"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bıktıran Kemalizm propagandası

İbrahim ERSOYLU
24 Mayıs 2024, Cuma
Aralarında sosyal demokratların bulunduğu medya ve yazarlarıyla etkili bir sol kesimin, 23 Nisan, 19 Mayıs gibi resmî bayramlarda Demokrasi yerine hararetle Kemalizm propagandası yaptıkları müşahede edilmektedir.

Bu gayretler, müspet bir sonuç verebilir mi? Bunu bir düşünelim: M. Kemal ve onun ideolojisi olan Kemalizm, 1923’ten 1950’ye kadar Türkiye’nin idaresine tek başına 27 yıl boyunca hâkim olmuştur. Ülkemiz o yıllarda savaşa girmediği halde ilim ve sanatta ilerleyememiş, iddia edilen muasır medeniyet seviyesine çıkamamıştır. Türkiye halkı, o süreçte adalet, hak ve hürriyetlerinden mahrum olarak fakir bir hayat yaşamıştır.

Zira Kemalizm, içinde demokrasi, adalet, insan hak ve hürriyetlerini barındırmayan, manevî değerleri dışlayan, tek kişinin görüşlerini topluma zoraki dayatan bir ideolojidir.

Cumhuriyet’in ilk kurulduğu yıllarda devreye sokulan İstiklâl Mahkemeleri’nde haksız ve hukuksuz yargılamalarla çok sayıda masum insan idam edilmiştir. Şeyh Said ve Dersim olaylarında olduğu gibi, bazı kişilerin şahsî hataları gerekçe gösterilerek, devletin top ve bombalarıyla on binlerce belki de yüz binlerce suçsuz vatandaşın kanı akıtılmıştır. Bu icraatlar Kemalizm adına yapılmıştır. Türkiye toplumu, aradan 100 yıla yakın bir zaman geçse de bu zulümleri unutmamıştır.

M. Kemal ve Kemalizm geçmişte kalmış ve tarihe mal olmuştur. Hata ve sevaplarıyla onun hakkında değerlendirmeyi tarihçiler yapacaklardır. Onu günümüz Türkiye’sine taşımak ve kurtuluşu onun ilkelerinde görmek ve bu fikri toplama zoraki empoze etmek nafile bir çaba olup ülkeye zaman ve enerji kaybettirmek demektir.

Günümüz dünyasında demokrasi, adalet, insan hak ve hürriyetleri yükselen ve revaçta olan değerlerdir. Bu değerlerin ortak paydasında birleşen toplumlar ilim, sanat, sanayi ve teknolojide ilerlerken, medeniyet ve refahta dünya sıralamasının başında yer almışlardır.

Türkiye toplumunu demokrasi yerine Kemalizm ilkelerinde birleşmeye zorlamak, abesle iştigal olup, ne bu işi yapanlara ne de ülkeye bir faydası olmayacağı açıktır. Aksine bu iş, demokrasiye geçiş sürecini geciktirdiği için topluma ve ülkeye çok zararı vardır.

Bu işin diğer bir olumsuz sonucu; sağ cenahta önemli bir ağırlığı olan dindar camianın, bu işten ürkerek dinî değerleri istismar eden dindar kimlikli siyasîlerin kucağına kerhen de olsa sığınmasıdır. Zira bu güçler, “sakın ha bizden desteğinizi kesmeyin. Onlar iktidara gelirlerse sizi dininizden, imanınızdan ederler, sonra mahvolursunuz” diye onları korkutmaktadırlar. Günümüzde AKP iktidarının, ortaya saçılan bütün olumsuzluklarına rağmen hâlâ destek bulmasının bir sebebi; topluma reva görülen bu Kemalizm dayatmasıdır.

Son söz: Türkiye’nin demokrat olmayan müstebit yönetimlerden kurtulup rahata kavuşması, sol kesimin Hür Batı ülkelerindeki sosyal demokratlar gibi her türlü “izm”den arınarak, yalnız demokrasi mücadelesi vermesiyle mümkündür.

Onlar demokrasi yerine Kemalizm’in propagandasını yapmaya devam ettikleri sürece, ülkemizin sağ ve sol müstebit yönetimlerinden kurtulup demokratikleşmesi, huzur ve refaha kavuşması uzak bir ihtimal olarak görünmektedir.

Okunma Sayısı: 1518
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • A. AYDIN

    25.5.2024 01:29:22

    Hocam yine çok net ve güzel bir yazı kaleme almışsınız. Bu analiz ve tekliflere biz belki aşinayız ama Yeni Asya dışındaki sağ ve sol her kesim, bu değerlendirmelere çok yabancı ve şiddetle muhtaç. Sol kesimin Kemalizm taassubundan kurtulup kurtulamayacağı meselesine gelince, kurtulamayacak olsalardı Üstad onlara "hataları kabullenip mesuliyetini ilgilisine havale etmelerini" tavsiye etmezdi. Zira MUHAL OLAN BİR ŞEY TAVSİYE EDİLMEZ!

  • Kerim Soyten

    24.5.2024 17:43:56

    Yaka silktim. İlkokuldaki çocukların öğretmeni aynen böyle. Aile huzurumu bozdu öğretmenler !!

  • süleyman ALIÇ

    24.5.2024 11:04:34

    İbrahim bey Türkiye'nin demokrasisi geçmişi ile ilgili güzel tespitleriniz için teşekkürler. Fakat Türkiyenin tam ve gerçek bir demokrasiye kavuşması için gösterdiğiniz şu; "sol kesimin Hür Batı ülkelerindeki sosyal demokratlar gibi her türlü “izm”den arınarak, yalnız demokrasi mücadelesi vermesiyle mümkündür." çareniz kusura bakmayın da hayel ürünüdür. Türkiyedeki sol cenahın ruhu kemalizmle yoğrulmuştur kemalizmden sıyrılmaları hiç bir zaman da mümkün değildir. çünkü varlık sebepleri kemalizmdir. Adamlar hala her gün akşam kemalizme yatıp, sabah kemalizmle kalkıyorlarsa siz ne bekliyorsunuz bunlardan. Türkiyeye tam bir demokrasi gelecekse oda gerçek 46 ruhunu taşıya AHRAR olan Demokratların Millet idaresine gelmesi ile olur. selam ve hürmetler.

  • A.Yılmaz

    24.5.2024 08:56:03

    Türkiye kemalizm illetinden damarlarını temizlemediği sürece gerçek bir demokratik ülke olamayacaktır. Eğitim sistemi kemalist sisteme göre yazılmış durumda. Öncelikle eğitimden başlamak lazım. Ama böyle bir şeye kalkışmak kolay değil.

  • Mustafa Said Kara

    24.5.2024 08:21:35

    Çok doğru ve isabetli bir yazı yazmışsınız. Ak partiye oy veren insanlar ak parti dindar olduğu için oy vermiyor. Halk partisinin karşısında olduğu için oy veriyor.

  • Ahmet Zeki

    24.5.2024 07:37:34

    Teşekkürler kardeşim. İnanarak veya gösteriş(çoğu) için sevgi gösterisinde bulunanların bunu anlamaları gerek.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı