"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Korona sürecinde AB güvenlik ve savunması

Muhammet ÖRTLEK
27 Haziran 2020, Cumartesi
Covid-19 salgını 2020 yılına damgasını vurdu. Avrupa Kıt’ası da diğer coğrafyalar gibi salgından etkilendi.

AB üyelerinin ortak sağlık güvenliği politikasından uzakta kaldıkları görüldü. Özellikle İtalya, Fransa, Almanya ve İspanya’daki salgının yüksek hızı ve ölüm oranları dikkatleri çekti. Şimdi her ülkedeki gibi Avrupalı ülkeler de normalleşme sürecine girdi. AB hal-i hazırda ekonomik, politik ve güvenlik sorunları içerisindeyken, birde İngiltere’nin Brexit ile ayrılmasının hemen devamında Korona’nın olumsuz etkileriyle yüzleşti. Salgının AB için 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılması, Doğu Bloku’nun Demir Perdesi’nin açılması ve ABD’deki 11 Eylül 2001’deki terör olayları kadar benzer bir etkiye sebep olmasının ihtimali üzerinde duruluyor.

AB’deki mevcut ekonomik krizin, salgınla birlikte daha da derinleştiği belirtiliyor. AB merkezli savunma şirketleri de dahil olmak üzere, birçok Avrupalı firmanın borsalardaki değer kayıpları tarihî anlam taşıyor. Şirketlerin değer kaybının borçlanmaya yol açacağı ve borçlanmanın tehdit boyutuna ulaşması çekinceler arasında. Kamu kaynaklarının Korona ile mücadelede arttırılarak kullanılması, savunma alanına yönelik finansmanın azalacağından endişe ediliyor.

AB’de 2008 yılı malî krizi öncesinde, savunma sektörüne yapılan harcamaların şimdi ters bir eğilim göstermesi bekleniyor. Fon eksikliği, Avrupalı savunma firmalarının Ar-Ge faaliyetlerini negatif etkileyeceği ve savunma sektörünün rekabet gücünün azalacağı ihtimal dahilindedir. Bununla birlikte Avrupa Savunma Fonu (EDF) ve Avrupa Barış Tesisi (EPF) gibi, muhtelif savunma ve işbirliği girişimlerinin hızını kaybedeceği de kaydediliyor. Savunma sahasındaki malî ve işbirliğinin gerilemesi, AB’nin kuruluş felsefesine ters düşmesi ve üye ülkelerin entegrasyonlarını zorlaştıracağı tahmin ediliyor.

Korona ile Kuzey ve Güney Avrupa ülkelerinin farklı ekonomik yapıları iyice belirginleşirken, AB üyelerinin salgın hakkında ortak politikadan ziyade daha çok milliyetçi çözümlere başvurduğu görüldü. Milliyetçiliğin de AB’nin kuruluş ilkelerine ters düştüğü biliniyor. Halbuki, “AB 2016 Yılı Küresel Stratejisi”, “küresel salgınları tesbit, önleme ve mücadeleyi” vurgulasa da, Strateji’nin kağıt üzerinde kaldığı anlaşılıyor. Uygulanamayan Strateji’nin, AB’de savunma girişimlerinin azalmasına ve milliyetçi çözüm arayışlarıyla sonuçlandığı söylenebilir.

AB’nin, NATO’ya ek olarak, 1992 yılında imzalanan Maastricht Antlaşması ile tamamlanacak Avrupa güvenliği için ortak savunma ve güvenlik birimi kurma hedefi AB’nin ulus ötesi kimliğini perçinleyecektir. Bunun ancak üye ülkelerin kriz zamanlarında birbirlerini desteklemesi durumunda anlamlı olacağı aşikârdır.

Salgınla birlikte, AB’nin güvenlik aktörü olarak konumu sorgulanıyor. Korona’nın sebep olduğu sosyo-ekonomik olumsuz etkilerle başa çıkmanın yüksek maliyetinden dolayı, AB’nin kriz yönetimi faaliyetlerinin operasyonelliğini daraltacaktır.

AB üyelerinin Libya, Suriye ve Ukrayna’daki sivil ve askerî faaliyetlerine yeni asker ve personel görevlendirme isteğinin azalması beklentiler arasındadır. Böylece salgının, Avrupa güvenlik politikasının içe dönük perspektifini ortaya çıkardığı anlaşılıyor. İçe dönük AB’de de mülteci sorununun hızlanabileceği ve üye ülkeler arasında siyasî kutuplaşmaya yol açması gibi olumsuz dışsal sorunlar yayılabilir.

Korona, AB’deki siyasî ve ekonomik gerçekleri dönüştürmeye devam ederken, birliğin sadece ekonomileri kurtarmayı değil, aynı zamanda AB’nin çeşitlendirilmiş güvenlik ihtiyaçlarına da odaklanan bütüncül bir politikayı savunmasını zorunlu hâle getiriyor.

AB Dış Eylem Görev Gücü geçtiğimiz Mayıs 2020’de “AB Güvenliği ve Savunması İçin Dersler ve Çıkarımlar Belgesi” yayınlandı. Belge’de krizin üstesinden gelmek için “ortaklıklar, dayanışma, duyarlılık, yetenekler ve hazırlıklı olma” başlıklarında 5 maddeyi ihtiva ediyor. Yine Belge’de “AB’nin, yüzleştiği tehditler karşısında gerçekten duyarlı olması, savunma ve güvenlik politikası konusunda Korona öncesi gündeminden vazgeçmemesi tavsiye ediliyor.” Bu sebeple AB, uluslar arası alanda güvenlik aktörü olma rolünü geliştirmek üzere, Avrupa Savunma İşbirliği’ni salgın sonrası iyileşmenin bir parçası yapması uygun olacağı muhtemeldir.

Okunma Sayısı: 631
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı