"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gençlik katiyen gidecek-4: Çözüm önerileri

Süleyman Alp Özcan
11 Eylül 2026, Cuma
Serimizin önceki bölümlerinde gençliğin akıp giden tabiatına, çağın dijital erozyonuna karşı sarsılmaz hakikatlerin tazeliğine ve hizmet mekanlarımızın samimi birer sığınak olması gerektiğine değinmiştik.

Zihnimizi kurcalayan bu tabloda, teşhis kadar tedaviye, sorular kadar yola dair atılacak adımlara odaklanmak da bir o kadar elzem. Bu noktada meselenin tam kalbine, yani genç kardeşlerimizin hizmet halkaları içerisindeki konumuna ve onlarla kuracağımız bağın usûlüne eğilmek icap ediyor.

Gençlik, yapısı gereği pasif bir koruma çemberine alınmayı değil, meşru dairede hakiki bir gaye ile istihdam edilmeyi bekler. Ancak bugün ders halkalarımıza, seminerlerimize veya hizmet programlarımıza baktığımızda bazen gözden kaçırdığımız ince bir detay var: Genç kardeşlerimizi sadece sandalyelerde oturup anlatılanı dinleyen birer “pasif dinleyici” konumunda mı tutuyoruz yoksa onları davanın bizzat idrak eden, dertlenen ve yaşayan “aslî birer okuyucusu” haline mi getiriyoruz?

Açılmayan kanatlar uçmayı öğrenemez!

Gençlik, yapısı gereği durağanlığı değil, dinamizmi ve üretmeyi sever. Bir genci saatlerce sadece dinleyici makamında oturtmak, onun ruhundaki o coşkulu potansiyeli harekete geçirmeye yetmez. Onları sadece salondaki sayısal bir varlık veya pasif bir dinleyici olarak görmek yerine; bu davanın derdiyle dertlenen, sorumluluk alan birer hakikî okuyucu kılmak zorundayız. Bu değişim, mekanik bir “görev dağılımı” veya soğuk bir “organizasyon şeması” anlayışıyla değil; kardeşlik hukukunun gerektirdiği güven, itimat ve samimiyetle yapılmalıdır.

Genç kardeşimize “Sen bu hizmetin sadece dinleyicisi değil, öznesisin” hissiyatını vermenin yolu, ona alan açmaktan geçer. Bugün gençliğin dili dijital mecralarda, görsel sanatlarda, video üretiminde ve organizasyon kabiliyetlerinde şekilleniyor. Bize düşen; genç kardeşlerimizin bu fıtrî yeteneklerini ve enerjilerini hizmet-i imaniye dairesinde istihdam etmelerine zemin hazırlamaktır.

Güvenmek!

Sosyal medya yönetiminden bir video kurgusuna, ders ortamının düzenlenmesinden bir programın sunumuna kadar gençlere sorumluluk vermek; onlara “Biz sana güveniyoruz, senin fikrin ve emeğin bu dava için kıymetlidir” demektir. Bir genç, kameranın arkasına geçtiğinde, bir görseli tasarladığında ya da bir organizasyonun bir halkasını üstlendiğinde, o hizmeti dışarıdan seyreden bir yabancı gibi değil, kalben benimseyen bir mensup gibi hissetmeye başlar. Dinlediği hakikati kendi üretimine, kendi emeğine dönüştürür; işte o zaman “dinleyici” makamından “hakikî okuyucu ve yaşayıcı” makamına yükselir.

Bu yaklaşım, gençleri çalıştırmak veya iş yaptırmak gayesi taşımaz. Aksine, onların kalplerini hakikate bağlamak, aidiyet duygularını pekiştirmek ve şahsiyetlerini iman hizmetiyle inşa etmek için bir sadakat ve şefkat köprüsüdür. Genç kardeşimizin yaptığı işte hata yapabilme ihtimaline dahi şefkatle kucak açmak, ona rehberlik etmek ve tecrübeyle dinamizmi harmanlamak ağabeylik ve kardeşlik hukukumuzun en tatlı meyvesi olacaktır.

Gençlerimizi edilgen birer dinleyici olmaktan çıkarıp, kendi yetenekleriyle hizmete omuz veren aktif birer okuyucu ve dava adamı kılmak günümüzün en büyük hizmet ihtiyacıdır. Onların enerjisini, dijital kabiliyetlerini ve yenilikçi bakış açılarını ihlas ve uhuvvet harcıyla kenetlediğimizde; hem geçen gençlik ebedî bir kazanca dönüşecek hem de hizmet merkezlerimiz genç ruhların coşkusuyla istikbale emin adımlarla taşınacaktır.

Peki, gençlerin bu gayretini sahada diri tutarken ve modern çağın sunduğu yeni imkânları kullanırken dikkat etmemiz gereken diğer hassas dengeler nelerdir? 

—Devam edecek—

Okunma Sayısı: 103
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı