İçine dalmayan görmez rengini,
Dıştan içe işler yeli dünyanın.
Kime varıp sorsan arar dengini,
Her zaman böyledir hâli dünyanın.
Yedirir, içirir tadını vermez,
Yalvarsan yakarsan adını vermez,
Gülsen baştan başa şadını vermez,
Ne yapsan tutulmaz eli dünyanın.
Bülbül figan eder yanıktır sesi,
Başına toplamış dargını, küsü,
Kalmamış işvesi bozulmuş süsü,
Anlatıp söylese dili dünyanın.
Biraz oyalanan menzile varmaz,
Adı fânî dünya gelen gün görmez,
Aldanıp konsan da hâlini sormaz,
Dikenli, taşlıdır yolu dünyanın.
Sevip alışınca kaşını yıkar,
Düşürür dillere ömrünü söker,
Acımaz hâline, belini büker,
Kimseye yar olmaz malı dünyanın.
Gönlünce sevince kaptırdın kolu,
Düşünmedin bu yol hep diken dolu,
Giydirmez üstüne atlastan çulu,
Aldatır herkesi gülü dünyanın.
Aklı baştan alır, bitmez dürtüsü,
Düzeni hileli, tartmaz tartısı,
Üstüne alsan da örtmez örtüsü,
Noksandır perdesi, tülü dünyanın.
Pek yamanmış karlı dağlar aşması,
Boşalıp dolsa da akmaz çeşmesi,
Çekilmez gönüle acı düşmesi,
Bir gün alır bizi salı dünyanın.