"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Musibet ve belalar bize ne diyor?

Hüseyin GÜLTEKİN
21 Eylül 2026, Pazartesi
“Allah (cc) size haksızlık edecek değildir...” ayet-i kerimesi ile başlayan ifadelerinden anlaşıldığına göre hiçbir sebep olmadan, durup dururken Yüce Allah (cc) hiçbir kuluna haksızlık etmez; bazı musibet ve belaları vermek suretiyle cezalandırmaz.

Kul ancak bilerek veya bilmeyerek işlediği bazı hata, kusur ve günahlara girdiğinde Cenab-ı Allah yaptığı bu hata ve kusurlardan vazgeçirmek için şu veya bu şekilde bazı ikazlarda  bulunur. Cenab-ı Hak, yapılan bu uyarıları dikkate alıp işlediği kusur ve günahlardan nedamet getirip günahları terk eden insanları  verdiği o musibet ve belaları sona erdirerek affeder.

Cenab-ı Hakk’ın verdiği bu ikazları dikkate almayıp, görmezden gelerek günah ve hatalarına devam eden kullarını da bu isyanlarından vazgeçinceye kadar daha şiddetli ve ağır bir şekilde bazı musibetlerle ve felaketlerle cezalandırır.

Bu söylemeye çalıştığımız durumu daha güzel, daha anlaşılması kolay olan bir örneğini “Merayı tecavüz eden koyuna atılan bir kader taşını gören koyun geri döner sürü de döner” şeklinde veren Üstad, “Ey insan sen o koyundan daha dâll değilsin; kaderden sana atılan bir musibet taşına maruz kaldığında geri dön” diyerek gerekli uyarı ve ikazlarda bulunuyor.

Mübarek hayvanlar dahi başkalarının ekinine, bağına bahçesine girmeye yeltenince çobanın uyarı şeklinde attığı taşı görür görmez derhal döndüğü halde; sözde aklı başında insanlar, yüce Allah’ın emir ve yasaklarını pervasızca çiğneyen bazı âsi insanlara hak ettikleri musibet ve belalarla cezalandırması gerekmez mi?

Geçmişten bu güne kadar ne zaman ki insanlar Cenab-ı Hakkın emir ve yasaklarını görmezden gelip, günah ve hatalarından vazgeçmeleri için yapılan İlâhî uyarı ve ikazları dikkate almayıp, gayretullaha dokunan tuğyanlara sapmışlarsa Yüce Allah bu âsi kavimleri hak ettikleri şiddetli bela, musibet ve felaketlerle cezalandırmıştır.

Bazı kavimleri su ile bazılarını toprak unsuru ile kimisini ateş ile bazılarının başlarına taşları yağdırmak suretiyle helak etmiştir, Kahhar-ı Zülcelal.

Günümüzde de bir taraftan uygulanmakta olan hukuksuzluklardan, keyfî uygulamalardan doğan mağduriyetleri görmezden gelmenin ötesinde yapılanları alkışlayan insanlar... Bir taraftan artarak devam etmekte olan  her türlü ahlâkî aşınmaların, yozlaşmalar... Diğer taraftan cadde ve sokaklarımızı çıkılamaz hale getiren pespaye müstehcenlikler...

Üstad Bediüzzaman’ın ”Cenab-ı Hak bazen bir edepsizin yüzünden bir memleketi harap eder.” Dikkat çekici ikazları çerçevesinde dua ediyoruz ki, bu âsi insanların gayretullaha dokunan gayrımeşruluklarından dolayı Cenab-ı Hak bizi cezalandırmasın.

Okunma Sayısı: 133
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı