Çocukken bize en çok sorulan sorulardan biri de “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusudur. Siz de bu soruyu sıkça duyuyorsunuzdur can kardeşlerim. Kimi doktor olmak ister, kimi öğretmen, kimi mühendis, kimi de astronot... Hepimizin gelecekle ilgili hayalleri vardır. Peki, hiç şunu düşündük mü? Biz olmak istediğimiz mesleği elde edebilmek için uzun yıllar çalışırken, insanın dışındaki her varlık kusursuz bir şekilde işini yapıyor. Hem de hiç aksatmadan. Meselâ Güneş her gün doğuyor ve Dünya’mızı aydınlatıyor. Dünya kendi etrafında ve Güneş’in etrafında düzenli bir şekilde hareket ediyor. Ağaçlar bahar gelince çiçek açıyor, meyve veriyor. Arılar çiçekten çiçeğe uçup çalışıyor. Küçücük sineklerin bile kendilerine göre önemli vazifeleri bulunuyor.
İşlerini nereden öğreniyorlar?
Bizim bir mesleği öğrenebilmemiz için ders çalışmamız, eğitim almamız, okullarımızı bitirmemiz, o alanda çalışmamız gerekiyor. Peki bir arı, ne yapması gerektiğini nereden biliyor? Bir kuş yuvasını nasıl yapacağını nasıl öğreniyor? Bir örümcek ağını kurmayı nereden biliyor? Onlar ne yapacaklarını öğrenmek için yıllarca okula gitmiyor, kitap okumuyor veya meslek seçimi yapmıyorlar. Kendilerine verilen vazifeyi şaşırmadan yerine getiriyorlar. Allah onlara ne iş yapacaklarını ilham etmiş, onların zihnine hangi vazifeyi yapacağını önceden programlamıştır.
İşte burada insanın diğer canlılardan farklı bir tarafı ortaya çıkıyor. İnsan hayvan gibi olamaz. Bizim aklımız, düşünme kabiliyetimiz ve irademiz var. Yani sadece bize verilen özelliklerle hareket etmiyor, seçimler yapabiliyoruz. Bir meslek seçebiliyoruz. Ne okuyacağımıza karar verebiliyoruz. İyilik yapmayı veya yapmamayı tercih edebiliyoruz.
Nasıl bir insan olacağım?
Bunun için biz sadece “Büyüyünce hangi mesleği yapacağım?” sorusunu değil, “Ben nasıl bir insan olacağım ve Rabbime karşı vazifelerimi nasıl yerine getireceğim?” sorusunun cevabını da küçük yaşlardan itibaren düşünmek zorundayız. Çünkü sadece dünya için yaratılmadık. Doktor olabiliriz, öğretmen olabiliriz fakat bunların hepsinden daha önemli bir vazifemiz var: Rabbimizi tanımak, Ona iman etmek, şükretmek ve güzel bir kul olmaya çalışmak.