"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tüketerek nereye?

Faruk ÇAKIR
28 Ocak 2020, Salı
Ülkemizin derdi çok, ama dermansız da değil. Dertlerin başında işsizlik, tüketerek büyüme, israf, gerektiği yer ve zamanda reform yapmamak sayılabilir. Elbette bunlara da kaynaklık eden en büyük düşman cehaleti de unutamayız.

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Genel Başkanı Anıl Alirıza Şohoğlu, dernek genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında yaptığı değerlendirmede kamuda tasarrufun önemine dikkat çekmiş. Gerçekten devletin ve milletin imkanları israf edilmese, tasarruf kararları uygulansa müsbet yönde büyük değişikliklerin olması mümkündür. İsraf o kadar yaygınlaşmış ki bir defasında bir idarecimiz, “İsrafın önünü alsak sizden vergi almamıza gerek kalmaz” demişti. (www.hurriyet.com.tr, 17 Nisan 2015)

O günden bu güne baktığımızda israfın önünün alınmadığı ve neticede vergilerin katlanarak arttığını da görüyoruz.

Türkiye’nin yüzde 5 büyüme oranını tutturmak için özel sektörü destekleyici politika izlemesi gerektiğini dile getiren TÜGİAD Genel Başkanı Şohoğlu şöyle devam etmiş: “Zaten kamuyla yüzde 2 büyüyoruz. Bunu özel sektörde de sağlamak gerek. Türkiye tüketerek büyüme modelinden vazgeçmeli. Bizim artık yapısal reformları uygulamamız lazım. Üretim ekonomisine dönersek o kur şokunu bu ülke bir daha yaşamaz. Kendi büyüme ekonomimizi sağlam temele oturtmamız lazım.” (AA, 22 Ocak 2020)

Ülkemizin büyüme yolunda adım atmasını herkes talep ediyor. Ancak bunu nasıl olacağı noktasında fikirler farklı. Bazıları inşaat ve ‘rant’la büyümeyi tavsiye ederken, bazıları da sanayi ve teknoloji yolunu tavsiye ediyor. TÜGİAD Başkanının tesbiti şöyle: “Teknolojik ürün ve sanayi ile bu büyüme olur. Borçla, ithalatla büyüyemeyiz. Türkiye’nin tarım ekonomisini gözden geçirmesi lazım. Sanayi ve tarım odaklı büyümeliyiz. Kendi öz kaynaklarımızı koruduğumuz üretim şart.”

Bütün bunlar tartışılırken 2020’ye yüzde 14 işsizlik oranıyla girildiği unutulmamalı. Üstelik genç işsizlik rakamları yüzde 27 nisbetinde.

Bir bahane bulup Avrupa ile ‘kavga’ eden idareciler her halde TÜGİAD’ın ekonomi danışmanlarından Murat Sağman’ın şu tesbitini de dikkate almak durumundadırlar: “Türkiye’ye yönelik doğrudan yatırımın yüzde 70’i Avrupa’dan geliyor. İhracatın büyük kısmı da Avrupa’ya yapılıyor.”

Tüketerek büyüme modelinden vazgeçilmesi, daha fazla vakit kaybetmeden yapısal reformları uygulamak gerektiği ve üretim ekonomisine dönülmesi tesbit ve tavsiyesine itiraz eden çıkar mı? Türkiye’yi idare edenler de muhtemelen bu noktalarda farklı düşünmüyor. Ancak sıra bu tavsiyeleri hayata geçirmeye geldiğinde işler karışıyor. Yine inşaatla büyüme, yine rant, yine israf denizinde yüzme ve yine müsbet yöndeki reformları erteleme kararlarıyla karşılaşılıyor. “Reform paketleri”nin açıklandığı yıllarda hal ve gidiş daha iyi durumda değil miydi?

Kimse başka arayışlara girmesin: Ekonominin de siyasi şartların da düzelmesi; hak, hukuk ve adalet zemininin düzelmesine bağlıdır. Ne kadar iyi ve müsbet yönde reform adımı, o kadar huzur, adalet ve zenginlik.

Okunma Sayısı: 1311
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı