"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sosyal mesafe mi, fizikî uzaklık mı?

Aytekin COŞKUN
13 Mayıs 2020, Çarşamba
Bütün dünyadan sonra Türkiye’yi de etkisine alan ve Mart ayının ilk haftalarında vak’aların görünmeye başladığı, KORONA ya da COVİD-19 pandemisi ile neredeyse 2,5 ay geçirdik.

Bütün ülke olarak ilk defa böyle bir pandemi sürecini yaşıyoruz. Bütün sağlık çalışanları olarak bizler ve hastanelerimiz bir anda hazır hale gelerek, büyük bir sükûnetle, Sağlık Bakanlığı’nın ve Bilim Kurulunun ortak akıl ve meşveretle aldıkları kararlar neticesinde ciddî kazanımlarla inşallah bu salgından çıkıyoruz. Manevî kazanç aylarımızda bu sürecin içinde olunca ayrı bir mana kazandı. Evlerimizde, sokağa çıkma yasağı altında, güvenli bir şekilde Ramazan-ı Şerifi geçiriyoruz.

Hekimler olarak bizler, ilk zamanlarda meşveret ve ortak akılla ‘’Evde kal, güvende kal ve duâda kal’’ diyerek başlattığımız süreç, artık giderek bir rahatlamaya ve rehavete doğru eviriliyor sanki. Oysa bir başarı hikâyesini, bir anda sorumsuzca tavırlarla yok etmemek gerekli. Ayrıca tedbirler noktasında, evde kalan ve dışarı çıkma yasağını uygulayan bireyler olarak, bir şeyleri de fark etmemiz gerektiğine inanıyorum. ‘Sosyal mesafe’ ya da ‘sosyal izolasyon’ lâflarına çok söyleyip adeta bu cümlelerle günlerimiz geçer oldu. Şimdi geldiğimiz nokta ise, farklı bir pencereden bakma ve ferasetimizi ortaya koyma zamanının gelmiş olması. Bizler, İslâm’ın kardeşliğinden, yardımseverliğinden, kadirşinaslığından gelen bir geleneğin temsilcileriyiz. Başta sosyal mesafeyi umumun hakkı ve hukuku adına harfiyen uyguladık ve uygulamaya da devam ediyoruz. Ama artık ‘’Sosyal Mesafe değil Fizikî Mesafe’’ olması gerektiğine inanıyoruz. Bulunduğumuz Ramazan ayının da içinde olmamız hasebi ile iftar sofraları, zekât-sadâka dağıtımları, yardımlar, kardeşlik, kadirşinaslığımızı yaşayamaz olmak, bunu sosyal mesafe olarak nitelemek ne kadar doğru?

Bence yapmamız gerekenin, kişisel tedbirlerle birlikte Sosyal Mesafeyi değil, Fiziki Mesafeyi korumamız gerektiği. Sosyal Mesafe ile aramızdaki iletişim ve kardeşlik, arkadaşlık, dostluk dijital görüşmelere hapsoldu. Jitsi-meet, ZOOM, Team Link daha birçok dijital görüntülü görüşmelerle aslında görüşüyor olsak da yalnızlığa doğru itiliyoruz. Bu noktadan sonra Fizikî Mesafelerimizi azamî koruyarak, sosyal mesafemizi yani kalplerimizin uzaklığını, belli ölçülerde kaldırarak, eski günlerimize doğru geçişi sağlamalıyız. Aramızda muhabbete, kardeşliğe, tesanüte, birlik ve beraberliğe çokça ihtiyacımız var, ayrışmaya ve yalnızlaşmaya değil. Ne olur buna dikkat edelim ve muhabbetimizi kaybetmeyelim.

Bundan sonraki süreçte bizleri yanlış algılara sürüklemelerine izin vermeyelim, bu çok önemli. Vatanımıza, milletimize, birliğimize, dirliğimizi ancak bu şekilde sahip çıkabiliriz. Global oyunlara gelmeyelim. Biz İslâm’ın bayraktarı bir milletiz ve bu coğrafyanın temeli, direği ve geleceğiyiz. Biz İslâm’ın bayraktar’ı ve hadimiyiz. Gelin, bu gözle olaylara bakalım. Bu yüzden kalp gözü ve akıl ferasetimizi herkesten önce takınalım. Gelecekteki oyunlara İslâm’ın ışığından güç alarak, Müslüman olmanın verdiği kalp gözü açıklığından, aklın süzgecinden bakabilelim. Emin olun buna çok ihtiyacımız var. #fizikimesafe, selam ve dua ile.

Okunma Sayısı: 595
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı