"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Helâl kazan, helâl ye

Faruk ÇAKIR
03 Ocak 2021, Pazar
Günümüzde çok yaygın olan ve hatta 'kıyamet alâmetleri'nden sayılan bir mesele de 'helâl ve haram' konusundaki hassasiyetin büyük ölçüde kalkmış olmasıdır.

Oysa helâl ve haram hususunda ne kadar hassasiyet gösterilse o kadar yeridir. Ancak, para hırsının teşvik edildiği bir sistemde bu hassasiyeti hayata geçirmek kolay değil.

786 yılında Basra’da dünyaya gelen ve nefis muhasebesi hususundaki titizliğinden dolayı “Muhâsibî” diye tanınmış İslâm âlimlerinden Haris el-Muhasibi'nin helâl rızık konusunda müstakil bir eser yazdığı biliniyor. Aynı zamanda İmam Şâfiî’nin öğrencisi olduğu nakledilen Haris el-Muhasibi, eserinde helâl rızkın ve çalışıp kazanmanın önemine dikkat çekmiş. 

Helâl lokma meselesindeki hassasiyet, sadece bir kişiyle de sınırlı değil. Atasözleri arasında yer alan "Dedesi erik yer, torununun dişi kamaşır" sözü de buna delildir. Allah muhafaza, midemize inen her 'haram lokma' sadece bizi değil, neslimizi de zehirlemiş olur.

 Haris el-Muhasibi'nin "Helâl Rızık ve Namazın Anlaşılması" adlı eserinin tanıtıldığı bir yazıda şöyle denilmiş: "Helâl lokma neden bu kadar önemlidir? Haram olan her lokmanın hesabını Allah'a vereceğimiz gibi, kıldığımız namazı, tuttuğumuz orucu bu beden ile yapıyor, çocuklarımızı bu beden ile yetiştiriyor, yarınlarımızı bu beden ile kuruyoruz. Çocuklarımızın, yarınlarımızın haramdan uzak olabilmesi için yediğimiz, içtiğimiz ve giydiğimiz şeylerin helâl olması son derece önemlidir. Ayrıca harama bulaşmış bir beden ya da bir elbise ile yapılacak ibadetlerin de yeteri kadar salih olmayacağı açıktır. Bu düşünceyle bir mümin her tutum ve davranışına dikkat etmeli, haramlardan uzak olduğu kadar şüpheli hallerden de uzaklaşmalıdır. (...)

 "Ünlü İslâm âlimi Haris el-Muhasibi, İslâm toplumunda ahlâkî yozlaşmanın yaşandığı Hicri 3. asırda 'Helâl Rızık ve Namazın Anlaşılması' adlı eserini kaleme almış. İlk bakışta ilgisiz gibi görünen bu iki konunun aslında ne kadar da bağlantılı olduğu kitabı okuyunca anlaşılıyor. Dinin direği, mü’minin mi’racı olan namaz insanları kötülüklerden uzaklaştıran bir ibadettir. Kur’ân'da bu durum şöyle zikredilmiştir. '...Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor...' (Ankebut 45) Ayrıca Müslümanca yaşamanın bir bütün olduğunu düşünürsek aslında bütün yaşadıklarımızın birbirleriyle ne kadar da alâkalı olduğu ortaya çıkacaktır. (...)

 "Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bir ülkede en kârlı şirketlerin faiz kurumları olduğu ve bu kurumların gün geçtikçe kârlarını artırdığını görmek helal-haram bir tarafa dünya malı için ne kadar da çok çalıştığımızın göstergesi değil midir? (...) Helâl lokma yemeye özen göstermek, namazlarımızda huşu içerisinde olmak, her tutum ve davranışımızı da aynı titizlikle yerine getirmek durumundayız." (dunyabizim.com)

Namaz 'dinin direği' olduğuna göre, helâl lokma ve namazın bir arada zikredilmesi de çok isabetli. Helâl lokmaya ne kadar dikkat etsek o kadar yeridir. 

 Allah'ım bizi her türlü haramdan uzak tut. Amin, amin, amin.

Okunma Sayısı: 1923
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı