"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Ortadoğu’nun en önemli adamı” Muhammed Mursî

Muhammet ÖRTLEK
22 Haziran 2019, Cumartesi
Mısır, Arap Baharı/Uyanışı’nın en yoğun yaşandığı ülkelerden biridir. Arap Baharı, Mısır’da 30 yıllık Hüsnü Mübarek diktatör iktidarını devirmiş ve ardından kurulan Geçici Yüksek Askerî Konsey Yönetimi de devam eden halk ayaklanmaları sonucunda yönetimi bırakmak zorunda kalmıştı.

Bu anlamda Mısır, 2011 ve 2013 yılları arasında siyasî, ekonomik, toplumsal/etnik, dinî/mezhepsel vb. birçok gelişmeyi hızlı bir şekilde yaşadı.

Mısır’daki gelişmelerden biri de, resmî olarak 1928’de kurulan Müslüman Kardeşler (İhvan) Cemiyeti’nin, tarihinde ilk defa siyasî parti kurması oldu. Elbette bazı siyasî ve toplumsal unsurlar da partileşme yoluna gittiler. İhvan’ın 2011 yılında kurduğu Hürriyet ve Adalet Partisi bir takım İslâmî ve siyasî yapıları da ittifak çatısı altına alarak, 2012 seçimlerinde birinci çıkmayı başardı. Neticede Hürriyet ve Adalet Partisi, Parlamento’da çoğunluğu sağlamış ve İhvan’ın adayı Muhammed Mursî Cumhurbaşkanı seçilmişti. Mursî, Mısır tarihine ilk kez serbest, adil ve şeffaf denilebilecek seçimleri ile ülkenin başına geçen ilk Cumhurbaşkanı oldu.

Aslında yapılan seçimler, Mısır için demokrasinin kapısını araladı şeklinde yorumlanmıştı. Ancak Hürriyet ve Adalet Partisi ile Mursî, 3 Temmuz 2013’te gerçekleştirilen sol-seküler-liberal destekli askerî darbenin mağduru oldular. Müslüman Kardeşler üyeleri geçtiğimiz 6 yıldır tutuklu ve yargılanmalarına devam ediliyor.

Mursî, Cumhurbaşkanı olması dolayısıyla, darbecilerin suçlamalarına ilk hedef oldu. Bütün şimşekler onun üzerine çekildi. Birçok haksız ithamlara ve suçlamalara maruz kaldı. Peki, Mursî kimdir? Mursî ile ilgili bilgilerin bir kısmını Kasım 2017’de yayınlanan “Mısır’da Siyasal İslâmcılık, Müslüman Kardeşler ve Arap Baharı” isimli kitabımda da belirtmiştim.

“Asıl adı Muhammed Mursî Al Ayat, 8 Ağustos 1951’de Sharkia’da doğdu. Kahire Üniversitesi’nde 1975-1978 yılları arasında mühendislik alanında lisans ve yüksek lisans derecelerini aldı. Güney Kaliforniya Üniversitesi Mühendislik bölümünde doktorasını tamamladı. 1982-1985 Arasında Northridge’de çalıştı. Zagazig Üniversitesi’nde 1985-2010 yıllarında görev yaptı ve profesör ünvanını aldı. Aynı üniversitede Eğitim Kulübü üyeliğinde bulundu. Parlamento’da 2000-2005 döneminde parlamenter olarak görev yaptı. Aynı dönemde Yılın En İyi Parlamenteri seçildi. Sharkiya’da Siyonizm karşıtı bir komitenin üyeliğini, Mısır’da Siyonizmi sona erdirme projelerinde yer aldı. NASA’nın 1980’lerde başlattığı uzay gemisi motoru yapımında uzman olarak çalıştı. Müslüman Kardeşler Rehberlik Bürosu üyesi iken, 2011 yılında kurulan Hürriyet ve Adalet Partisi’ne Rehberlik Bürosu tarafından Başkan seçildi. Mısır’da 25 Ocak 2011 devrimi sonrasında gerçekleştirilen 24 Haziran 2012 seçimlerinde yüzde 51.73 oy oranıyla ülkesinin seçimle işbaşına gelmiş ilk sivil Cumhurbaşkanı oldu. Mursî iktidarının birinci yılı sonunda ülkeyi kötü yönettiği iddiasıyla, Mübarek dönemi kadrolarının diğer toplumsal gruplarla yaptıkları ittifakla 30 Haziran 2013’te başlattıkları halk gösterileri sonucu 3 Temmuz 2013’te yönetimden uzaklaştırıldı.” 

Halbuki demokrasilerde seçimle gelenin, seçimle gitmesi gerekiyor.

Her siyasî iktidar gibi Hürriyet ve Adalet Partisi’nin ve Mursî’nin de yanlışları ve eksiklikleri vardır. Diğer taraftan Arap Baharı sürecinde yaşananlar sonucunda Cumhurbaşkanı seçilen Mursî, Mısır tarihine demokrasinin kapısını aralayan Cumhurbaşkanı olarak tarihe geçti. 

Hatta Time dergisi 10 Aralık 2012 tarihli sayısında Mursî ile yaptığı röportajı, kapaktan “Ortadoğu’nun En Önemli Adamı” başlığıyla yayınlamıştı. Ancak İhvan ve Mursî karşıtı 3 Temmuz 2013 darbesinde, Batı, demokrasiyi araçsallaştırarak, seçimle işbaşına gelenlere destek vermemesiyle her daim hatırlanacaktır.

Kendisini çeşitli ilim alanlarında yetiştirmiş ve başarılı bir kariyer sahibi Mursî’nin, 17 Haziran 2019’daki Mahkeme salonunda vefat etmesi de simgesel bir anlam taşımaktadır. Böylece Mursî, Müslüman Kardeşler’in tahayyülünde ikinci Hasan El Benna’sı şeklinde yer edinecektir.

Mursî’nin vefatının sonrasında Müslüman Kardeşler’in yurtdışındaki Mısır Devrim Konseyi’nden yapılan açıklamada “Mursî’nin anısına samimiyet, kararlılık ve fedakârlıkla mücadeleye devam etmek için tarihi sorumluluğumuz var. Sokağın rejime karşı tam zafer kazanacağına inanıyoruz” denildi. İhvan’ın 3 Temmuz darbesi sonrasında aldığı barışçıl gösteriler ve girişimler kararına devam edeceği anlaşılmaktadır.

2011 Yılından bu yana Mısır, İhvan ve Mursî’nin siyasî faaliyetleri ile açıklamalarını yakın takip etmekteyim. Muhammed Mursî’ye, Cenab-ı Allah’tan rahmet ve yol arkadaşlarına sabırlar diliyorum.

Okunma Sayısı: 1121
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı