"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Herkes barış istesin!

Faruk ÇAKIR
31 Ekim 2026, Cumartesi
Her ne kadar “Dünya bir padişaha çok, iki padişaha az” denilmiş olsa da barışın hükmettiği bir dünya hem herkese yeter hem de herkes rahat eder. Buna rağmen daha çok kazanma hırsıyla hareket eden bazı insanlar silaha yatırım yaparak dünyayı yaşanmaz hale getiriyor.

Peygamberimizin (asm) hayatına bakıldığında da ilk saldıranın Müslümanlar olmadığı da görülür. Savaşın son çare olarak görülmesi, her zaman için sulh ve barışın tavsiye edilmesi her halde günümüz idarecilerine de bir mesajdır. İslâm ülkelerinin silahlanma yarışıyla övünmesi kıyamet alameti sayılsa yeridir. 

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) raporuna göre askerî harcamalar dünyadaki yoksulluk ve gıda krizini de derinleştiriyormuş. SIPRI, artan jeopolitik riskler karşısında askerî harcamalara öncelik verilmesinin küresel insanî yardım bütçeleri üzerinde baskı oluşturduğunu, bu durumun küresel güvensizliği, yapısal yoksulluğu ve gıda krizlerini derinleştiren en büyük unsurlar arasında yer aldığını duyurmuş. (bloomberght.com, 27 Ekim 2026)

SIPRI’nin raporunda, donör ülkelerin askerî harcamalara öncelik vermesi nedeniyle resmî kalkınma yardımları ile gerçek insanî ihtiyaçlar arasındaki uçurumun tehlikeli bir şekilde büyüdüğü ikazı yapılmış. Enstitünün verilerine göre, küresel askerî harcamalar geçen yıl 2,9 trilyon dolarla küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 2,5’ine ulaşarak tarihî rekor kırmış. Buna karşılık, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine dayandırılan raporda, resmî kalkınma yardımlarının 2021 yılından bu yana istikrarlı bir şekilde gerilediği de vurgulanmış. 

Raporda, askerî harcamalara aktarılan ek kaynakların sadece küçük bir kısmıyla dünyadaki gıda açığının tamamen kapatılabileceğine dikkat çekilerek, askerî kapasitelerin tek başına küresel güvenliği garanti edemeyeceği, kalkınma yardımlarının da güvenliğin tamamlayıcı bir unsuru olarak görülmesi gerektiği savunulmuş.

Raporun püf noktası, askerî kapasitelerin tek başına küresel güvenliği garanti edemeyeceği noktasındaki tespittir. Gerçekten de askerî harcamalara milyarlarca para ayıran ülkeler acaba ‘küresel güvenliği’ garanti altına alabiliyor mu? 

“Biri yer biri bakar, ondan kıyamet kopar” sözünü tarihî gerçekler doğrulamış değil mi? O halde ülkeler, hele hele İslâm ülkeleri önce silaha değil, eğitime yatırım yapmak durumundadırlar. Ve her fırsatta barış adımlarını destekleyen çalışmalar yapmalıdırlar. Zaten “ittihad-ı İslâm” fikrinin temelinde dünya barışı ve sulh-u umumî yok mu?

Okunma Sayısı: 206
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı