İnsanlığın bütün itiraz ve çabalarına rağmen İsrail, Filistinlilere zulmetmeye devam ediyor. İsrail’in zalimliğini yine İsrailli bir insan hakları kuruluşu olan B’Tselem haber vermiş.
İsrail’in Filistinlilere yönelik yerleşim saldırılarının arttığını duyuran B’Tselem, Filistin topraklarını gasp eden İsraillilerin Filistinli aileleri evlerinden çıkarmaya ve evlerine el koymaya çalıştığını belirtip, “etnik temizliğin” hızlandığı uyarısında bulunmuş.
Peki, kamuoyundaki kanaat ne? Resmî açıklamalara bakılırsa Filistin’de ateşkes var ve zulüm nisbeten durulmuş vaziyette. B’Tselem tarafından yapılan yazılı açıklamada ise, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin son günlerde Kusra beldesinin dış kesimlerindeki ailelerin evlerinin avlusunda bir “gasp yerleşim noktası” kurduğu ve bunun amacının “aileleri yerinden etmek ve evlerine el koymak” olduğu ifade edilmiş.
Açıklamada görüşlerine yer verilen B’Tselem İcra Direktörü Yuli Novak, “İsrail ordusunun desteğiyle hareket eden yerleşimci milisler, Filistin köylerine ve kasabalarına yönelik saldırılarını genişletiyor, toprakları ele geçiriyor, evlere saldırıyor ve aileleri yerlerinden ediyor. Batı Şeria’daki İsrail’in etnik temizliği herkesin gözü önünde hızlanıyor ve genişliyor” ifadelerini kullanmış.
Benzer uygulamaların Ayn Sinya, Turmusayya, Beyta ve Ebu Felah’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda Filistin köyünde tekrarlandığı belirtilen açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana 64 Filistin yerleşim yerini tamamen, 15 yerleşim yerinin ise bazı bölümlerini boşalttığı kaydedilmiş. Açıklamada, söz konusu yerleşimlerde aralarında 2 bin 300’den çok çocuğun da bulunduğu 4 bin 800’den fazla Filistinlinin yaşadığı ifade edilmiş. (AA, 12 Ağustos 2026)
Hür dünyanın bunca itirazına rağmen İsrail’in sınır tanımaz zulmünün devam etmesi çok garip bir durum değil mi? Dünya liderleri, niçin bu hususta kendi vatandaşlarına kulak vermez? İsrail’en en büyük maddi desteği veren Amerika’da bile insanlar İsrail’e verilen desteğin kesilmesini talep eden yürüyüşler yapıyor. Benzer itiraz ve kampanyalar diğer dünya devletlerinde devam ediyor. Buna rağmen idarecilerin İsrail lehinde işler yapması, İsrail’e yaptıkları silah yardımı ve benzeri destekleri kesmemesi hakikaten dikkat çekici. Bu tablo, liderlerin “seçilmiş” olduğu iddialarını kuvvetlendirmez mi?
Ne olursa olsun hür dünya ve insanlık daha duyarlı olmalı ve İsrail zulmünü sona erdirecek şekilde idarecileri ikaza devam etmelidir...