITAMS) Başkanı Volker Perthes 27 Eylül’de “başarılı bir demokratik geçişi sağlamak için Geçiş Hükümeti üyeleri arasında diyalog” çağrısında bulundu. Yine aynı gün, Fransa’nın Sudan Özel Elçisi Jen-Michel Dumont ise “Sudan’da sivil liderlikteki geçişe ve Geçiş Hükümeti’ne desteğini” belirtiyor. Bununla birlikte ABD’nin Afrika Boynuzu Ülkeleri Özel Temsilcisi Jeffrey Feltman’ın da Sudan’a bir ziyaret gerçekleştirmesi beklentiler arasında.

Diğer taraftan Sudan’ın, Güney Sudan’ın başşehri Juba’da 31 Ağustos 2020’de imzalanan “Sudan Barış Anlaşması”ndan diğer adıyla “Juba Anlaşması”ndan uzaklaşıldığı da değerlendiriliyor. Anlaşma, Güney Sudan liderliğinde, Sudan Başbakanı Abdullah Hamdok, Sudan EGK Başkanı El-Burhan ve her biri kendi içerisinde farklı gruplardan meydana gelen 6 silâhlı grup tarafından imzalanmıştı. 

Anlaşma’daki başlıca taraflar Sudan EGK’nın ÖDG’den ve Sudan Silâhlı Kuvvetleri’nden oluştuğu bildiriliyor. 

6 silâhlı gruptan birincisi: Darfur Yolu’dur. Darfur Yolu ise Adalet ve Eşitlik Hareketi, Sudan Kurtuluş Hareketi (Minni Minavi), Sudan Kurtuluş Hareketi Geçiş Konseyi, Sudan İttifakı Hareketi, Sudan Kurtuluş Güçleri İttifakı ve Sudan Kurtuluş Hareketi’nden müteşekkildir. 

İkincisi: Sudan Kurtuluş Hareketi-Kuzey, Güney Sudanlılar Sudan Halkının Kurtuluşu Hareketi ile bağlantılıdır. Yine grup kendi içinde farklı 2 fraksiyona ayrılmaktadır. Bunlardan Malik Agar fraksiyonu, Juba Anlaşmasını imzalamıştır. Ancak diğer Abdul Aziz El-Hilu fraksiyonu, Anlaşmayı imzalamamıştır. Her iki grupta Güney Sudan’ın Kordofan ve Mavi Nil bölgelerinde konumlanmıştır. 

Üçüncüsü: Beja Kongresi’dir. Kongre farklı etnik gruplardan meydana gelen siyasî yapıdır. Kongre’de gruplar arasında Juba Anlaşması hususunda fikir birliği mevcut değildir. Kongre lideri Usame Saeed, Anlaşmayı, Birleşik Halk Kurutuluş ve Adalet Cephesi ile Beja Kongresi adına imzalamıştı. 

Dördüncüsü: Kush Kurtuluş Hareketi’dir. Hareket, Halfa Vadisi’ndeki baraj inşaatından dolayı yerinden edilmişlerden oluşmaktadır. 

Beşinci: Devrimci Demokratik Cephe Partisi’dir. Parti, siyasî partilerin ve Sufi grupların koalisyonudur. 

Altıncı: Üçüncü Yol olarak adlandırılan El-Jabaha El-Thalitha-Tamazaj’dır. Üçüncü Yol, Güney Sudanlılar Sudan Halkının Kurutuşu Hareketi’nin bir kanadıdır.

Taraflar, Anlaşma masası etrafında, esas itibariyle 2003’te Darfur’da başlayan iç savaşı durdurmak, bölgede barış ve istikrarı sağlamak, Sudan’da demokratik geçişi başarmak için toplanmışlardı. Ancak Sudan’ın siyasî, ekonomik ve sosyal fay hatlarının kırılganlığından dolayı, grupların silâhlarını bırakmadığı görülmektedir. Bununla birlikte silâhlı ve toplumsal unsurlar arasında ayrılıklarda söz konusudur. Hartum’da 27 Eylül’de Adalet ve Eşitlik Hareketi Siyasî Sekreteri Süleyman Sandal açıklamasında “Minni Minnavi’nin Sudan Kurtuluş Hareketi (SLM), Khamis Jaleb, Muhammed Ali Kurayşi Tamazuj, El-Amin Davud’un grupları ile eski Halk Kurtuluş Cephesi lider kadrolarını, Adalet ve Eşitlik Hareketi’ni ve bazı unsurlarla birlikte, ÖDG’nin ayrı bir yapılanmasına gittiklerine” dikkat çekiyor.

Sandal ayrıca “ÖDG içinde bazı küçük aktörlerin kendi gündemlerini uygulamak için iktidar koalisyonunu ele geçirdiğini, dolayısıyla Sudan halkına geniş ve kapsamlı bir alternatif sunmaktan başka bir seçeneklerinin olmadığını” vurguluyor.

Sudan’da, Juba Anlaşması hakkında başından beri hem sivil hem de silâhlı gruplar arasında görüş farklılığı biliniyor. Bu farklılık geçen sürede ülkenin istikrara kavuşamaması üzerinde daha da belirginleşmekte ve derinleşmektedir. 21 Eylül’deki başarısız darbe girişiminin ardından sivil ve askerî unsurlar arasındaki karşılıklı açıklamalarda tansiyonun arttığı görülmüştür.

Aslında Sudan’da hal-i hazırdaki krizler hem EGK içindeki asker ve siviller arasında sürmekte, hem de ÖDG bünyesindeki sivil yapılar arasında da devam etmektedir. Darbe teşebbüsü sonrasında siviller arasındaki ihtilâflar daha da artmıştır.

Uluslar arası gözlemciler ise, Juba Anlaşması’nın Sudan’daki olumsuz gidişattan etkilenmeyeceğini iddia ediyorlar. Asker ağırlıklı, EGK’nın geçtiğimiz 2 yıllık süreçte, demokratik geçiş konusunda başarılı olduğu söylenemez. Sudan gibi geçmişi demokrasiden uzak bir ülkede, askerler yoluyla demokrasiye ve seçimlere gitmeye çalışmanın huzursuzluğunun yaşandığı ihtimal dahilindedir. Ülkenin ilerlemesini, heterojen özellikteki asker, sivil, etnik/toplumsal yapıların anlaşmazlığı olumsuz etkilemektedir. 

Her şeye rağmen Sudan’da asker ve sivil yapıların net bir pozisyon almaları bekleniyor.

Okunma Sayısı: 456
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı