"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Liyakat kesbetmek

Rifat OKYAY
11 Eylül 2026, Cuma
Risale-i Nur Külliyatının Lâhika mektupları olarak yayınlanan eserlerden birisi olan Sikke-i Tasdik-i Gaybî’de geçen bir mektupta, yazılan şu paragrafı dikkatlice okumamız lazımdır:

“Evet, bu asrın dehşetine karşı taklidî olan itikadın istinad kal’aları sarsılmış ve uzaklaşmış ve perdelenmiş olduğundan, her mü’min, tek başıyla dalâletin cemaatle hücumuna mukavemet ettirecek gayet kuvvetli bir iman-ı tahkikî lâzımdır ki dayanabilsin. Risale-i Nur, bu vazifeyi en dehşetli bir zamanda ve en lüzumlu ve nazik bir vakitte, herkesin anlayacağı bir tarzda, hakaik-i Kur’âniye ve imaniyenin en derin ve en gizlilerini gayet kuvvetli burhanlarla ispat ederek, o iman-ı tahkikîyi taşıyan hâlis ve sadık şakirtleri dahi, bulundukları kasaba, karye ve şehirlerde, hizmet-i imaniye itibarıyla âdetâ birer gizli kutup gibi, mü’minlerin mânevî birer nokta-i istinadı olarak, bilinmedikleri ve görünmedikleri ve görüşülmedikleri halde, kuvve-i mâneviye-i itikadları cesur birer zâbit gibi, kuvve-i mâneviyeyi ehl-i imanın kalblerine verip mü’minlere mânen mukavemet ve cesaret veriyorlar.”

Şöyle bir şeref-i maneviye ve makam-ı âliyeye mazhar olmak ve liyakat kesbetmeyi kim istemez ki... Demek ki Risale-i Nurları dikkatlice nefsimize okumak; şeytanları ve ehli dalaletin, ehl-i sefahatin dessas zalimlerini susturacak kadar hakikat-i imaniyenin künhüne, derunî tesir ve faidelerine malumatlarına ulaşabilmeyi netice verdiği gibi, dairenin yakınında bulunanları, dostları ve düşmanlık etmeyenleri de kudsî bir iman, Kur’ân, İslâmiyet şemsiyesinin büyük çadırının altına alıp dayanak noktası olarak onlara tesir ederek kurtarıp koruyabiliyor...

Risale-i Nur’un Lâhika mektuplarında da çok sık tekraren beyan edildiği gibi; ahirzamanın dehşetli küfrü ve fitnesi karşısında dayanma ve hizmet edebilme gücünü, kuvvetini “Aziz, sıddık, kahraman, çalışkan, gayretli, hamiyetli, sarsılmaz, usanmaz…” talebeler olarak Risale-i Nurları dikkatlice okuyacağız, kendimize okuyacağız. Defaatle okuyacağız. Ve başkalarına anlatabilmek için manaları yaşayarak ve göstererek, hallerine gelebilmek için okuyacağız ve tekrar tekrar hazmederek, hissederek zevk ve lezzet haz alarak bu iman, Kur’ân, İslâmiyet hakikatlerini okuyacağız... 

Risale-i Nur okumalarında şerefli basamaklara çıkmak ve birer kutup gibi etrafımızdakilere kudsî manaları anlayarak anlatmanın yolu işte budur. Risale-i Nur’ları dikkatlice okumak, okumak ve okumak...

Rabbim bizleri feyizli ve bereketli manaları elde edebilmek ve yaşayabilmek için Risale-i Nur okumalarında muvaffak eylesin... Âmin, âmin, âmin!..

Okunma Sayısı: 1609
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Celal can

    11.09.2026 10:16:58

    Söylemek doğrumu bilmiyorum dün gece iktisat risalesinden yedinci nükteyi hem yazarak okudum.yatmadan önce yeni asyada birşeyler okuyup yatayım dedim . ilk Abidin Yıldırım abeyin yazısı tevafuk etti yedinci nükteden sonra okudum öyle bir tesir ettiki Allah razı olsun.

  • S.topuz

    11.09.2026 08:11:15

    ..."{(Haşiye): Hattâ hadîs-i sahihle, âhirzamanda İsevîlerin hakikî dindarları ehl-i Kur'an ile ittifak edip, müşterek düşmanları olan zındıkaya karşı dayanacakları gibi; şu zamanda dahi ehl-i diyanet ve ehl-i hakikat, değil yalnız dindaşı, meslekdaşı, kardeşi olanlarla samimî ittifak etmek, belki Hristiyanların hakikî dindar ruhanîleri ile dahi, medar-ı ihtilaf noktaları muvakkaten medar-ı münakaşa ve niza' etmeyerek müşterek düşmanları olan mütecaviz dinsizlere karşı ittifaka muhtaçtırlar.}"... Risale-i Nur Külliyatı, Lemalar (Sözler N.) - 155 🤔🙌🌹🤲🌹♥️☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊⚖🌍🇪🇺🕋😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    11.09.2026 08:04:30

    "Bu zaman ehl-i hakikat için, şahsiyet ve enaniyet zamanı değil. Zaman, cemaat zamanıdır. Cemaatten çıkan bir şahs-ı manevî hükmeder ve dayanabilir. Büyük bir havuza sahib olmak için bir buz parçası hükmündeki enaniyet ve şahsiyetini, o havuza atmaktır ve eritmek gerektir. Yoksa o buz parçası erir, zayi' olur; o havuzdan da istifade edilmez. Hem mûcib-i taaccüb, hem medar-ı teessüftür ki; ehl-i hak ve hakikat, ittifaktaki fevkalâde kuvveti ihtilaf ile zayi' ettikleri halde; ehl-i nifak ve ehl-i dalalet, meşreblerine zıd olduğu halde, ittifaktaki ehemmiyetli kuvveti elde etmek için ittifak ediyorlar. Yüzde on iken, doksan ehl-i hakikatı mağlub ediyorlar." Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu - 143 😪🙌🌹🤲🌹♥️☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊⚖🌍🇪🇺🕋😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı