"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

5. Şua Altıncı Mesele: “Gönüllü tutsaklık”

Mustafa Eren BOZOKLU
04 Ekim 2026, Pazar
Yıl 1953. Psikolog B.F. Skinner, deney düzeneğine koyduğu bir farenin önüne küçük bir kol yerleştirdi.

Fare kola her bastığında rastgele aralıklarla yiyecek alıyordu. Bu belirsizlik, fareyi takıntılı bir biçimde kola basmaya itti. Anlaşıldı ki sürekli olan değil aralıklı ve belirsiz ödül veren mekanizma, çok güçlü bir bağımlılık üretmekteydi.

Elli yıl sonra Silikon Vadisi dijital mimarinin merkezine bu psikolojik bulguyu yerleştirdi. Akıllı telefonlardaki “aşağı kaydır ve yenile” özelliği, kumarhanelerdeki slot makinelerini ekranlarımıza taşıyordu. Ekranı her kaydırdığınızda ne göreceğinizi bilmezsiniz: İlgi çekici bir içerik, komik bir video ya da başka bir şey... Bu belirsizlik hali, modern insanı ekrana zincirleyen bir mekanizma haline gelmiştir. Algoritma bir prangaya dönüşmüş olsa da bu prangayı istekle takan, kullanıcının kendisidir. Gönüllü tutsaklık artık çok incelikli şekilde inşa edilmektedir.

Beşinci Şua Altıncı Mesele’de “Fitne-i âhirzaman o kadar dehşetlidir ki, kimse nefsine hâkim olmaz” rivayeti tevil edilirken sosyo-psikolojik gönüllü bağımlılık çözümlenmektedir. Ahirzaman fitnesi fizikî zorlamayla değil, “cazibe ve çekim gücü”yle işleyecektir. Bireyler bu ortama kendi iradeleriyle, isteyerek düşerler. Baskı görünürdür ancak hazzın ürettiği bağımlılığı fark etmek ve ona karşı çıkmak oldukça güçtür.

Fitne nefisleri kendine çekip meftun etmektedir. Günümüzde, fıtrattaki meyilleri araçsallaştıran devasa bir “cazibe mühendisliği” kurulmuştur. 21’inci yüzyılın en değerli hammaddesi ne petrol ne altındır; ‘insan dikkati’dir. Algoritmalar dijital dünyadaki aktivitelerimizi takip ederler; dikkat ise reklam ve moda endüstrisi, seçimler, politika yapımı gibi binlerce alanda pazarlanan en kıymetli varlık haline gelmiştir. Küresel ölçekte tüm insanlar artık Skinner’ın faresi gibi davranmaktadır; laboratuvardaki kol cebimizdeki ekranlara dönüşmüştür.

Said Nursî, fitnenin, fıtrattaki meyillerin kullanılmasıyla işlediğini söyler. Kadının güzelliğini sergileme erkeğin cemâle olan meyli üzerinden insan fıtratındaki arzu, estetik ve haz arayışının “sarhoşâne bir sürura” dönüştürüldüğünü belirtir. Bugün dijital platformlarda içerik üretiminin ve gösteri ekonomisinin merkezinde bu fıtrî meyillerin sömürülmesi yatmaktadır. İnsan, arzularına hitap eden ortamlara dışarıdan bir baskıyla değil; seve seve, kendi isteğiyle girmektedir. Burada, hakikî bir iradeden değil, fıtrî meyillerin maniplasyonu ile ortaya çıkan sözde ve sarhoşâne bir hürriyetten söz edilebilir.

Metinde çok kritik bir fıkhî tespit de yapılmaktadır: “Cebr-i mutlakla olsa ihtiyar kalmaz, günah dahi olmaz.” Yani sistem insanı silahla zorlasaydı sorumluluk da kalmazdı. Ahirzaman fitnesi zorla değil; insanı kendi isteğiyle, baştan çıkarıcı bir sevinç ve arzu mimarisiyle perçeminden tutmaktadır. “Kullanıcı kendi özgür tercihiyle buradadır” denilerek bütün sorumluluk bireye atılmakta; bununla birlikte tercihini şekillendirmek üzere milyarlarca dolar harcanmaktadır.

Metin, mükemmel bir nihaî tespit sunar: “Birer câzibedarlıkla pervane gibi nefisperestleri etrafına toplar, sersem eder.” Pervane ateşe bilinçli arzuyla gitmez; ışığın cezbesine kapılır. O sahte parıltı kelebeği yuttuğu gibi, bu zamanın cazibedar oyuncakları nefisperest insanların dikkatini, zamanını, tefekkürünü ve psikolojisini tüketir.

Skinner’ın küçük düzeneği bugün devasa sosyal ve teknolojik ağlara dönüşmüştür. Işık sahte, çekim güçlüdür. Ancak sorumluluk hâlâ insanın omuzlarında durmaktadır. Pervane gibi ateşe koşmak, gönüllü tutsaklığı benimsemek ile mekanizmayı fark etmek, iradeye sahip çıkmak arasındaki çizgi, çağımızın en büyük imtihanı haline gelmiştir.

Okunma Sayısı: 152
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı