"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mesafe

Fatma Eren
27 Ekim 2026, Salı
Uzun zamandır zihnimi kurcalayan bir konu var. Günümüzün meşhur deyimiyle; “ilişkilerde mesafeli” olmak.

“Mesafe koymak her zaman iyidir” bu cümleyi o kadar çok duyar olduk ki.

Mesafe; kelime olarak “uzaklık, aralık” anlamı taşır. İkili ilişkilerde ise; “soğukluk, resmiyet, uzak durma” anlamına geliyor. “Mesafe”, nedir? Ya da neye göredir? 

İnsan ilişkilerinde samimiyetsizlik aldı başını yürüdü. Sanırım tarihin hiçbir döneminde bu kadar iletişimde kopukluk, bu kadar gönüllere uzaklık yaşanmamıştır. Maalesef eleştiriyor olmamıza rağmen zaman zaman biz de karşımızdaki insandan etkileniyor, “yakınlaşmak isteyen, her zaman adım atan benim, artık yeter, bundan sonra ben de uzak duracağım” diyerek bu tuzağa düşebiliyoruz.

Bilgisayar tuşları bile “mesafe” kelimesini yazarken hemen arkasından otomatik olarak “koy” kelimesi geliyor. Yâni “mesafe koy!” diyerek zihnimize kodlanmış oluyor.

Malum yapay zeka çağındayız. İnsanlar da neredeyse yapay hale geldi. Aile danışmanlarından tutun da, yaşam koçlarının vs. (İstisnalar hariç) insanlara; “İlişkilerinizde mesafeli olun!. Sabah uyandığınızda aynaya bakın ve şunu söyleyin; ‘Senden başka bir tane daha yok! Sen çok değerlisin! Kendimi seviyorum!’ deyin”, tahşidatı yapılıyor. “Özgüven” adı altında “kendine saygı” perdesi altında, narsizm öğretisiyle toplumda ego patlaması yaşanıyor.

Halbuki kadim gelenekte alçak gönüllülükte nefsi sıfırlama esastır. Bunun en güzel örneğini Peygamber Efendimiz (asm) bizzat yaşayarak göstermiştir. Civar şehirlerden Medine’ye gelen yabancılar Peygamberimizi (asm) tanıyamazlar. Öyle mütevazıdir ki kendine has koltuğu, bir sediri yoktur. Ashabının arasında oturmaktadır. 

Bazen onu yaşlı bir kadının ev işlerine yardım ederken görürüz. Asr-ı Saadet’te o kadar fazla örneği var ki, hangisine değinelim bilemedim. 

Hadislerde; insanın mütevazı olması, insanların arasına karışması, yani sosyalleşmesi de tavsiye edilir. Çünkü bu davranış, Peygamberimiz’in (asm) ahlâkı ve Sünnet-i Seniyyesi’dir.

Tekkelerde/dergâhlarda dervişlerin hücre kapıları alçaktır. Bunun anlamı; Hakk’ın huzuruna iki büklüm vaziyette çıkmak, mahcubiyeti şiar edinme esasıdır. 

Yine Bediüzzaman’ın Risale-i Nur’la meşgul olan talebelerine, o yaşında çay hazırlayıp kendi elleriyle ikram etmesi güzel bir örnektir.

Aslında sadece namaz ibadeti bile, bize bu hususta çok şey anlatmaktadır. Rükua eğildiğimizde “Ya Rabbi, senin huzurunda boynum kıldan incedir, bu aciz kulun kapında bendedir. Emrine amadeyim!” mesajı içerir. Secdeye vardığında da; “Allah’ım yüzüm yerde, Senin kapındayım. Sen Rabbimsin ben kulunum, Sen Aziz’sin ben zelil...” deyip,  hiçliğimizi ilan ederek acziyeti düstur edinmekteyiz. Camide tanımadığımız mü’minlerle omuz omuza, birbirimize değerek ibadet edilmesi, hatta “safları sıklaştırın!” telkininin altında; insanların kaynaşması, samimiyet içinde olunması psikolojik anlamı yatmaktadır.

Allah Resulü (asm) Veda Hutbesi’nde; “Ey Allah’in kulları kardeş olun!” buyurmaktadır. 

Hal böyleyken, günümüzde geldiğimiz nokta çok hazin. Her geçen gün, iyilikten, güzellikten, kardeşlikten fersah fersah uzaklaşmaktayız.

Halbuki insan aziz bir varlıktır. Cenab-ı Hakk insana halife-i arz makamı vererek kendisine muhatap, esma-i hüsnanın tecelliyatına da mazhar kılmıştır. Tasavvufta da insan kalbi Beytullah hükmündedir. Yani kalp kıran kişi, Kâbe’yi yıkmakla eşdeğerdir.

Yunusca sözü hitama erdirelim: Sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz...

Okunma Sayısı: 143
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı