"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şahsım sarayım ailem ve milletimi…

Ahmet BATTAL
30 Mayıs 2020, Cumartesi
AKP Genelinin ve AKMHP Cumhurunun Başkanı Erdoğan önceki akşam bir “ulusa sesleniş” konuşması daha yaptı. Sabırla dinledik.

Ana gündem nedeniyle bizim de izleme sebebimiz salgına karşı tedbirler planını ilk elden duymak ve böylece bilgi kirliliğinden az da olsa kurtulabilmekti. Ama buna muvaffak olamadık. 

Öncelikle ana konudan önce 27 Mayıs hakkında uzun bir konuşma yaptı. Yassıada’nın dümdüz edilmesi suretiyle kurulan lüzumsuz tesislerin Demokrat Parti’nin yokluğunda yapılan açılış merasiminde, Bahçeli ile birlikte ve Merhum Menderes’in kemiklerini de sızlata sızlata yaptığı uzun konuşmayı bir gün sonra reklâm mahiyetinde tekrar etti.  

Bir husus dikkat çekiciydi: Darbeleri 1960’tan başlatmadı. M. Kemal’in kalkınma hamlesi başlattığını, ama ölümünden sonra CHP’nin tek parti idaresi kurarak Türkiye’yi bir tür darbeye maruz bıraktığını ve geriye götürdüğünü söyledi. 

M. Kemal dönemini ve icraatlarını kuyu olarak görüp “ortada kuyu var yandan geç” diyen klâsik takîyyeci siyasetçi söyleminin hayli ilerisinde idi. 

Konuşma metni adeta o dönemi temize çıkarma gayreti taşır gibiydi. (Zaten Erdoğan’ın o döneme ve o dönemin muktedirlerine özenmesi artık garip sayılmıyor.) 

Erdoğan konuşmasının ikinci kısmını nihayet salgın tedbirlerine ayırdı. Ama konuşmasında biz dahil milletin büyük ekseriyetinin beklediği bazı basit ve temel sorulara cevap yoktu (Konuşma bittiğinde muhtemelen seksen milyon telefona sarılıp bazı şeyleri birbirine sordu): 

- Nişan, düğün, cenaze merasimleri nasıl olacak? 

- Nikâh ve düğün salonları ne zaman hangi kapasite ile açılacak? 

- Seminer ve benzeri organizasyonlar ne zaman ve hangi şartlarla mümkün hâle gelecek?

- Bu hafta sonu da sokağa çıkma yasağı olacak mı?

Konuşma metnini hazırlayanların bu ve benzeri önemli konuları not almayı ve metne girmeyi atlamış olmaları beklenmeyeceğine göre, demek açıklama öncesinde yapıldığı söylenen “görüntülü kabine toplantısı” da göstermelik. 

Nitekim son sorunun cevabı aynı gün İçişleri Bakanlığı’nın web sayfasına konuldu.

Daha ilginci, Erdoğan konuşmasında salgın önleme kurallarına uyma konusunda hassasiyet gösterenlere aynen şu cümlelerle teşekkür etti: 

“Şahsım, ailem ve milletim adına teşekkür...”

“Hükümetim” ya da “devlet(im)” adına değil “ailem” adına! 

Bu bir hata değil. Bir dil sürçmesi değil. Zira yazılı metni okudu. 

Neden metin yazarları Erdoğan’a “ailesi adına” teşekkür ettirdiler? 

Acaba aile sarayını mı kastettirdiler? 

Yoksa acaba milleti şahsına mı sarmak istediler!

Okunma Sayısı: 3534
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı