"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mana-i ismi ile yaşanan ritüel, Cumhuriyet Bayramı

ALAEDDİN ERDOĞAN
01 Kasım 2026, Pazar
Kısaca Cumhuriyet; devlet başkanının ve yöneticilerin halk tarafından belirli bir süre için seçimle iş başına geldiği, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu yönetim şeklidir.

Bir bakıma Cumhuriyet, yaşanması gereken dinamik bir organizasyondur. Demokratikleşmeyen Cumhuriyet zamanla ritüele dönüşür. Sembolik yaşanan ritüeller zamanla anlamını yitirir.

Herkesçe bilinen bir tekerlemede; “Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik, döndük bir de arkamıza baktık ki bir arpa boyu yol gitmişiz". demektedir. Bir başkasında ise ; "Bizim oğlan bina okur döner döner yine okur?" Bu ifadeler, bir kişinin çok çalışır gibi görünmesine rağmen yerinde saymasını, başladığı yere geri dönmesini bir türlü ilerleme kaydedememesini anlatır. Bizde Cumhuri sistemin hikayesi de buna benzerdir.

Bu durumlardan kurtulmak için Cumhuriyetin demokrasi ile taçlandırılması gerekir.

Demokrasi, egemenliğin ve karar alma yetkisinin doğrudan veya temsilciler aracılığı ile halka ait olduğu, temel insan haklarının korunduğu bir rejimdir. Demokratik Cumhuriyet; Cumhuriyet ve demokrasi kavramının birleşimidir; yani devletin başı seçimle gelirken, aynı zamanda çoğulcu demokrasi, hukukun üstünlüğü ve adil seçimler esastır.

Demokratik Cumhuriyetin temel özellikleri; yöneticilerin seçimle gelmesi, siyasî iktidarın yetkilerinin anayasa ile sınırlandırılması, ifade, basın, toplanma ve örgütlenme özgürlüklerinin ve yargı organlarının birbirinden bağımsız olmasıdır. 

Bütün bu bilinen, malumu ilamdan sonra yaşanan gerçekliğe dönecek olursak; yine bir cumhuriyet bayramında şiirler okunacak, yüz yıl öncesi anılacak, vatan tekrar kurtarılacak; fakat bir "Anka Kuşu" mesabesinde olan demokratik cumhuriyete olan özlem devam edecek.

Temel problem söylemle eylemin örtüşmemesidir. Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olmasından ziyade gücün egemenliğinin olmasıdır. Anayasa; kayıtsız şartsız uyulması gereken ortak mutabakat metnidir. Herkesin bu yasal mutabakat metnine uyması zorunludur. Kimsenin Anayasaya saygı duymama lüksü yoktur, ifade, basın, toplanma ve toplanma özgürlüğü demokratik cumhuriyetin en bariz göstergesidir. Böyle bir bayram eleştirel bir bakışla ele alınmayacaksa daha güvenli yarınlara nasıl gidilecek? Yasama, yürütme ve yargı organlarının birbirinden bağımsız olması demokratik cumhuriyetin vazgeçilmezidir. O hâlde yapılması gereken; demokratik Cumhuriyeti kurmak, yaşamak ve yaşatmaktır.

Demokratik Cumhuriyet gelişimin, adaletin, zenginliğin, bağımsızlığın, özgürlüğün ve güvenli yarınların teminatıdır.

Parola; durumu sorgulamak, doğruları tahkim etmek, yanlışları tasfiye etmek ve ileri hedeflere devam etmektir.

O zaman şairin mısralarında dile getirdiği, "Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! / Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir! / Gün doğmuş, ta gün batmış, ebed bizimdir!" hasret sona erecektir.

Demokratik Cumhuriyete kavuşma dileklerimle...

Okunma Sayısı: 144
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı