"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Peygamberi (asm) uyaran sûre: Abese Sûresi

Süleyman KÖSMENE
14 Haziran 2022, Salı
Âdem Başkaya: “Abese Sûresinin nüzul sebebi nedir?”

Kur’ân’ın Beşer Kelamı Olmadığının Belgesi

Abese suresi Kur’ân’ın Allah kelamı oluşunun özel bir belgesi hükmündedir. Çünkü bu sure doğrudan Hazret-i Peygamber’i (asm) uyarıyor. Dolayısıyla bu sure, zımnen deistlere de cevap mahiyetindedir. Kur’ân’ın Peygamber sözü olmadığının, Allah kelamı olduğunun belgesidir. Çünkü Kur’ân beşer kelamı olsaydı, insanın kendi kendini azarlaması düşünülemezdi. 

Abese suresi dini tebliğ edenlere önemli bir ölçü veriyor: Dini umursamayan, dinin çağrılarına bilerek kulak tıkayanlara tebliğden öte bir sorumluluğumuzun olmadığını bu sureden öğreniyoruz. Bu surenin verdiği bir diğer ders de, dinin tebliğini ciddiye alan ve ona göre hayatını tanzim etme sorumluluğunda olanları önemsemek, onlarla bilgi paylaşımını kesmemek gereğidir.   

Bana da Anlat

Sûre “abese ve tevellâ” fiilleriyle başlıyor. Manası: “Yüzünü ekşitti de sırtını döndü, yüz çevirdi.” Tebliğ için gelmiş bir peygamber yüzünü ekşitiyor, sırtını dönüyor, yüz çeviriyor. Sanki bu peygamber görevini ihmal ediyor sanırsınız. 

Halbuki Peygamber (asm) o anda tebliğle meşguldür. Hem de en zorlusuyla… Karşısında Kureyş kabilesinin ileri gelenlerinden Mekke’nin azılı müşrikleri vardır: Utbe b. Rebîa, Ebû Cehil, Ümeyye b. Halef ve Abbas b. Abdülmuttalib… Alaycı bir tavırla Resulullah Efendimiz’in (asm) anlattıklarına delil istiyorlar. Resulullah Efendimiz de (asm) bütün iştiyakıyla onlara Allah’ın dinini anlatmaya, Allah’ın ayetlerini bildirmeye, onları ikna etmeye gayret ediyor.

Bu sırada doğuştan âmâ olan Abdullah ibn-i Ümmü Mektum elinde asasıyla yol bulmaya çalışarak oradan yürürken Resulullah’ın (asm) sesini işitiyor. Birden yönünü değiştiriyor ve Resulullah’a (asm) doğru yöneliyor. Onun kiminle konuştuğunu, ne konuştuğunu, nasıl bir zorluğun altında bulunduğunu fark etmeden ona:

“Ya Resulallah! Allah’ın sana indirdiklerini bana da anlat!” demeye başlıyor. Resulullah (asm) kendisine cevap vermeyince de, sözünü tekrar etmeyi sürdürüyor.

Şu İstiğna İçindekiler Var Ya!

Sözünün kesilmesini istemeyen, hatta canı sıkılan ve bu hoşnutsuzluğunu yüz ifadeleriyle de açığa vuran Hazret-i Peygamber (asm), müşriklerle konuşmasına ara vermeden devam ediyor. Aslında yüzünün ekşidiğini Ümmü Mektum (ra) görmüyor. Görmediği için de “beni de irşad” demeye devam ediyor.  

Ama Resulullah’ın (asm) yüzünün ekşidiğini Cenab-ı Allah görüyor. Ve Resulullah Efendimiz’in (asm) Mekke’nin ulularıyla meşgul olurken, Ümmü Mektum gibi gönlü Allah sevgisiyle dolu bir kişiyi, o an için de olsa sitemkâr biçimde geri plana alması Allah’ın hoşuna gitmiyor. 

Ve Resulullah (asm) daha oradan ayrılmadan Abese Suresi nazil oluyor. Sûrenin uyarı ihtiva eden ilk ayetleri şöyledir: “Yüzünü ekşitti de sırtını döndü. O âmâ kişi geldi diye. Sen nereden bileceksin; belki o arınacak! Yahut öğüt alacak! Aldığı öğütten faydalanacak! Sen ise şu istiğna içindekiler, seni dinlemeyenler var ya… Sen onlarla ilgileniyorsun! Onların arınmamasından sen sorumlu tutulmazsın ki! Sen ise, gönlü Allah korkusuyla sana koşup geleni umursamıyorsun!”1

Dipnot:

1- Abese Suresi, 1-10

Okunma Sayısı: 1671
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı