"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Leylaklar

Fatma Eren
20 Ekim 2026, Salı
Baharın sembolü leylaklar... Tazelik, dirilişi anımsatan, bir kokusu vardır insanın içini ferahlatan.

Eski zaman çiçeği gibi nostaljik gelir bana. Zihnimde izi, gönlümde yeri, birkaç da hatırası vardır; biraz hüzünlü biraz güldüren..

Çocukluğumda köyde yaşayan amcamlara gitmiştik. Köyde, Emir hala dediğimiz yaşlı bir akrabayı ziyaret ediyoruz. Ege köylerinde eskiden çift kanatlı tahta kapıları olurdu evlerin (belki yüz yıllık, öyle eski). Kapının tokmağına vurduk. Geniş bir avluya kapı açıldı. Pencereleri ahşap panjurlu, duvarların alt tarafı bordo renkli, bembeyaz kireç boyalı, önünde asma olan tipik köy eviydi gördüğümüz.

Birkaç basamakla çıkılan, hayat denilen geniş sofadan geçip odaya giriyoruz. Gaz lambasının geceden içeriye sinmiş kokusuna tütün kokusu karışmış. Derinden derine de hafif naftalin kokusu.. Dar, uzun sedirler. Kanaviçe işlemeli örtüler. Dantelli perdeler. Pınar başında geyik manzarası resmedilmiş, kırmızı duvar halısı ayrı bir gizemli. Temiz, nezih bir oda.. 

Hatırladığım şey; samimiyet... Bir de, altın damla kolonya; olmazsa olmazımız. Bu yörede el öpülme adeti yaygın. Hal hatır sorma faslından sonra kahve tepsisi gelir.

Kahve kokusu eşliğinde annemler muhabbete dalmışken, ben de bahçeye çıkıyorum.

Toprak nemli. Belki gece yağmur yağdı belki ev sahibi sabah erkenden bahçeyi suladı. Nedense hafif ıslak, öyle hatırlıyorum. Bir tarafta tulumba ve garip, esrarengiz gıcırtısı, küflü haliyle avlunun bir köşesinde mahzun duruşu..

Dışarıda at arabalarının tıngırtı sesi...

Bir tarafta (yaklaşmamam tembihlenen) eski bir kuyu... Çiçek tarhlarının aralarında taşlı patika yollar var, öyle de şirin.. Yaprakların arasından sarkan öbek öbek leylaklar. Annem çağırıyor bense bir türlü ayrılamıyordum onlardan.

Diğer tarafta etrafı küçük taşlara çevrili çiçekler. Nasıl taze, nasıl doğal; irili ufaklı.. Çiçek kokuları birbirine karışmış. Ama leylağın kokusu hepsini bastırmış. Bahçeye hâkim koku leylağın. Belki de anneciğimin baş kahramanı oluşu hatıramı unutulmaz kılan, kim bilir...

Diğerine gelince, leylak kadar saf ve güldüren çocukluk hatıram...

Komşumuzun çiçeklerle bezenmiş, ağaçlar içinde bahçesi vardı. Bahçelerinin de tel örgüden kapısı. Eskiden sanırım güvenlik problemi daha azdı. Kilit filan önemli değildi. Bahçelerde tel örgü kapı idare eder, ihtiyacı giderirdi. Evde olmadıkları bir gün mahallenin çocuk çetesi (abim ve arkadaşları) ve kardeşleri olan biz ufaklıklar (iki küçük kız) bahçeye girmiştik. Çocuklar erik ağacını talan ederken bense leylak topluyordum. Küçük avuçlarıma ve ceplerime doluşturduğum leylaklar. Hayal meyal hatırlıyorum. 

Akşam üzeri ev sahipleri gelmişti. Bahçenin o halini görünce ailelere şikayet etmişlerdi. Bizden büyük çocuklar olayın farkında oldukları için hemen kaçıp ortadan kaybolmuşlardı. Geride ne olduğundan habersiz iki ufaklık olan ben ve arkadaşım kalmıştık. Biz de neden kaçtığımızı bilmeden koşup bir merdiven altına saklanmıştık. Hatırladığım şey çok korkmuş ve heyecanlanmış olmamızdı.

Küçücük aklımızla ne olduğunu anlamaya çalışıyorduk. Ceplerimizde dökülmüş buruşmuş leylaklarla...

Cennetten günlerdi çocukluğum... Sonraları Risale-i Nurlarla yolumuz kesişince, çiçek aşkımın boşuna olmadığını anlamıştım.

Artık; acz, fakr, şefkat, tefekkür ufkunda sürdürüyordum hayat yolculuğumu...

Bediüzzaman’a rahmet ve minnetle...

Okunma Sayısı: 221
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı