"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Taşıyor denizim gözlerimden

Sebahattin YAŞAR
28 Kasım 2020, Cumartesi
Bir arayıştır sürüp gider… hayat.

Her buldum diyen için yeni bir bilinmezler kapısı açılır. Gerçi kim ne arar onda, ne bulur? Neyin peşindedir fanide, fani insan o da bir garip?

Rızkını Taahhüt Eden, bir şeyler demek istemiyor mu bu şefkatli fiiliyle. Taahhüt edilmiş rızkı bırakıp, mecazi bir arayışa girmek uygun mu?

İnsan hayat boyu bir merasim gibi sorular arasında geçirir ömrünü. Kimi sorular ötelere götürür insanı, Cennet manzaralarını tefekkür ettirir. Kimi sorular da dindirir gönül sızısını. Kimi çok ötelerden kimi derunundandır soruların.

Bazen dünyanın neden döndüğüne takılır? Çiçeklerin neden rengârenk açtığına? Sararan yapraklara? Rızık peşindeki doyumsuz karıncaya takılır insan? Oralarda bir şeyler okumaya çalışır.

Bilen var mı, hayatı kim yaşıyor? Anahtarların nerede olduğunu duyan var mı? Sizce bu saatte neden ötüyor horozlar? Neden batıyor güzelim güneş? Ben mi gidiyorum, zaman mı, mekân mı bilen var mı?

Nereye taşıyor bu gemi bizi? Dümende kim var? Etmeyin, eylemeyin ne olur, söylesin birisi bana. Sorular birer çığlık gibi dalgalar oluşturuyor içimde. Taşıyor denizim gözlerimden.

Nereye gidiyoruz, ne zaman döneceğiz, ne zaman öleceğiz?

Pantolonum ütüsüz, ayakkabım boyasız ve tıraş olmadım henüz.

Benimle kucaklaşıp, ağlaşmak isteyen var mı? Neden ben gidiyorum bu tarafa? Neden ağlıyor çocuklarım. Neden ayrıldık? Neden alındı elbiselerim üzerimden? Ve nereye uzanıyor diğer tarafım?

Neden ağlıyor köpekler, kediler, kurtlar, kuşlar? Börtü böcekler neden çığlık çığlığa? Merasim neyin kutlaması?

Bana zamanı, bana beni ve bana hayatı anlatın. Beni anlayan birileriyle ağlamak istiyorum… Sevinç gözyaşları dökmek istiyorum, coşkuyla.

Bulamadım, ben de yönümü dönüp ötelere, gülümsüyorum meleklere.

Okunma Sayısı: 1220
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah

    28.11.2020 14:34:57

    Muhabbet, şu kainatın sebebi vücudu,rabıtası,hayatı ve nurudur. Ve Cenab-ı Hak'kın Cemal ve Kemali içindir. Mecaze sarfediyoruz.Gönüller Sultanı Üstadımız,bu dağıtılan muhabbetleri topla,hakiki sahibine ver diyor. Ve İbrahim Aleyhisselamın la uhubbul afilin kelamını işliyor.Ne diyor Nebi-i Peygamber; lauhunbulafilin di yor."Batıp gidenleri sevmem" Hocam, Kalb ve ruh Sultanı,saniini,arıyor! Me cazi mahbuplar,kalb ve ruhu tatmin et miyor. Na'y-i lauhunbulafilin beni ağlat tırdı diyor Üstadımız.Kalb gözünü ağ lattiğı gibi,döktüğü her bir damlası da o kadar hazindir,ağlattırıyor. Güya o akan damlalarda ağlıyor diyor ." İşte o zevalalud mülakatlar,o elemli mecazi muhabbetler DERDİNDEN ve BELA SINDANDIR ki,kalbim,İbrahimvari Lauhubbulafilin ağlamasıyla ağlıyor ve bağırıyor." Üstad,Aziz Sıddık kardeşle rim ve Dünya denilen diyar-ı gurbette medarı tesellilerim diyor.Evet,gurbet diyarındayız. Bizi ağlatan mahbubu ezeliden olan ayrılıktır.Feryad-ü figanın sebebi bu.

  • Ramazan Çalışan

    28.11.2020 11:31:03

    Sebahattin bey, "Benimle kucaklaşıp, ağlaşmak isteyen var mı? " diye soruyorsunuz.Sen yolcu ben yolcu,ortak yönlerimiz var.Öyleyse bu sorunuza Akif'in mısraları ile cevap vereyim." Gitme ey yolcu,beraber oturup ağlaşalım./Elemim bir yüreğin karı değil,paylaşalım." Bu davetimin bu dünyada gerçekleşmesi ümidi ile saygılar sunarım. Kdz/Ereğli.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı