Kur’ân, iman ve Risale-i Nur hizmeti talip olanlara başta zahmetli ve meşakkatli bir iş ve çalışma gibi görünse de zaman içerisinde okumak ve hizmette hademeliğe talip olmak, bu büyük görünen küçük ve küçük engeli, zahmeti ve meşakkati aşmış olur.
Risale-i Nur dairesinde olanlara ancak Risale-i Nur dairesi içerisinde olanlar yardımcı olabilir ve destek olarak muvaffakiyetlerine sebep olabilirler.
Nur dairesi doksan dokuz manevîdir ve manevî koruma kalkanlarına sahiptir... Risale-i Nurlar’ın okunmasıyla teşkil edilen bu şahs-ı manevî dairesinin içerisine dahil olanlar daima muhafaza altındadırlar. Yeter ki Risale-i Nur okumalarını inkıtaa uğratmasınlar, tembellik ve gaflete düşmesinler.
Eğer Risale-i Nur okumalarından muvaffak olamazlarsa yüzde birlik dünyanın her türlü metaına ve ehl-i dünyaya ve de zındıka komitesinin dessas planlarına, programlarına teslim olup mağlup olurlar.
Elbette ki insan hatadan ari değildir. Şeytan var, vesvese var ve daha sonra ehl-i dünya, dünya sevgisi, makam mevki ve dessas zındıka komitelerinin gizli hücumları var. Bütün bunlara karşı ise şahs-ı manevî çadırının temel değerini oluşturan çok kuvvetli bir iman-ı tahkikî lazımdır, elzemdir.
İman; ancak iman-ı tahkikî ve daha üst kuvvetli iman daireleriyle inkişaf eder, kendisini gösterir ve kuvvetini tesir ettirir. Öyle ya “İman hem nurdur hem kuvvettir… Evet hakiki imanı elde eden adam kâinata meydan okuyabilir.”
Eğer farkına vardığımız veya duyduğumuz değil de elimizde olan, bu hasta, gaddar ve zalim asırda yayılmış-yazılmış Kur’ân, iman, İslâm için muhteşem bir tefsir Risale-i Nurlar okumaz ve sırtlar ona dönerse o da size sırtını döner ve faydalanamazsınız.
En iyi tercihi edilecek bir yol Risale-i Nurları dikkatle tekrar tekrar ve anlayarak okumaktır. Anlamakta ve yaşamaktadır.