"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Önce hürriyet” diyenler çoğalsın

Faruk ÇAKIR
01 Ekim 2020, Perşembe
Görebilen için yaşanan her hadise ibret ve derslerle doludur.

Geçen günler hadiseleri tefsir eder ve buna itiraz edilmez. Elbette bu ‘tefsir’lere itiraz edenler de olur, ama bu itirazların bir anlamı olur mu? Nitekim, Bediüzzaman Hazretleri, “Zaman bir büyük müfessirdir; kaydını izhar etse, itiraz olunmaz” der. (Eski Said Dönemi Eserleri, Münâzarât, s. 184-185)

Aynı şekilde yıllar önce “Ben ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam” diyen Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri anlaşılabilseydi acaba bugün hak, hukuk ve adalet  noktasında bulunduğumuz yer burası mı olurdu? Bu sözü anlamakta zorluk çeken pek çok mütedeyyin ‘aydın’ olmuştur. Onlara göre ‘ekmek’ peşinde koşmak ‘hürriyet’ peşinde koşmaktan daha mühimdi. Ekseriyetle de öyle yaptılar ve bir noktaya gelindiğinde hem ekmekten hem de hürriyetlerinden olduklarını gördüler. 

Yeri gelmişken Bediüzzaman’ın bu noktadaki sözlerini hatırlayalım: “En ziyade muhtaç olduğum ve hayatımda en esaslı düstur olan, hürriyetimdir. (...) Madem bu insaniyetli  zatlar benim hakkımda zulmü istemiyorlar, en evvel benim meşrû dairedeki hürriyetime dokundurmasınlar. Ben ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam. (...) sadâka ve zekât ve maaş ve hediyeleri kabul etmeyen bir adam, elbette iaşeden ziyade, adalet içinde  hürriyete muhtaçtır.” (Emirdağ Lâhikası, mektup no: 6, s. 50)

Eskiye nisbetle ‘hürriyet’in ‘ekmek’ten daha önce geldiği ve gelmesi gerektiğini söyleyenler çoğalıyor, ki bunu hayra alâmet saymak icap eder. Meselâ, RS FM’de ‘Atilla Güner’le Akşam Postası’na konuşan Anayasa Hukukçusu Prof. Ersan Şen, şöyle demiş: “Kuvvetler birliği yok bizde. Demokrasi varsa, hukuk varsa, çoğulculuk varsa ‘herkes benim gibi de düşünsün’ diyemezsiniz. Sorunlar varken o sorunları çözme noktasında yargıya böyle bir eleştiri getirdiğinizde ciddî bir sıkıntı olur. Güvenlik için özgürlükten vazgeçerseniz günün sonunda ikisinden de olursunuz. ‘Güvenlik mi özgürlük mü?’  değil... Tabiî ki ikisi de önemli, ama özgürlük tabiî ki önde gelir. Güvenlik onun koruyucusudur. Keyfi bir koruyuculuk değil bu. Özgürlük esas güvenlik sonra güvenlik şart ve hürriyetler için gerekli, ama bunun bir yetki sınırı ve hukuka uygun olmalı. Bunu da Anayasanın 13. maddesinde görüyoruz.” (RS FM, 24 Eylül 2020)

Bilmana ‘ekmek değil, özgürlük’ anlamına gelen bu tesbitler elbette ilk defa yapılmıyor. Ancak bu tesbitler yapıldıkça ve taraftar buldukça uzun dönemde hem ‘ekmek’ hem de  ‘özgürlük’ yanımızda olur. Ayrıca bu tesbiti bir hukukçunun yapması da önemli. 

Keşke bu tesbitler 10 ya da 20 yıl önce ve de bir ya da beş kişi tarafından değil, yüzlerce ve binlerce hukukçu ve ‘aydın’ tarafından yapılsaydı da hukuk ve adaleti gözden çıkarmak isteyenler bu derece rahat hareket edemeseydi.

Her ne ise, geç de olsa “Özgürlük tabiî ki önde gelir” diyenlerin sayısının artması gelecek günler için müjde manasına gelir. Evet, önce ekmek değil önce hürriyet...

Okunma Sayısı: 1063
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı