"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risâle-i Nur’un dil mîmârî ve “-meklik” seçimi -1

Nahit TOPALOĞLU
23 Eylül 2026, Çarşamba
İ.H.O. orta mektebinde Kırmızı Başlıklı Kız masalının Arapça metnini okuyoruz. Önce metni aşir ezberi gibi okuturdu hocamız, sonra da tercüme ettirirdi. Masalda Kırmızı Başlıklı Kız’ın adı Leylâ’ydı.

Hoca not defterini açar ve birimizi tahtaya kaldırırdı. 

-İkra, oku bakayım. 

Ezberden okunacak tabi. “Leylâ tilmîzetün müctehidetün... / Leylâ Çalışkan bir öğrencidir...” diye başlayan masalda ormandaki babaannesinin evine yemek götürmek için giden Leyla evin kapısı çalıyor: 

-Ve kara’ahû tak tak! 

Masalın Arapçasını çoğumuz buraya kadar ezberlemişiz. Fakat nedense burada takılıyoruz. Devamını hatırlatır, çağrışım yapar ümidiyle tahtada terler içindeki arkadaşlarımız kırık plak gibi:

-Ve kara’ahû tak tak! Ve kara’ahû tak tak!

Hocamız masasından ağır adımlarla kalkıp bahtsız talebenin yanına gelirdi. 

Tahtadaki bîçâre, kan ter içinde, zavallı sağ kulağının -geometride henüz ismi konmamış- hangi şekillere gireceği ve sol yanağında patlayacak tokat(lar)ın sınıf duvarlarında hangi oktavlarda yankılanacağını bilemeyişin endişesiyle çâresiz mırıldanmakta: 

-Ve kara’ahû tak tak! 

Hocamız sol eliyle katladığı kulağı kıvırır, katlar, kıvırır... Kulağının derdine düşmüş garibim acıyla kıvanırken... “Ve darabehü şak şak! (Ve ona şak şak diye vurdu!)” kafiyesi eşliğinde yanağından çıkan şaplaklarla kırık plak, hâmûş olurdu.  

Hikâyeyi bilirsiniz.  Leyla’nın kapıyı çalmasıyla içeriden, babaanneyi öldürüp onun kıyafetlerini giyerek yatağına yatmış olan kurt, babaanneyi taklîden seslenir:

-Kapı açık... 

Leylâ girince babaannenin tuhaf görünümüyle ilgili sorular sorar.

-Burnun neden bu kadar büyük?

-Seni daha iyi koklamaklığım için.

-Babaanne, dişlerin niçin bu kadar sivri?

-Seni yemekliğim için!

Orta okul yıllarında  “isim-fiiller” öğretilirken dört adet takı gösterilirdi: -iş, -me, -mek, -meklik (geliş, gelme, gelmek, gelmeklik). Fiil kök veya gövdelerine eklenen bu dört ekle, kelimeyi fiil olmaktan çıkarıp isim-fiil denilen fiilimsileri türetiriz.

Zamanla –meklik takısı kullanılmaz olmuş. Öyle ki günümüz dilbilgisi kitaplarının hemen tamamında (Akademik seviyedeki bazıları müstesna) isim-fiil eklerinde “-iş,-me,-mek” diye tenzilat yapılmıştır. Bu takı (-meklik), kattığı mânâ nüansıyla birlikte ademe mahkûm edilip gáib olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmışken Nurların hayat öpücüğüyle hayata tutunabilmiş görünüyor.

“Hüsrev’in fıkrasıdır.

Sevgili Üstadım, muhterem Efendim, ...Bu ve bu gibi ahvâl, bizi Üstadımızın ulvî ve umûmî olan vazifesinde her vakit için Cenâb-ı Hak’tan muvaffakiyet talebinde bulunmaklığa sevk ediyor.” (Barla Lâhikası, 14. mektup)

Radikal bir sadeleşme vetîresinde, felsefî ve hukukî derinliği olan pek çok kelimenin kıyıma uğradığı dönemde bir ek (–meklik ) zâyiâtı, neler kaybettirebilir ki, demeyin. Risâle-i Nur gibi edebiyatımızın klasik bir külliyatında yaşatılan bu isim-fiil takısının diğer üçünden ayrılan bir nüansı olmalı? 

Diğer isim-fiil takıları meselâ –mak/mek, sadece eylemin adını koyar. Fakat -meklik -maklık eki, türettiği kelimeye “süreklilik”, “kalıcılık”, “hâl/durum” buudu (boyut) kazandırma gibi nüanslara sahiptir. Evet. Bu takının ihyâsıyla, hem  morfolojik (şekil bilgisi) hem de semantik (anlam bilimi) yönden ince nüansların telef olması önlenmiştir.

Genç nesiller Nurları okurken sadece imanî hakikatleri öğrenmez, aynı zamanda Türkçe’nin en yüksek felsefi, ilmî ve edebî perdesine de âşinâ olurlar. Sonu yarın

Okunma Sayısı: 149
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı