Kâinatın sahip ve mutasarrıfının hikmetle tasarrufunda.
Defter-i a’amalin bir küçük senediyle her insanın eline verilen, dimağının cebine koyulan bir ezeli hikmet. Bütün masnuatta gayet hassas mizanlarla azalarını yerleştirip. Güzelliğin ötesi bir cemal ile bir çiçekte tenasübü barındıran ve çiçekler adedince israfsız. Her hayat sahibinin hukuk-u hayatını veren... Güneşsiz bir gündüzün mukabiline ahiret olmaksızın ise dünyanın varlığı. Şefkatin ve adaletin tezahürüne. Yaratılanların içinde en ehemmiyetlisi olan insanın ve o insanın da en kıymetli olan arzusunun...
Günler senelere inkılap edip âlemler döndükçe. Ayrı ayrı, sayısız lisanlar ile şehadet edilen. Eşsiz bir sarayın nakkaşına hayranlık beslerken. Hayat dediğimiz telaş yüreğimizi sarar da her tarafı kaplamış mu’cizelere kör bir hâle dönüşürüz. Kabiliyetsiz ve kararında kalmayan bir yuvarlağa hem bâkiliğin esvabını geçirir, hem de kudretin aynasını noksan edip ayineyi -aynı- sanırız. Şişeden duvarların alelade olmayan sarsıntılarına anlam yüklemeye çabalarken ömür geçer ayılıncaya dek.
Maskara fikirler oyalar düşlerimizi. İlim ve hikmeti çözmekle açılabilecek düğümler muhal ve imkânsızlıklarla tıkanır. Bir rükûda yoğrulup bir secdede sümbül açacakken huzur. Oysa her şeyin sahibidir zorluk dediklerimizi iftah eden. Hayatı inşiraha çeviren. Yüreğimizden doğup ellerimizden semaya yükselen dualarda gizlidir kulluk. Sığınmanın ve ilticanın en tatlı hâlidir suretimizden okunan. Kelimelere ihtiyaç şart değilken. Dilimizden dökülmese bile işitilir. Yetişir, yetişilir. Vesaiti teşrik etmeksizin doğrudan doğruya giden bir yolda.
Necatın ve halasın tek olandan başkasında olmayacağına itikat edilsin yeter ki. Zihinler bulanıp, karışmasın siyahlar. Cümlesi haddini bilip, delilini bulsun. Hayat var olsun ellerimizde, yakarışlar eksilmesin.
Dipnot:
1- Asâ-yı Mûsa, İkinci Kısım/Üçüncü Hüccet-i İmâniye
(Bizim Aile, Eylül 2026 sayısından alınmıştır.)